|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595 Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve asik oldugunu, evlenmek istedigini ve tanistirmak istedigini söyler. Ama sadece eglence olsun diye ev e 3 kiz getirecegini ve annesinin evlenecegi kizi tahmin etmesini ister. Ertesi gün 3 güzel kizla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler. Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar "Tahmin ettin mi"diye. Anne duraksamadan cevap verir: " Ortadaki kizilsaçlı." Oglan hayretle annesine sorar: "Inanilmaz, nasil bildin?" Anne cevap verir: "Bir tek ondan hoşlanmadım.." |
||
|
||
| Bayanlar bu fıkrayı yılın fıkrası seçmiş...>>>> Adamın biri kitapçıya gider ve tezgahtara :>>>> -Evin reisi erkektir adlı kitap var mı? , diye sorar.>>>> Tezgahtar cevap verir :>>>> -Maalesef beyefendi masal kitabı satmıyoruz......> | ||
|
||
| 2 ruh öbür tarafta karsılaşmışlar...biri diğerine: -birader neden öldün? -ya ben çok şüpheci bir adamdım.bir gece evime geldim.salonda romantik bir sofra,iki kadeh,iki de mum var.eyvah dedim hemen masanın altına baktım.kimse yok.Oh dedim..ama içimde hep bişey vardı.Gittim yatak odasına baktım ordada kimse yok.dolaba baktım ordada kimse yok.o kadar cok sevindim ki sevinçten öldüm.derDiğerine sorar Sen neden öldün? -ulan birde buzdolabına baksaydın da sen sevinçten ben donmaktan ölmeseydim ya... |
||
|
||
| Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
|
||
|
||
ayıp ayıp
|
||
|
||
| Yaşlı bir adam kiliseye girer ve günah çıkarma kabinine yerleşir. Pederle aralarında aşağıdaki konuşma geçer: Adam: “92 yaşındayım, 70 yaşında harika bir karım, birçok çocuğum, torunum ve onların da çocukları var. Gecen gün otostop yapan iki liseli kızı arabama aldım. Bir motele gittik ve her biriyle üç kere aşk yaptım.” Peder:” Bu günahların için pişman mısın?” Adam:” Ne günahı?” Peder:” Bu nasıl soru? Sen ne biçim katoliksin?” Adam: “Ben Yahudiyim.” Peder: “O zaman bunları bana neden anlatıyorsun?” Adam: “Herkese anlatıyorum.” |
||
|
||
| Kadının biri bir hayvan dükkanınıa girmiş.Papağanlardan birini çok beğenmiş ve tezgahtara fiyatını sormuş.Adamda "10 milyon ama size o hayvanı önermem çünkü bize de genelevden geldi.Ağzı çok bozuktur." demiş.Kadın boşver deyip papağanı satın almış,eve getirmiş.Papağan başlamış "Oooo..yeni ev,yeni mama.." Kadın bozuntuya vermemiş.Sonra evin kızları gelmiş.Papağan "Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye.." demiş.Kadın biraz bozulmuş.Sonra kadının erkek çocukları gelmiş.Papağan "Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müşteriler" demiş.Kadın bu sefer bayağı bozulmuş.Sonra kadının kocası gelmiş.Papağan yine başlamış"Ooo..yeni ev..yeni mama..yeni sermaye..yeni müşteriler..vee..ooo..MEHMET ABİ HOŞGELDİN!!" | ||
|
||
| kadınların gidip kendilerine erkek (koca) secebilecekleri bir erkek dukkanı (magazası) acılmıstır. Magaza 5 katlıdır ve her kat cıkıldıkca, erkeklerin nitelikleri de yukselmektedir. Magazada sadece tek bir kural gecerlidir: herhangi bir katın kapısından iceri giren kadın, o kattan alıs-veris etmek zorundadır ve eger bir ust kata cıkmak isterse, tekrar asagı katlara inemez. Bir gun bir grup kız arkadas, kendilerine erkek secmek icin magazaya gider. Ve.... 1. KAT: Kapıda sunlar yazılıdır: "Bu kattaki erkeklerin calısacak bir isleri var ve cocukları da severler". Kızlar yazılanları okur ve soyle derler: "Eh, hic yoktan iyidir ama bir de ust kata bakalım". 2. KAT: kapıda yazılanlar: "Buradaki erkeklerin iyi bir isleri var, cocukları severler ve son derece yakısıklıdırlar." Kızlar: "Hmmm, hic fena degil ama acaba bir ust katta ne var ?" 3. KAT : "Buradaki erkeklerin cok iyi birer isleri var, cocukları severler, son derece yakısıklıdırlar ve ev islerine de yardım ederler". Kızlar: "Aman Tanrım, cok etkileyici ama yukarıda baska katlar da var." 4. KAT : "Buradaki erkeklerin isleri cok iyi, cocukları cok severler, gayet yakısıklı olup, ev islerine yardım ederler ve ayrıca son derece romantiktirler". Kızlar cıglık atmaya baslarlar: "Inanılmaz, bir ust katta bizi neyin bekledigini bir dusunun!" Ve bir kat daha cıkarlar... 5. KAT: sunlar yazmaktadır: "Bu kat bostur ve sadece, kadınları memnun etmenin mumkun olmadıgını kanıtlamak icin konmustur. Cıkıs soldadır; umarız inerken merdivenlerden yuvarlanırsınız... |
||
|
||
biz kadınlar neden hep daha fazlasını isteriz ki
|
||
|
||
| Üç kadin arkadas bir kaza sonucu ayni anda hayatlarini kaybedip cennete giderler.Cennetin kapisinda onlari karsilayan melek : "Bizim burada uymaniz gereken tek kural var.. O da ördeklere dikkat edin sakin üstlerine basmayin" der. Sonra kapi açilir üç kadin cennete girerler.Gerçekten de etrafta ördek doludur. Üstlerine basmamak adeta imkansizdir.Dikkat etmesine ragmen kadinlardan biri kazayla bir ördegin üstüne basar.Hemen Cebrail belirir.Yaninda son derece çirkin bir adam vardir.Kadini kolundan adama kelepçeler ve "Ördegin üstüne basmanin cezasi olarak sonsuza kadar bu çirkin adama kelepçeli olarak yasayacaksin" der. Ikinci gün kadinlardan biri yine kazayla bir ördegin üstüne basar ve Cebrail aninda yaninda çok çirkin bir adamla gelip onlari kadina ceza olarak birbirlerine kelepçeler. Üçüncü kadinin gözü bu olaylardan çok korkar.Digerlerinin akibetine ugramamak ve sonsuza kadar çirkin bir adama kelepçelenip yasamamak için her attigi adima acayip dikkat etmeye baslar.Aradan aylar geçer ve hiçbir ördegin üstüne basmaz. Derken bir gün Cebrail belirir.Bu kez yaninda boylu poslu inanilmaz derecede yakisikli bir adam vardir.Cebrail hiçbir sey söylemeden yakisikli adamla kadini kelepçeler ve yine birsey söylemeden çeker gider. Kadin artik mutluluktan uçmaktadir. O güne kadar gördügü en yakisikli adamla kelepçelenmistir. Adama döner ve "Ben acaba ne yaptim da sonsuza kadar senin gibi güzel bir adamla birlikte olmayi hak ettim" der. Adam surati asik bir sekilde cevap verir. "Vallahi seni bilmem ama ben az önce bir ördegin üstüne bastim" der |
||
|
||
eline sağlık locrian
|
||
|
||
idare eder paylaşım için teşekkürler
|
||
|
||
biz kadınlar neden hep daha fazlasını isteriz ki ![]() evet ya niye hep daha fazlasını istiyosunuz?
|
||
|
||
| Yer, Gaziantep Çocuk Hastanesi Acil Polikliniği; aşağıdaki konuşmalar, âcil nöbeti tutan doktorla, ‘âcil’ hasta yakınları arasında geçiyor. -Hastanın nesi var? -Çocuk “R”leri söyleyemiyor! -Ben K’ları söyleyemeyenlere bakıyorum; R’lere bakan doktor saat 9’da gelecek! * İkinci vak’a şöyle: -Ne şikâyeti var çocuğun? -Beden dersinde dombalak (takla) aşamıyor; rapor almaya geldim! * Sonraki vak’aya geçiyoruz: -Çocuğun nesi var? -Altı parmağı! -İyi hoş da, bu bebek en az üç aylık; daha önce başka doktorlara, ortopedicilere göstermediniz mi? Gecenin bu saatinde bu ne iş? -Bir de sen gör hocam! -Hadi hadi iyi geceler, hatta sabahlar! * Sonraki vak’a: -Nesi var hanım kızın? -Kaşınıyor... -Ne zamandan beri? -Üç aydır! -Bu çocuk uyuz olmuş, niçin daha önce gelmediniz? -Bu gece kaşıntısı fazla oldu da! * Son vak’a: -Çocuğun şikâyeti nedir? -Onun şikâyeti yoktur, benim şikâyetim vardır. -Senin şikâyetin nedir? -Çocuğu kucağıma aldığım zaman döşümün kıllarını yoluyor; döşümde hiç kıl kalmamıştır! -Çocuğu bir süre kucağına almazsan, kıllar tekrar yerine gelir! -Sahi yahu, bak bu aklıma hiç gelmemiştir! ... |
||
|
||
paylaşım için tşkler.. güsel olmuş..
|
||
|
||
| Karıkoca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar. Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar. Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır. Adam uyku sersemidir; güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır: - "Ne oldu? Ne istiyorsun?" diye sorar. -"Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle." Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir: -"Bunun için mi uyandırdın beni? Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum, ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız." Karısı tekrar sorar. - Peki, bu sana neyi gösteriyor? Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir: - Teolojik olarak Allahın kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum. - Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum. - Astronomik olarak galaksilerin, yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum. - Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum. - Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum. - Niye sordun bunu bana? Sana neyi gosteriyor? - "Necati, çadırımızı çalmışlar!!! |
||
|
||
| Kadınla kocasının arasında uzun süredir bir faaliyet yokmuş. Koca ne yaparsa yapsın karısının ilgisini çekmeyi başaramıyormuş. En sonunda çareyi karısını bir psikoloğa götürmekte bulmuş. Psikolog genç ve güzel kadını problemini cözmek için : "Anlatın bakalım bir gününüz nasıl geçiyor "demiş. Kadıncağız baslamış anlatmaya ... "Sabahlari işe geç kalmamak için taksiyle gidiyorum. Fakat yanımda para bulunmadığından soför " Bayan ya parayı ödersiniz ya da .." diyor. Mecbur kaldığım için ' ya da ' yı seçiyorum. Durum böyle olunca işe gec kalıyorum tabii Patronu kapıda kaşlarını çatmış beni beklerken buluyorum. Patron," ise böyle geç gelmeye devam edersen seni işten atarım ya da .." diyor. Yine 'ya da' yı tercih etmek zorunda kalıyorum. Akşam eve yorgun argın geldiğimde ev sahibi kapıya dayanıp kirayı yine bir hafta geciktirdiğimizi belirterek " ya kirayı hemen ödersiniz ya da ." diyor. Eee, haliyle 'yada' yı tercih ediyorum. Kocam eve geldiğinde de o işi yapacak halim kalmıyor tahmin edersiniz " Psikolog kadına bakıyor : "Hanımefendi tüm bu anlattıklarınızı kocanıza anlatabilirim ya da..." |
||
|
||
| İşe Başlarken Besmele Çeker Delikanlıdır Tespih Çeker Sportmendir Barfiks Çeker Tek Eliyle Şınav Çeker Kendi Dişini Kendi Çeker Kaçan Golde Yuh Çeker Ağzında Sigara Halay Çeker Dikiz Aynasından Hareket Çeker Muazzam Kopya Çeker Kaynanadan Çok Çeker Genelde Babaya Çeker Evladına Nutuk Çeker İskenderin Üstüne Künefe Çeker Komedi Filminin Kralını Çeker Çuhayı Yırtmadan Pike Çeker Kafası Bozulunca Resti Çeker Parayı Bulan Arabayı Çeker Mahallede Pati Çeker Gurbette Hasret Çeker Sevdiğini Sorguya Çeker Aldatılınca Tetiği Çeker Memlekete Turist Çeker Kaşı Gözü İlgi Çeker Her Ortamda Dikkat Çeker İtalyan Erkeklerine Beş Çeker İngilizlere Yirmi Beş Çeker Balık etli Görünce İç Çeker |
||
|
||
|
||
|
||
Bir bayan arabasını modifiye ederse... Register or Login Register or Login Register or Login Register or Login |
||
|
||
iykkkkkkkkk iğrenç ya bu arabanın yanından geçmem
|
||
|
||
| Yeryüzündeki herkes ölür ve Tanrının huzuruna çıkarlar... Tanrı der ki: "Erkekler 2 sıra olsun, bir sırada karılar tarafından yönetilen erkekler, diğer sırada karılarını yöneten erkekler... Ayrıca bütün kadınları cennete aldım onlar meleklerle birlikte gidecekler şimdi...". Böylece kadınlar gittikten sonra Tanrı erkeklerin karşısına geçer. Bir bakar ki karıları tarafından yönetilen erkeklerin sırası 100 km .uzun...Ama karılarını yöneten erkeklerin sırasında sadece bir adam duruyor... Tanrı diğer sıradakilere çok kızar: - Kendinizden utanın!! Si zi bu dünyada güç ve idarenin temsilcisi olarak yarattım ve şuraya bak, hepiniz güçsüz karaktersiz 100 km .lik bir sürü olmuşsunuz... Bakın bir tek erkek kulum şu yan sırada tek başına gururla dikiliyor... Ondan ders alın!!! Oğlum, sen anlat bunlara, sen ne yaptın da "karılarını yöneten erkekler" sırasında bir tek sen oldun? - Bilmem...Karım bana burada durmamı söyledi.. |
||
|
||
| Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer: > - Şoför bey mübarek bi yerde inebilir miyim? > - Şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni... > ......................................................................................... > Oğlum bu Eminönü'nden geçer mi? > - Yok teyze biz Taksim'e çıkıyoruz. > - Hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim. > ......................................................................................... > Yolcu: > - Abi Heykel'e çıkıyo mu? > Şoför: > -Yok abi, yanından geçiyo. > ........................................................................................ > Arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir: > - Kızım şurdan bir kişi uzatır mısın? > - Ben kız değilim! > - Amaaaan ne bileyim kız mısın dul musun, uzat işte. > ........................................................................................ > Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma > gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar > bindim. Şoföre parayı uzatıp, > - Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp: > - Abi bu Bakırköy'e gider' diye cevap verdi! İşte o an benim ve şoförün > bittiği andı. > ......................................................................................... > - Mükemmel bir yerde inebilir miyim? > Yolcunun kafası karışık sanırım, kendisi de dolmuşdakilerle birlikte güler > söylediğine şoför kadını indirirken: > - Buyrun size layık değil ama! > ......................................................................................... > Yolcu müsait bi yerde inmek ister ama dili sürçer: > - Müsait bi yerde iner misiniz? > Şoför: > - Niye sen mi kullancan??? > ......................................................................................... > Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle Taksim'e doğru gidiyoruz. Adamın biri > Beşiktaş dolaylarında gayet aceleci bir tavırla: > - Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim? > Bizim şoför olaya hakim: > - Tabi abi ayıp ettin. Al götür senden kıymetli mi... > ......................................................................................... > İstanbul'dayiz... Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkıcak, elemanın biri > açtı kapıyı. İçerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 ... Eleman > hala bir umut sordu: > - Kaptan, yer var mı? > Şoför de arkasını dönüp cevap verdi: > - Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım... > ......................................................................................... > Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda kavga > ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse > bindi.Birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı. Çocuklardan biri şoföre > parayı uzattı: > - Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın? |
||
|
||
| Jan Erik Olsson,Normalmstrong’daki bankaya girdiğinde saat 10:30’u gösteriyordu.Belinden bir tabanca çıkaran Olsson,diğer eliyle de bombaları havaya kaldırarak üç el tavana ateş ettikten sonra şöyle bağırdı:”Hepiniz yere yatın,parti başlıyor!”.Silahın ateşlendiği anlarda çıkan panikle bankadan ancak birkaç kişi dışarıya kaçabilmeyi başarmıştı.Yaklaşık üç dakikalık sessizliğin ardından olay yerine ilk gelen ekipten içeriye girmeye çalışan bir polis memuru Olsson’un silahıyla yaralanmış ve içeride kalan rehineler tehlikenin henüz farkına varmaya başlamıştı.Polisle kurulan ilk diyalogda Olsson rehinelere karşılık isteklerini sıraladı.Birinci şart cezaevindeki Clark Olofsson’un bankaya getirilmesiydi.Arkadaşının getirilmesinin ardından kendilerine verilecek 3 milyon kron ve spor bir arabayla da oradan ayrılacaklardı.Hepsi buydu.Ancak işler hiç kimsenin beklemediği bir maceraya akacaktı.Arkadaşı Olofsson getirilmişti.23 Ağustos 1973’te başlayan soygun ve rehine girişimi,28 Ağustos 1973’te saat 21:28’te,beklenildiği gibi polisin operasyonuyla son bulmuştu.Altı günlük rehine krizinde beklenmedik olan şey ise operasyon sırasında ve sonrasında rehinelerden bazılarının soygunculara destek olmaya çalışmasıydı.Hatta bir grup rehine,Ollson ve Olofsson için avukat tutulmasına dahi yardımcı olmuşlardı.Stockholm’un Normalmstrong kasabasında gerçekleşen bu olaydaki rehinelerin tutumu,tarihe STOCKHOLM SENDROMU olarak geçti. | ||
|
||
| Akşamdan kalma adam, büyük bir başağrısı ile sabah uyanmış. Zorlukla gözlerini açıp, yerinden doğrularak, şöyle bir etrafına bakınmış. Komodinin üstünde bir bardak su ve iki aspirin duruyor. Yatağın ayakucundaki sandalyede elbiseleri temiz ve ütülenmiş.. Aspirinleri içerken,komodindeki not dikkatini çekmiş; ''Sevgilim, günaydın. Kahvaltın mutfakta. Ben alışverişe çıkıyorum, erken dönerim. Seni seviyorum". Kalkıp, giyinmiş ve kahvaltı için mutfağa gitmiş. Bakmış oğlu oturmuş, kahvaltı ediyor. Masada da kendi servisi ve gazeteleri duruyor. Oturmuş, kahvaltısına başlamış ve oğluna sormuş; Evlat, dün gece ne oldu, biliyor musun? Evet, dün gece saat 3'ü geçiyordu, sarhoş olarak eve geldiğinde. Önce koridordaki sandalyeyi devirdin, ardından kustun, daha sonra da odanın kapısına kafanı çarptın, bir gözün morardı. Adam, şaşırmış vaziyette: Anlayamadım. O zaman niye herşey temiz, kahvaltı hazır ve gazetem alınmış? Onu mu soruyorsun. Annem seni sürükleyerek yatak odasına götürüp,pantalonunu çıkarmaya çalıştığında, Bayan, beni yalnız bırakın, ''BeN EvLi Bir AdAMıM" dedin. |
||
|
||
hepsi cok gusel
|
||
|
||
paylaşımlarınz için cok saoln arkadaşlar...
|
||