|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595 The Crawl & Placebo Acıyı uzaklaştırıyor Ama senin kalmanı sağlayamazdı Tamir etmek için fazlasıyla kırık Uhu(yapıştırıcı) yok, numara(yol) yok Beni yere yatır Yalan çözülecek Beni sürünmeye yatır Senin gülüşün beni hapşurturdu Biz Siyam-ikizleriyken, Burda inanılmaz bir zarafet var Senin yakında olman için, (para)öderdim Beni yere yatır Yalan çözülecek Beni sürünmeye yatır Gidip, bir yabancının orda Suratını(kendini) kaybetme Ve nefes almayı unutma Ayrıca, gitmeden önce öde Beni yere yatır, Yalan çözülecek Sürünmeye yatır beni Yatır beni Yalan çözülecek Beni sürünmeye yatır… |
||
|
||
| Blind & Placebo If I could tear you from the ceiling, And guarantee a source divine, Rid you off possessions fleeting, Remain your funny valentine. Don't go and leave me, And please don't drive me blind, Don't go and leave me, And please don't drive me blind. If I could tear you from the ceiling, I know the best have tried, I'd fill your every breath with meaning, And find a place we both could hide. Don't go and leave me, And please don't drive me blind, Don't go and leave me, And please don't drive me blind. You don't believe me, but you do this every time, Please don't drive me blind. Please don't drive me blind.. I know we're broken, I know we're broken, I know we're broken. If I could tear you from the ceiling, I'd freeze us both in time, Find a brand new way of seeing.. Your eyes forever glued to mine. Don't go and leave me, And please don't drive me blind, Don't go and leave me, And please don't drive me blind. Don't go and leave me, And please don't drive me blind, Don't go and leave me, And please don't drive me blind. I know I broke it, I know I broke it, I know I broke it, I know I broke it. If I could tear you from the ceiling, And guarantee a source divine, Rid you off possessions fleeting, Remain your funny valentine. Seni bu su dünyasından(/tavandan) koparabilseydim Ve kutsal bir kaynağın(olduğunu) garanti edebilseydim, Seni sahip olduğun geçici şeylerden arındırırdım. Senin komik sevgilin olarak kalırdım Gidip beni bırakma(terk etme) Ve lütfen beni kör etme Gidip beni bırakma Ve lütfen beni kör etme Eğer seni bu su dünyasından koparabilseydim Şu ana kadar en azından denerdim, Her nefesini anlamla doldururdum Ve ikimizin de saklanabileceği bir yer bulurdum Gidip beni bırakma Ve lütfen beni kör etme Gidip beni bırakma Ve lütfen beni kör etme Bana inanmıyorsun ama her defasında böle yapıyorsun Lütfen beni kör etme Lütfen beni kör etme Biliyorum (onu) kırdım Biliyorum kırdım Eğer seni bu su dünyasından koparabilseydim İkimizi de zamanda dondururdum, Ve yepyeni bir görme yolu(bakış açısı) bulurdum: Senin gözlerin sonsuza dek benimkilere yapışmış Gidip beni bırakma Ve lütfen beni kör etme Gidip beni bırakma Ve lütfen beni kör etme Lütfen beni kör etme Biliyorum kırdım |
||
|
||
LENI ![]() Onun önünde(/icin) diz çöküyorum, Bu donmuş gökyüzünün altında, Onun omuzlarının altında Onun kem gözünün(nazar) altında O aslında sinek olan bu erkeğin önünde yükseliyor Benim bilim-kurgu ninnim Onun önünde(/icin) diz çöküyorum, Bu donmuş gökyüzünün altında, Onun dibinde ona yalvarıyorum, uzuvlarım felç olmuş O her türlü erkekten daha yumuşak bir his veriyor (O(kız), beni her türlü erkekten daha sert dövüyor)* Benim bilim-kurgu ninnim Onun yanında, ona ata biner gibi otur, Onun içinde ölüyorum Sonsuza, ve sonsuza kadar (O-kız)Göz kamaştırmak için doğmuş Bu kutsal, Bunu kırma Asla güzelligin gitmesine(kaybolmasına) izin verme Yapma…. Kalbime(-i) geç ve ölmeyi dile Kalbime(-i) geç ve ölmeyi dile Asla Fake etme(gibi yapma) Onun omuzlarının altında |
||
|
||
| Links 2 3 4 - RAMMSTEIN Kann man Herzen brechen können Herzen sprechen kann man Herzen quälen kann man Herzen stehlen Sie wollen mein Herz am rechten Fleck doch seh ich dann nach unten weg da schlägt es links Können Herzen singen kann ein Herz zerspringen können Herzen rein sein kann ein Herz aus Stein sein Sie wollen mein Herz am rechten Fleck doch seh ich dann nach unten weg da schlägt es links links zwo drei vier Kann man Herzen fragen ein Kind darunter tragen kann man es verschenken mit dem Herzen denken Sie wollen mein Herz am rechten Fleck doch seh ich dann nach unten weg da schlägt es in der linken Brust der Neider hat es schlecht gewusst Links zwo drei vier Sol ki üç dört Kalpleri kırabilir misiniz? Kalpler konuşabilir mi? Kalplere işkence edebilir misiniz? Kalpleri çalabilir misiniz? Kalbimi sağ tarafta isterler. Fakat sonra aşağı bakarım, O orada solda atar. Kalpler şarkı söyleyebilir mi? Bir kalp patlayabilir mi? Kalpler saf olabilir mi? Bir kalp taştan olabilir mi? Kalbimi sağ tarafta isterler. Fakat sonra aşağı bakarım, O orada solda atar. Sol ki üç dört.* Kalplere sorabilir misiniz? Altınızda bir çocuk taşıyabilir misiniz? Onu gönderebilir misiniz? Kalbinizle düşünebilir misiniz? Kalbimi sağ tarafta isterler. Fakat sonra aşağı bakarım, O orada sol göğüste atar. Kıskanç onu iyi bilmez. Sol ki üç dört --** Links zwo drei vier tıpkı ülkemizdeki gibi Almanya'da da askeri yürüyüşlerde söylenen marştır. |
||
|
||
| Wo Bist Du Ich liebe dich Ich liebe dich nicht Ich liebe dich nicht mehr Ich liebe dich nicht mehr oder weniger als du Als du mich geliebt hast Als du mich noch geliebt hast Die schönen Mädchen sind nicht schön Die warmen Hände sind so kalt Alle Uhren bleiben stehen Lachen ist nicht mehr gesund und bald Such ich dich hinter dem Licht Wo bist du So allein will ich nicht sein Wo bist du Die schönen Mädchen sind nicht schön Die warmen Hände sind so kalt Alle Uhren bleiben stehen Lachen ist nicht mehr gesund, und bald Such ich dich hinter dem Licht Wo bist du So allein will ich nicht sein Wo bist du Ich such dich unter jedem Stein Wo bist du Ich schlag mit einem Messer ein Wo bist du Neredesin ? Seni seviyorum, Seni sevmiyorum, Seni artık sevmiyorum, Seni artık sevmiyorum ya da senden daha az, Senin beni sevdiğinden daha az, Beni hala sevdiğin zaman. Güzel kızlar çekici değil, Sıcak eller çok soğuk. Bütün saatler durmuş. Artık gülmek sağlıklı ve yakın değil. Arıyorum seni ışığın ardında. Neredesin Böyle yalnız olmak istemiyorum. Neredesin Güzel kızlar çekici değil, Sıcak eller çok soğuk. Bütün saatler durmuş. Artık gülmek sağlıklı ve yakın değil. Seni arıyorum ışığın ardında. Neredesin Böyle yalnız olmak istemiyorum. Neredesin Seni her taşın altında ararım. Neredesin Bir bıçakla kazarak bulurum. Neredesin |
||
|
||
| Ohne Dich Ich werde in die Tannen gehen Dahin wo ich sie zuletzt gesehen Doch der Abend wirft ein Tuch aufs Land und auf die Wege hinterm Waldesrand Und der Wald er steht so schwarz und leer Weh mir, oh weh Und die Vögel singen nicht mehr Ohne dich kann ich nicht sein Ohne dich Mit dir bin ich auch allein Ohne dich Ohne dich zähl ich die Stunden ohne dich Mit dir stehen die Sekunden Lohnen nicht Auf den Ästen in den Gräben ist es nun still und ohne Leben Und das Atmen fällt mir ach so schwer Weh mir, oh weh Und die Vögel singen nicht mehr Ohne dich kann ich nicht sein Ohne dich Mit dir bin ich auch allein Ohne dich Ohne dich zähl ich die Stunden ohne dich Mit dir stehen die Sekunden Lohnen nicht ohne dich Sensiz Köknar ağaçlarının içerisine gideceğim. Orası kızı son gördüğüm yer. Fakat akşam, toprağın üzerine bir örtü atıyor, Ve ormanın arkasındaki yolların üzerine. Keder, benim, ah keder. Ve kuşlar daha fazla ötmez. Sensiz ben var olamam, Sensiz. Seninle dahi yalnızım. Sensiz. Sensiz saatleri sayıyorum sensiz. Seninle saniyeler kıpırdamadan kalır. Onlar buna değmez. Dalların üzeri, hendeklerin içi, Şimdi sessiz ve hayat yok. Ve nefes almak ah benim için çok zorlaşır. Keder, benim, ah keder Ve kuşlar daha fazla ötmez. Sensiz ben var olamam, Sensiz. Seninle dahi yalnızım. Sensiz. Sensiz saatleri sayıyorum sensiz. Seninle saniyeler kıpırdamadan kalır. Onlar buna değmez, sensiz. |
||
|
||
| Ich will Ich will dass ihr mir vertraut Ich will dass ihr mir glaubt Ich will eure Blicke spüren Ich will jeden Herzschlag kontrollieren Ich will eure Stimmen hören Ich will die Ruhe stören Ich will dass ihr mich gut seht Ich will dass ihr mich versteht Ich will eure Phantasie Ich will eure Energie Ich will eure Hände sehen Ich will in Beifall untergehen Seht ihr mich? Versteht ihr mich? Fühlt ihr mich? Hört ihr mich? Könnt ihr mich hören? Wir hören dich Könnt ihr mich sehen? Wir sehen dich Könnt ihr mich fühlen? Wir fühlen dich Ich versteh euch nicht Ich will Wir wollen dass ihr uns vertraut Wir wollen dass ihr uns alles glaubt Wir wollen eure Hände sehen Wir wollen in Beifall untergehen - ja Könnt ihr mich hören? Wir hören dich Könnt ihr mich sehen? Wir sehen dich Könnt ihr mich fühlen? Wir fühlen dich Ich versteh euch nicht Könnt ihr uns hören? Wir hören euch Könnt ihr uns sehen? Wir sehen euch Könnt ihr uns fühlen? Wir fühlen euch Wir verstehen euch nicht Ich Will İstiyorum. Bana güvenmenizi istiyorum. Bana inanmanızı istiyorum. Gözlerinizi hissetmek istiyorum. Her bir kalp atışını kontrol etmek istiyorum. Seslerinizi duymak istiyorum. Huzuru bozmak istiyorum. Beni iyi görmenizi istiyorum. Beni anlamanızı istiyorum. Hayalinizi istiyorum. Enerjinizi istiyorum. Ellerinizi görmek istiyorum. Alkışlarla inmek istiyorum. Beni görür musunuz? Beni anlar mısınız? Beni hisseder misiniz? Beni duyar mısınız? Beni duyabilir misiniz? -Seni duyarız. Beni görebilir misiniz? -Seni görürüz. Beni hissedebilir misiniz? -Seni hissederiz. Sizi anlamıyorum. İstiyorum. Bize güvenmenizi istiyoruz. Bizden her şeye inanmanızı istiyoruz. Ellerinizi görmek istiyoruz. Alkışlarla inmek istiyoruz. -evet Beni duyabilir misiniz? -Seni duyarız. Beni görebilir misiniz? -Seni görürüz. Beni hissedebilir misiniz? -Seni hissederiz. Ben sizi anlamıyorum. Bizi duyabilir misiniz? -Sizi duyarız. Bizi görebilir misiniz? -Sizii görürüz. Bizi hissedebilir misiniz? -Sizi hissederiz. Biz sizi anlamıyoruz. İstiyorum. |
||
|
||
| Rein Raus İçeri Dışarı Ich bin der Reiter du bist das Ross ich steige auf wir reiten los du stöhnst ich sag dir vor ein Elefant im Nadelöhr Rein Raus Ich bin der Reiter du bist das Ross ich hab den Schlüssel du hast das Schloß die Tür geht auf ich trete ein das Leben kann so prachtvoll sein Rein Raus Tiefer tiefer sag es sag es laut tiefer tiefer ich fühl mich wohl in deiner Haut und tausend Elefanten brechen aus Der Ritt war kurz es tut mir leid ich steige ab hab keine Zeit muss jetzt zu den anderen Pferden wollen auch geritten werden Rein Raus Rein (tiefer) Raus (tiefer) İçeri - Dışarı Ben biniciyim, Sen de atsın. Ben tırmanırım. Biz sürüşü keseriz. İnlersin. Sana fısıldarım. Bir iğnenin gözündeki fil. İçeri, dışarı Ben biniciyim, Sen de atsın. Anahtar bende, Kilit sende. Kapı açılır, Ben girerim. Hayat öyle ihtişamlı olur ki. İçeri Dışarı Daha derine, daha derine. Söyle! Yüksek sesle söyle! Daha derine, daha derine. Derinin içinde iyiyim. Ve bin fil parçalanır. Sürüş kısaydı. Üzgünüm. İnerim. Vaktim yok. Şimdi diğer atlara gitmeliyim. Onlarda sürülmek istiyor. İçeri, dışarı. İçeri -daha derine Dışarı - daha derine |
||
|
||
| Moskau Moskova Это песня о самом красивом городе в мире. Москва! Diese Stadt ist eine Dirne Hat rote Flecken auf der Stirn Ihre Zähne sind aus Gold Sie ist fett und doch so hold Ihr Mund fällt mir zu Tale wenn ich sie dafür bezahle Sie zieht sich aus doch nur für Geld Die Stadt die mich in Atem hält Moskau Раз, два, три! Moskau Посмотри! Пионеры там идут, песни Ленину поют. Sie ist alt und trotzdem schön Ich kann ihr nicht widerstehen не могу устоять Pudert sich die alte Haut Hat sich die Brüste neu gebaut построила вновь Sie macht mich geil ich leide Qualen Sie tanzt für mich ich muss bezahlen я должен платить Sie schläft mit mir doch nur für Geld Ist doch die schönste Stadt der Welt Moskau Раз, два, три! Moskau Посмотри! Пионеры там идут, песни Ленину поют. Ich sehe was, was du nicht siehst (Wenn du deine Augen schließt) когда ты ночью крепко спишь Ich sehe was, was du nicht siehst (Wenn du vor mir niederkniest) когда ты предо мной лежишь Ich sehe was, was du nicht siehst (Wenn du mich mit dem Mund berührst) когда со мною говоришь Ich sehe was, das siehst du nie Раз, два, три! Moskau Раз, два, три! Moskau Посмотри! Пионеры там идут, песни Ленину поют. Bu şarkı dünyadaki en güzel şehir hakkında. Moskova! Bu şehir bir fahişe. Alnında kırmızı noktalar var.* Dişleri altından yapılmış, O şişman ve henüz çok güzel. Ağzı vadime düşer, Bunun için ona ödediğimde. Elbiselerini çıkarır fakat sadece para için, Beni kararsızlık içinde bırakan şehir. Moskova Bir, iki, üç Moskova Bak! Öncüler oraya gidiyorlar** Lenin için şarkı söylüyorlar O yaşlı ve yine de güzel. Ona karşı koyamıyorum. Karşı koyamıyorum Yaşlı cildini pudralar. Ve onarılmış göğüslerine sahiptir. Onarılmış Beni azdırır, büyük acı çekerim Benim için danseder, ödemek zorundayım. Ödemek zorundayım Benimle birlikte uyur fakat sadece para için, O hala dünyadaki en güzel şehir. Moskova Bir, iki, üç Moskova Bak! Öncüler oraya gidiyorlar Lenin için şarkı söylüyorlar Senin görmediğin bazı şeyler görürüm, Gece derin bir uykuya daldığında Senin görmediğin bazı şeyler görürüm, Benden önce yattığında Senin görmediğin bazı şeyler görürüm, Benimle konuştuğunda. Senin asla görmeyeceğin bazı şeyler görürüm. Bir, iki, üç Moskova Bir, iki, üç Moskova Bak! Öncüler oraya gidiyorlar Lenin için şarkı söylüyorlar *Flecken kelimesi nokta manasındadır. Ancak bekaret lekesi anlamında da bu kelime kullanılır. **Öncüler Eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği devletindeki Komünist partinin organize ettiği bir örgüttü. Şu anda da eskisi kadar büyük olmamakla birlikte bazı küçük parçaları Doğu Almanya dahil olmak üzere bir kaç ülkede bulunmaktadır. Till de geçmişte bu örgüte üyelik yapmıştır. |
||
|
||
| You Learn & Alanis Morissette I recommend getting your heart trampled on to anyone I recommend walking around naked in your living room Swallow it down (what a jagged little pill) It feels so good (swimming in your stomach) Wait until the dust settles You live you learn You love you learn You cry you learn You lose you learn You bleed you learn You scream you learn I recommend biting off more then you can chew to anyone I certainly do I recommend sticking your foot in your mouth at any time Feel free Throw it down (the caution blocks you from the wind) Hold it up (to the rays) You wait and see when the smoke clears You live you learn You love you learn You cry you learn You lose you learn You bleed you learn You scream you learn Wear it out (the way a three-year-old would do) Melt it down (you're gonna have to eventually anyway) The fire trucks are coming up around the bend You live you learn You love you learn You cry you learn You lose you learn You bleed you learn You scream you learn You grieve you learn You choke you learn You laugh you learn You choose you learn You pray you learn You ask you learn You live you learn Öğrendiğin Senin kalbine girip birini ezmeğe önem veriyorum Oturma odanda çıplak dolaşmaya önem veriyorum Yuttuyorum Çok iyi hissediyor Toz konana kadar bekle Öğrendiğini yaşarsın Öğrendiğini seversin Öğrendiğine ağlarsın Öğrendiğini kaybedersin Öğrendiğine kanarsın Öğrendiğine feryat edersin Senin kalbine girip birini ezmeğe önem veriyorum Oturma odanda çıplak dolaşmaya önem veriyorum Yuttuyorum Çok iyi hissediyor Toz konana kadar bekle Öğrendiğini yaşarsın Öğrendiğini seversin Öğrendiğine ağlarsın Öğrendiğini kaybedersin Öğrendiğine kanarsın Öğrendiğine feryat edersin Eskit onu Erit onu Ateş kamyonları gündeme geliyor virajın etrafında Öğrendiğini yaşarsın Öğrendiğini seversin Öğrendiğine ağlarsın Öğrendiğini kaybedersin Öğrendiğine kanarsın Öğrendiğine feryat edersin Öğrendiğini yaşarsın Öğrendiğini seversin Öğrendiğine ağlarsın Öğrendiğini kaybedersin Öğrendiğine kanarsın Öğrendiğine feryat edersin |
||
|
||
| Everything & Alanis Morissette I can be an asshole of the grandest kind I can withhold like it's going out of style I can be the moodiest baby and you've never met anyone Who is as negative as i am sometimes I am the wisest woman you've ever met I am the kindest soul with whom you've connected I have the bravest heart that you've ever seen and you've never met anyone Who is as positive as i am sometimes You see everything you see every part You see all my light and you love my dark You dig everything of which i'm ashamed There's not anything to which you can't relate And you're still here I blame everyone else & not my own partaking My passive aggressive-ness can be devastating I'm terrified and mistrusting and you've never met anyone Who is as closed down as i am sometimes You see everything you see every part You see all my light and you love my dark You dig everything of which i'm ashamed There's not anything to which you can't relate And you're still here What i resist persists and speaks louder than i know What i resist you love no matter how low or high i go I am the funniest woman that you've ever known I am the dullest woman that you've ever known I'm the most gorgeous woman that you've ever known and you've never met anyone Who is as everything as i am sometimes You see everything you see every part You see all my light and you love my dark You dig everything of which i'm ashamed There's not anything to which you can't relate And you're still here Ben görkemli birinin ........olabilirim Stilin dışına gider gibi saklayabilirim En kaprisli bebek olabilirim ve asla başkasıyla tanışmazsın Kim benim bazı zamanlarda olduğum gibi negetiftir? Ben senin şimdiye kadar tanıdığın en akıllı kadınım Ben seninle baglantı kurmuş en sevecen ruhum. Bende senin şimdiye kadar gördüğün en cesur kalp var Ve sen kimseyi tanımadın Kim benim bazı zamanalrda odluğum gibi pozitiftir? Herşeyi görüyorsun, her parçayı görüyorsun Bütün ışığımı görüyorsun ve karanlığımı seviyorsun Sen beni utadıran herşeyi seviyorsun Sana anlatamadığım bir şey yok ortada Ve sen ala buradasın. Herkesi suçlarım, benim kendi yemeğim değil ... Korkuncum ve güvenmiyorum Ve hiçkimseyle tanışmadın Benim bazı zamanlarda olduğum gibi kapalı biriyle. Herşeyi görüyorsun, her parçayı görüyorsun Bütün ışığımı görüyorsun ve karanlığımı seviyorsun Sen beni utadıran herşeyi seviyorsun Sana anlatamadığım bir şey yok ortada Ve hala buradasın Ne karşı koyuyorum, inat ediyorum, ve bildiğimden yüksek sesle konuşuyorum Ne karşı koyuyorum, seviyorsun, önemi yok nekadar yükseğe yada alçağa gittiğimin. Ben senin şimdiye kadar tanıdığın en komik kadınım Ben senin şimdiye kadar tanıdığın en soluk kadınım Ben, senin şimdiye kadar bildiğin en harikulade kadınım Ve hiçkimseyi tanımadın Kim benim bazen herşey olduğumdur? Herşeyi görüyorsun, her parçayı görüyorsun Ve hala buradasın Bütün ışığımı görüyorsun ve karanlığımı seviyorsun Ve hala buradasın Sen beni utadıran herşeyi seviyorsun Ve hala buradasın Sana anlatamadığım bir şey yok ortada Ve hala buradasın Herşeyi görüyorsun, her parçayı görüyorsun Ve hala buradasın Bütün ışığımı görüyorsun ve karanlığımı seviyorsun Ve hala buradasın Sen beni utadıran herşeyi seviyorsun Ve hala buradasın Sana anlatamadığım bir şey yok ortada Ve hala buradasın |
||
|
||
| Fix You & Coldplay When you try your best but you don't succeed When you get what you want but not what you need When you feel so tired but you can't sleep Stuck in reverse. And the tears come streaming down your face When you lose something you can't replace When you love someone but it goes to waste Could it be worse? Lights will guide you home And ignite your bones And i will try to fix you And high up above or down below When you're too in love to let it go But if you never try you'll never know Just what you're worth Lights will guide you home And ignite your bones And i will try to fix you Tears stream, down your face When you lose something you cannot replace Tears stream down your face And i.. Tears stream, down your face I promise you i will learn from my mistakes Tears stream down your face And i.. Lights will guide you home And ignite your bones And i will try to fix you. Sen Yaptın Elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıp da başaramadığında İhtiyacın olanı değil istediğini elde ettiğinde Kendini çok yorgun hissedip uyuyamadığında Ve tersliklere saplanıp kaldığında Gözyaşları yüzünden aşağı doğru durmaksızın akar Yerine yenisini koyamayacağın birini kaybettiğinde Birisini çok sevip kavuşamadığında Bundan daha kötüsü olabilir mi? Işık evine kadar rehberlik edicek sana Ve kemiklerine işliyecek Ve ben seni onarmaya çalışıcam Ve en yukarıya veya en aşağıya Gitmesine izin vericek kadar aşıksan eğer Ama eğer hiç çabalamassan hiç bir zaman bilemessin Sadece neye değer olduğunu Işık evine kadar rehberlik edicek sana Ve kemiklerine işliyecek Ve ben seni onarmaya çalışıcam Gözyaşları durmaksızın akıcak yüzünden Yerini dolduramayacağın birini kaybettiğinde Gözyaşları durmaksızın akıcak yüzünden Ve ben Gözyaşları durmaksızın akıcak yüzünden Sana söz veriyorum ki hatalarımdan öğreneceğim Gözyaşları durmaksızın akıcak yüzünden Ve ben Işık evine kadar rehberlik edicek sana Ve kemiklerine işliyecek Ama ben seni onarmaya çalışıcam Apart & The Cure He waits for her to understand But she won't understand at all She waits all night for him to call But he won't call anymore He waits to hear her say Forgive But she just drops her pearl-black eyes And prays to hear him say I love you But he tells no more lies He waits for her to sympathize But she won't sympathize at all She waits all night to feel his kiss But always wakes alone He waits to hear her say Forget But she just hangs her head in pain And prays to hear him say No more I'll never leave again How did we get this far apart? We used to be so close together How did we get this far apart? I thought this love would last forever He waits for her to understand But she won't understand at all She waits all night for him to call But we won't call He waits to hear her say Forgive But she just drops her pearl-black eyes And prays to hear him say I love you But he tells no more lies How did we get this far apart? We used to be so close together How did we get this far apart? I thought this love would last forever Ayrı Erkek kızın anlamasını bekler Ama kız anlamayacaktır Kız bütün gece onun aramasını bekler Ama o artık aramayacaktır Erkek affet dediğini duymayı bekler Ama kız sadece inci siyahı gözlerini devirir Ve seni seviyorum dediğini duymak için yalvarır Ama erkek daha fazla yalan söylemeyecektir Erkek kızın anlamasını bekler Ama kız anlamayacaktır Kız bütün gece öpücüğünü hissetmek için bekler Ama hep yalnız uyanır Erkek kızın unut dediğini duymayı bekler Ama kız sadece acıyla boynunu eğer Ve onun artık bi daha asla bırakmayacağım dediğini duymak için dua eder Nasıl bu kadar uzaklaştık? Eskiden birlikte çok yakındık Nasıl bu kadar uzaklaştık? Bu aşkın sonsuza kadar süreceğini düşünmüştüm Erkek kızın anlamasını bekler Ama kız anlamayacaktır Kız bütün gece onun aramasını bekler Ama o artık aramayacaktır Erkek affet dediğini duymayı bekler Ama kız sadece inci siyahı gözlerini devirir Ve seni seviyorum dediğini duymak için yalvarır Nasıl bu kadar uzaklaştık? Eskiden birlikte çok yakındık Nasıl bu kadar uzaklaştık? Bu aşkın sonsuza kadar süreceğini düşünmüştüm If Only Tonight We Could Sleep & The Cure If only tonight we could sleep In a bed made of flowers If only tonight we could fall In a deathless spell If only tonight we could slide Into deep black water And breathe And breathe... Then an angel would come With burning eyes like stars And bury us deep In his velvet arms And the rain would cry As our faces slipped away And the rain would cry Don't let it end... Yanlızca Bu Gece Uyuyabilsek Yanlızca bu gece uyuyabilsek Çiçeklerden yapılmış bir yatakta Sadece bu gece düşebilsek Ölümsüz bir büyüye Sadece bu gece kayabilsek Karanlık derin sulara Ve nefes alsak... Sonra bir melek gelse Gözleri yıldızlar gibi alev alev yanan Ve bizi Kollarına derinlere gömse Ve yağmur ağlasa Yüzlerimizden kayıp akarken Ve yağmur ağlasa Bitmesine izin verme Love Song & The Cure Whenever i’m alone with you You make me feel like i am home again Whenever i’m alone with you You make me feel like i am whole again Whenever i’m alone with you You make me feel like i am young again Whenever i’m alone with you You make me feel like i am fun again However far away i will always love you However long i stay i will always love you Whatever words i say i will always love you I will always love you Whenever i’m alone with you You make me feel like i am free again Whenever i’m alone with you You make me feel like i am clean again However far away i will always love you However long i stay i will always love you Whatever words i say i will always love you I will always love you Aşk Şarkısı Ne zaman seninle yanlız kalsam Tekrar evimdeymişim gibi hissettiriyorsun Ne zaman seninle yanlız kalsam Tekrar bir bütünmüşüm gibi hissettiriyorsun Ne zaman seninle yanlız kalsam Tekrar gençmişim gibi hissettiriyorsun Ne zaman seninle yanlız kalsam Tekrar eğlenceliymişim gibi hissettiriyorsun Ne kadar uzakta olursam olayım seni her zaman seveceğim Ne kadar uzun kalırsam kalayım seni her zaman seveceğim Ne söylersem söyleyeyim seni her zaman seveceğim Seni her zaman seveceğim Ne zaman seninle yanlız kalsam Tekrar özgürmüşüm gibi hissettiriyorsun Ne zaman seninle yanlız kalsam Tekrar temizmişim gibi hissettiriyorsun Ne kadar uzakta olursam olayım seni her zaman seveceğim Ne kadar uzun kalırsam kalayım seni her zaman seveceğim Ne söylersem söyleyeyim seni her zaman seveceğim Seni her zaman seveceğim This Is A Lie & The Cure How each of us decides I've never been sure The part we play The way we are How each of us denies any other way in the world Why each of us must choose I've never understood One special friend One true love Why each of us must lose everyone else in the world However unsure However unwise Day after day play out our lives However confused Pretending to know to the end But this isn't the truth this isn't right This isn't love this isn't life this isn't real This is a lie How each of believe I've never really known In heaven unseen and hell unknown How each of us dreams to understand anything at all Why each of us decides I've never been sure The part we take The way we are Why each of denies every other way in the world However unsure However unwise Day after day play out our lives However confused Pretending to know to the end But this isn't truth this isn't right This isn't love this isn't life this isn't real This is a lie But this isn't truth this isn't right This isn't love this isn't life this isn't real this is a lie Bu Bir Yalan Nasıl karar veririz Hiç emin olmadım Oynadığımız oyun Biz olan yol Varolan diğer yolları nasıl inkar ederiz? Niçin seçmek zorundayız? hiç anlamadım Özel bir arkadaş gerçek bir aşk Niye herkesi kaybetmek zorundayız? Buna rağmen emin değiliz Buna rağmen tedbirsiziz Gün be gün hayatlarımızı oynuyoruz Karmaşık Sonu biliyormuş gibi görünüyoruz Fakat bu hakikat değil; bu, doğru değil! Bu, aşk değil; bu hayat değil; bu, gerçek değil! Nasıl inanırız? Gerçekten hiç bilemedim Cennette görülmeyen ve cehennemde bilinmeyen Her şeyi anlamak için nasıl hayal kurarız? Niye karar veririz? hiç emin olmadım Üstlendiğimiz oyun biz olan yol Varolan diğer yolları nasıl inkar ederiz? Fakat bu, hakikat değil; bu doğru değil Bu, aşk değil; hayat değil; Bu, gerçek değil! bu bir yalan |
||
|
||
| Spieluhr & Rammstein Ein kleiner mensch stirbt nur zum schein Wollte ganz alleine sein Das kleine herz stand still fur stunden So hat man es fur tot befunden Es wird verscharrt in nassem sand Mit einer spieluhr in der hand Der erste schnee das grab bedeckt Hat ganz sanft das kind geweckt In einer kalten winternacht Ist das kleine herz erwacht Als der frost ins kind geflogen Hat es die spieluhr aufgezogen Eine melodie im wind Und aus der erde singt das kind Hoppe hoppe reiter Und kein engel steigt herab Mein herz schlagt nicht mehr weiter Nur der regen weint am grab Hoppe hoppe reiter Eine melodie im wind Mein herz schlagt nicht mehr weiter Und aus der erde singt das kind Der kalte mond in voller pracht H ort die schreie in der nacht Und kein engel steigt herab Nur der regen weint am grab Zwischen harten eichendielen Wird es mit der spieluhr spielen Eine melodie im wind Und aus der erde singt das kind Hoppe hoppe reiter Und kein engel steigt herab Mein herz schlagt nicht mehr weiter Nur der regen weint am grab Hoppe hoppe reiter Eine melodie im wind Mein herz schlagt nicht mehr weiter Und aus der erde singt das kind Hoppe hoppe reiter Mein herz schlagt nicht mehr weiter Am totensonntag horten sie Aus gottes acker diese melodie Da haben sie es ausgebettet Das kleine herz im kind gerettet Hoppe hoppe reiter Eine melodie im wind Mein herz schlagt nicht mehr weiter Und auf der erde singt das kind Hoppe hoppe reiter Und kein engel steigt herab Mein herz schlagt nicht mehr weiter Nur der regen weint am grab Müzik Kutusu ![]() Sadece ölmüş gibi yapan küçük bir insan, O tamamen yalnız olmak istedi. Küçük kalp saatlerdir hareketsiz kaldı. Böylece onun öldüğüne karar verdiler. Islak kumun içine gömülmüş oldu,* Elinde bir müzik kutusu ile. İlk kar mezarı örter. Çocuğu yavaşça kaldırdı, Soğuk bir kış gecesi, Küçük kalp uyandı. Ayazın çocuğa yaptığı kadar, Müzik kutusunu da yaraladı. Rüzgarda bir melodi, Ve çocuk topraktan söyler. -yukarı ve aşağı sürücü** Ve hiç bir melek inmez. -benim kalbim artık atmaz. Mezarda sadece yağmur ağlar. -yukarı ve aşağı sürücü Rüzgarda bir melodi -benim kalbim artık atmaz. Ve çocuk topraktan söyler. Görkem dolu soğuk ay, O gecede haykırışları duyar. Ve hiç bir melek inmez. Mezarda sadece yağmur ağlar. Sert meşe tahtalarının arasında, Müzik kutusu ile birlikte çalacak, Rüzgarda bir melodi. Ve çocuk topraktan söyler. -yukarı ve aşağı sürücü Ve hiç bir melek inmez. -benim kalbim artık atmaz. Mezarda sadece yağmur ağlar. -yukarı ve aşağı sürücü Rüzgarda bir melodi -benim kalbim artık atmaz. Ve çocuk topraktan söyler. -yukarı ve aşağı sürücü -benim kalbim artık atmaz. Stirb Nicht Vor Mir& Rammstein Die nacht offnet ihren schoß Das kind heißt einsamkeit Es ist kalt und regungslos Ich weine leise in die zeit Ich weiß nicht wie du heißt Doch ich weiß dass es dich gibt Ich weiß dass irgendwann Irgendwer mich liebt He comes to me every night No words are left to say With his hands around my neck I close my eyes and pass away I don't know who he is In my dreams he does exist His passion is a kiss And i can not resist Ich warte hier Don't die before i do Ich warte hier Stirb nicht vor mir I don't know who you are I know that you exist Stirb nicht Sometimes love seems so far Ich warte hier Your love i can't dismiss Ich warte hier Alle häuser sind verschneit Und in den fenstern kerzenlicht Dort liegen sie zu zweit Und ich Ich warte nur auf dich Ich warte hier Don't die before i do Ich warte hier Stirb nicht vor mir I don't know who you are I know that you exist Stirb nicht Sometimes love seems so far Ich warte hier Your love i can't dismiss Stirb nicht vor mir Ben Ölmeden Ölme Gece kucağını açar. Çocuğun adı yalnızlık. Soğuk ve hareketsiz. Zamanın içinde hafifçe ağlarım. Adının ne olduğunu bilmiyorum. Fakat senin yaşadığını biliyorum. Biliyorum ki bir ara, Biri beni sevecek. "o her gece bana gelir." "söyleyecek hiç bir söz kalmadı." "boynumun çevresindeki elleriyle," "gözlerimi kapar ve göçerim." "onun kim olduğunu bilmiyorum." "hayallerimde o yaşıyor" "tutkusu bir öpücük" "ve karşı koyamıyorum" Burada beklerim. "ben ölmeden ölme." Burada beklerim. Ben ölmeden ölme. "senin kim olduğunu bilmiyorum." "yaşadığını biliyorum." Ölme. "bazen aşk çok uzak gibi görünür" Burada beklerim. "senin aşkını bırakamam." Burada beklerim. Bütün evler karla örtüldü. Ve pencerelerde mum ışığı. Orada birlikte uzanırlar. Ve ben, Ben sadece seni beklerim. Burada beklerim. "ben ölmeden ölmee." Burada beklerim. Ben ölmeden ölmee. "senin kim olduğunu bilmiyorum." "yaşadığını biliyorum." Ölme. "bazen aşk çok uzak gibi görünür" Burada beklerim. "senin aşkını bırakamam." Ben ölmeden ölme. Rosenrot & Rammstein Sah ein mädchen ein roslein stehen Bluhte dort in lichten hohen Sprach sie ihren liebsten an Ob er es ihr steigen kann Sie will es und so ist es fein So war es und so wird es immer sein Sie will es und so ist es brauch Was sie will bekommt sie auch Tiefe brunnen muss man graben Wenn man klares wasser will Rosenrot oh rosenrot Tiefe wasser sind nicht still Der jungling steigt den berg mit qual Die aussicht ist ihm sehr egal Hat das roslein nur im sinn Bringt es seiner liebsten hin Sie will es und so ist es fein So war es und so wird es immer sein Sie will es und so ist es brauch Was sie will bekommt sie auch Tiefe brunnen muss man graben Wenn man klares wasser will Rosenrot oh rosenrot Tiefe wasser sind nicht still An seinen stiefeln bricht ein stein Will nicht mehr am felsen sein Und ein schrei tut jedem kund Beide fallen in den grund Sie will es und so ist es fein So war es und so wird es immer sein Sie will es und so ist es brauch Was sie will bekommt sie auch Tiefe brunnen muss man graben Wenn man klares wasser will Rosenrot oh rosenrot Tiefe wasser sind nicht still Gül Kırmızısı Bir kız küçük bir gül görür Işığın geldiği yükseklerde açan Sevgilisine dönüp istedi Kendisi için tırmanabilir miydi Kız bunu istiyor ve bu iyi bir şey Bu hep böyleydi ve hep böyle olacak Kız bunu istiyor ve böyle gelmiş böyle gidecek Ve o ne zaman birşey isterse mutlaka elde eder Kız bunu istiyor ve böylesi yerinde Böyleydi ve hep böyle olacak Kız bunu istiyor,böyle olması bekleniyor Kız istediğini elde etmesini biliyor Temiz sulara ulaşabilmek için Derin kuyular kazmak gerek Gül kırmızısı ey gül kırmızısı Derin sular sakin değil Delikanlı zorlukla dağa tırmanır Manzarası umrunda değil Küçük gül var sadece aklında Alıp sevgilisine getirmek için Kız bunu istiyor ve böylesi yerinde Böyleydi ve hep böyle olacak Kız bunu istiyor,böyle olması bekleniyor Kız istediğini elde etmesini biliyor Temiz sulara ulaşabilmek için Derin kuyular kazmak gerek Gül kırmızısı ey gül kırmızısı Derin sular sakin değil Çizmelerinde kırılan bir taş Kayada kalmak istememiş Ve bilindik çığlıkla olan olur İkisi de aşağıya düşer Kız bunu istiyor ve böylesi yerinde Böyleydi ve hep böyle olacak Kız bunu istiyor,böyle olması bekleniyor Kız istediğini elde etmesini biliyor Temiz sulara ulaşabilmek için Derin kuyular kazmak gerek Gül kırmızısı ey gül kırmızısı Derin sular sakin değil Morgenstern & Rammstein Sie ist hässlich dass es graut Wenn sie in den himmel schaut Dann furchtet sich das licht Scheint ihr von unten ins gesicht So muss sie sich am tag verstecken Will das licht doch nicht erschrecken Lebt im schatten bis der schein vergeht Sieht einen stern im zwielicht prangen und fleht Mal mir schonheit auf die wangen Morgenstern ach scheine Auf das antlitz mein Wirf ein warmes licht Auf mein ungesicht Sag mir ich bin nicht alleine Hässlich, du bist hässlich Ich bin allein zur nacht gegangen Die späten vogel nicht mehr sangen Sah sonnenkinder im gewimmel und so Rief ich in den gestirnten himmel Morgenstern ach scheine Auf die liebste meine Wirf ein warmes licht Auf ihr ungesicht Sag ihr sie ist nicht alleine Morgenstern ach scheine Auf die seele meine Wirf ein warmes licht Auf ein herz das bricht Sag ihr dass ich weine Denn du, du bist hässlich Du bist einfach hässlich Der mensch ist doch ein augentier Schone dinge wunsch' ich mir Doch du, du bist nicht schon, nein Morgenstern ach scheine Auf die liebste meine Wirf ein warmes licht Auf ihr ungesicht Sag ihr sie ist nicht alleine Und der stern will scheinen Auf die liebste meine Wärmt die brust mir bebt Wo das leben schlägt Mit dem herzen sehen Sie ist wunderschon Sabah Yıldızı Kız karanlık çöktüğünde çok çirkin olur, Gökyüzüne baktığında. Sonra ışık korkar. Aşağıdan yüzüne parlar. Bu yüzden gün boyu saklanmak zorunda. Sadece, ışıktan korkmak istemiyor. Parlaklık soluncaya dek gölgelerde yaşar. Alacakaranlıkta bir yıldızın parladığını görür ve yalvarır. Yanaklarımın üzerine güzelliği çiz. Sabah yıldızı, ah parla, Yüzümün üzerine. Sıcak bir ışık fırlat, Korkunç yüzüme. Bana yalnız olmadığımı söyle. Çirkin, sen çirkinsin. Gecede yalnız giderim. Geç saat kuşları daha fazla ötmedi. Kalabalığın içinde güneşin çocuklarını gördüm. Bu yüzden yıldızlı cennetlerde ağladım. Sabah yıldızı, ah parla, Sevgilimin üzerine. Sıcak bir ışık fırlat, Onun korkunç yüzüne. Ona yalnız olmadığını söyle. Sabah yıldızı ah parla, Ruhumun üzerine. Sıcak bir ışık fırlat, Kırılan bir kalbin üzerine. Ona ağladığımı söyle. Çünkü sen, sen çirkinsin. Sen son derece çirkinsin. İnsanlar gözün yarartıklarıdır. Güzel şeyler benim istediğim şeylerdir. Fakat sen, sen güzel değilsin, hayır. Sabah yıldızı, ah parla, Sevgilimin üzerine. Sıcak bir ışık fırlat, Onun korkunç yüzüne. Ona yalnız olmadığını söyle. Ve yıldız parlamak ister, Sevgilimin üzerine. Göğsümü ısıtır ve sarsar, Hayatın vurduğu yeri. Kalp ile görüldüğünde, O son derece güzel. |
||
|
||
| For My Fallen Angel & My Dying Bride As i draw up my breath And silver fills my eyes I kiss her still For she will never rise On my weak body Lays her dying hand Through those meadows of heaven Where we ran Like a thief in the night The wind blows so light It wars with my tears That won?t dry for many years Loves golden arrow At her should have fled And not deaths ebon dart To strike her dead Nefesim çekiyor gibi Ve gümüş gözümü dolduruyor Onu hala öpüyorum O bir daha doğmayacağı için Yorgun vücudumun üzerinde Onun ölü elleri duruyor Cennetin çayırlarından geçerek Biz nereye koşarız Gece bir hırsız gibi Rüzgar ışık gibi eser Gözyaşlarımla kavgam, Uzun yıllar için kuru kalmayacak Aşkın altın okları Ondan kaçınmalıydı Ve onun ölüsüne çarpan ebon Ölüm okları olmamalıydı... |
||
|
||
| Black God & My Dying Bride Thy every look and every grace So charm whenever i view thee, 'til death overtake me in the chase Still will my hopes pursue thee Then when my tedious hours have past, Be this my last blessing given Low at thy feet to breathe my last And die in sight of heaven. Siyah Tanrı Her bakışın ve her güzelliğin Çok büyüleyici, sana her baktığımda Ölüm beni ansızın yakalayana kadar, ardında Yine de umutlarım seni izleyecek Sonra sıkıcı saatlerim geçmiş olduğunda Bu benim son kutsanışım olsun Son nefesimi almak ayaklarının altında Ve ölmek cennetin manzarasında The Deepest Of All Hearts & My Dying Bride Your soul is my desire. Desire i can't control Be still my aching heart. Each beat you have stole Your mind calls to me. Calls me closer to you Be calm my aching heart. The ache drives me to you Your eyes. the depth i see. So deep The tears you cry will devour me A flower to behold Don't run. Don't blow away Breathless to my eyes So bright. Never to fade Calmness and mystery Entwines and captivates me Delicate to the touch From what i could see I only wanted to get you close to me To feel the love inside of me You turned away from me You looked the other way You didn't see my tears for you I only wanted to take you in my arms, And lay you down here with me You tried to turn and flee from my side You tore out the heart of me If only you had stayed. What may have been? We could have been beautiful Could have walked the earth, Flown into the skies, Swam the deepest of the seas But you couldn't see anything in me You strayed too far from my path Maybe now you'll see everything in me I'm sorry it had to be this way Your eyes. Your smile No more laughter again We were something No more. Nothing to me Walk alone. Naked to the bone My heart has fled far from me Until another day. I find the one, Who looks beyond the eyes in me Sadece senin bana biraz daha yakın olmanı istiyordum, İçimdeki aşkı hissedebilmen için. Bana sırtını döndün, Sen diğer yola bakıyordun. Senin için akan gözyaşlarımı göremedin. Seni sadece kollarımla sarmak istiyordum Ve benimle birlikte burada yatmanı. Sen arkanı dönüp, benden uzaklaşmak istedin. Kalbimi çıkarıp attın. Eğer burada kalabilseydik neler olurdu? "biz" çok güzel olurduk. Dünyayı dolaşır, gökyüzünde uçardık. En derin denizlerde yüzerdik. Ama sen bende hiçbir şey göremedin. Sen benimkinden çok farklı bi yola saptın. Belki şimdi içimdeki herşeyi görebileceksin. Üzgünüm, herşey bu şekilde olmak zorunda olduğu için. Gözlerin, gülüşün.. Artık kahkaha yok. Biz vardık. Artık yokuz... benim için... Yalnız başına yürü. kemiklerine kadar çıplak. Kalbim artık benden çok uzakta.. Bir başka güne kadar, başka bir tane bulacağım, Gözlerimin ötesini görebilen. |
||
|
||
| Arkadaşlar, Lyrics diye özel bölüm açsanızda, şu şarkıları ayrı ayrı oraya eklesek her grubun adı altında.. sonrada bu forumu yok etsek iyi olmazmı.. | ||
|
||
| "lynyrd skynyrd - simple man" Annem söylemişti ben küçükken gel yanıma otur oğlum ve dikkatle sana söylediğimi dinle ve eğer bunu yaparsan sana güneşli bir günde yardım edecek acele etme, çok hızlı yaşama dertler gelecek ve geçecek git bir kadın bul, aşkı bulacaksın ve yukarıdakini de asla unutma oğlum ve basit bir adam ol sevdiğin ve anladığın birisi ol basit bir adam ol bunu benim için yapar mısın eğer yapabilirsen? zengin adamın altını için şehvetini unut tüm gereksinimin ruhundadır ve çabalarsan bunu yapabilirsin senden tek istediğim oğlum tatmin olmandır endişelenme oğlum, kendini bulacaksın "kalbinden başka bir şeyi izleme" ve çabalarsan bunu yapabilirsin senden tek istediğim oğlum tatmin olmandır. |
||
|
||
| Sinead O'Connor - Nothing compares to you bu 15 gün ve 7 saattir böyle aşkını uzaklaştırdığından beri her gece dışarı çıkarım ve bütün gün uyurum aşkını uzaklaştırdığından beri gittiğinden beri istediğim herhangi bişeyi yapabilirim seçtiğim herhangi birini görebilirim akşam yemeğini sıradışı bi restaurantta yiyebilirim ama hiçbirşey söyledim bu kederi hiçbirşey uzaklaştıramaz çünkü hiçbirşey kıyaslanamaz hiçbirşey seninle kıyaslanamaz sen burada olmadığında burası çok yalnız şarkı söylemeyen bir kuş gibi hiçbirşey durduramaz bu yalnız akan gözyaşlarını söyle bana bebeğim nerede yanlış yaptım etrafta gördüğüm her erkeği kollarımın arasına alabilirdim ama onlar hep seni hatırlatır doktora gittim ve tahmin et bana ne dedi tahmin et ne dedi? o dedi ki kızım eğlenmeye çalışman daha iyi olur ne yaptığın önemli değil ama o bi aptal çünkü hiçbirşey kıyaslanamaz hiçbirşey seninle kıyaslanamaz bütün diktiğin çiçekler arka bahçede sen gittiğinde hepsi öldü biliyorum bebeğim seninle yaşamak bazen zor oluyor ama ona başka bir deneme şansı tanımayı arzuluyorum hiçbirşey kıyaslanamaz hiçbirşey seninle kıyaslanamaz |
||
|
||
| Tek Bir Çeşit & Placebo Dünyanın tepesinde hiçbir işin hallolmaz Sohbet soğuktur ve bayar Gökyüzünün yıkıldığını görmüyor musun Çünkü ben dünyanın tepesindeyim Arka sıralarda otururdum ben Sessiz kalıp aptalı oynuyordum Gökyüzünün yıkıldığını görmüyor musun Çünkü arka sıralardan geliyorum ben Ve ben oyum Ben Ben tekim Ben, ben, ben, ben Bir yarıştayım o da vakit öldürme Seninkine ihtiyacım yok,benimkiyle idare ederim Gökyüzünün yıkıldığını görmüyor musun Çünkü ben yarıştayım ve gayet iyiyim, teşekkürler İkinin biri, kimse evde yok Kalabalıkta hala yalnızım Gökyüzünün yıkıldığını görmüyor musun Çünkü sahip olduğum tek şey bir çeşit Ben tekim Ben Ben tekim Ben, ben, ben, ben Rahimde boşluğa Denemek istiyorum ama sıkılıyorum Gökyüzünün yıkıldığını görmüyor musun Çünkü rahimden çıktım, boşluğa düştüm Ben tekim Ben Ben tekim Ben, ben, ben, ben Dünyanı tepesinde hiçbir işini yaptıramazsın |
||
|
||
Oyun Hamuru & Placebo ![]() Güzellik başka bir gençlik rüyasında Özgüven için ruhunu satmayan Oyun hamuru olmayan Güzellik tutkudadır ve kurtulan tüm inatçı ruhlarda Özgüven için ruhunu satmayan Oyun hamuru olmayan Kendin gibi olmayı unutma Güvenebileceğin tek şey, hiç bir şeye güvenemeyeceğindir Ruhunu özgüven için satma Oyun hamuru olma.. Kendin gibi olmayı unutma Ve kendin gibi olmayı unutma Kendin gibi... |
||
|
||
Slave To The Wage & Placebo ![]() Tüm can sıkıntılarından kaç Tüm o***puluklarından kaç ve Endişelerine, kaygılarına el salla Tek gereken bir karar Çok cesaret ve birazcık vizyon Endişelerine, kaygılarına el sallamak için Bu farelerin denemesi için bir labirent Bu bir yarış, fareler için bir yarış Farelerin ölmesi için bir yarış Bu bir yarış, fareler için bir yarış Farelerin ölmesi için bir yarış Maggie`nin çiftliğinden bıkıp usanmışlar O şirret bir kadın; endişelerine, kaygılarına Kırık kollarıyla el sallayan Bu farelerin denemesi için bir labirent Bu bir yarış, fareler için bir yarış Farelerin ölmesi için bir yarış Bu bir yarış, fareler için bir yarış Farelerin ölmesi için bir yarış Yanıp yok ol Kaç... |
||
|
||
| Palyaço Pierrot & Placebo(Pierrot the Clown) Beni yatakta düşlerimle bırak Seninle yarın görüşürüz Sonraki round için Bu sahneyi zihnine kazı Ve yaralar iyileşirken Şişler inerken Eğer olurda bulunursam Bu şehrin merkezinde ya da banliyölerinde Mutlaka uğra Ben keder içinde yüzüyor olacağım Kaşlarımı çatacağım Tıpkı palyaço pierrot gibi Seni körfezde kötü benzetmişler Hiç bu kadar sığ görmemiştim seni Ya da bu kadar bronz Tüm söylediklerini hatırla Sözlerin nasıl da boş çıktı Beni yere fırlatırken Ve eğer yolun düşerse Bu kasabanın Arka sokaklarına, çıkmazlarına Bana uğramayı unutma Acınası durumda olacağım Kaşlarımı çatacağım Palyaço pierrot gibi Düşlerimde senin dudaklarını görüyorum Düşlerimde senin öpüşünü görüyorum Düşlerimde senin yumruklarını görüyorum Yumruklarını, yumruklarını Beni yatakta bırak, kanarken Seninle görüşürüz yarın burada Bir sonraki round için Bu sahneyi zihnine kazı Yaralarım iyileşirken Şişler de inecekler Eğer olurda bulunursan Bu şehrin merkezinde ya da banliyölerinde Mutlaka uğra Ben keder içinde yüzüyor olacağım Kaşlarımı çatacağım Tıpkı palyaço pierrot gibi Palyaço pierrot gibi ![]() |
||
|
||
| Uzay Maymunu & Placebo Uzay maymunu olması gereken yerde Bir roketin içinde, sesin olduğu gezegene gidiyor Aya yollanıyor, domino taşlarını iterek Ve nüfus %100 artıyor Uzay maymunu olması gereken yerde Uyuşturucu isteği ve mary'nin resmiyle birlikte Benim şenliğimin içinde bir kolu çekiyor Derece yüze kadar çıkıyor Beraber yan yanayız Beni etkilemek için doğmuş Onun içinde öldüm Uzay maymunu olması gereken yerde Altın çerçeveler içinde yığınla yalanla birlikte Tamamen gösterişli belalı bir yoldan Gözüne dürterek yukarıya doğru çıkıyor Beraber yan yanayız Beni etkilemek için doğmuş Onun içinde öldüm Bu kutsallıktan çok uzak Asla onu kandırma Ve asla beni bırakma Daha önce bıraktığın gibi Uzay maymunu olması gereken yerde Birkaç serbest çağrışım ve kafasındaki delikle birlikte Benim şenliğimin içinde, bir kolu çekiyor Derece 100'e kadar çıkıyor Beraber yan yanayız Beni etkilemek için doğmuş Onun içinde öldüm Bu kutsallıktan çok uzak Asla onu kandırma Ve asla beni bırakma Daha önce bıraktığın gibi |
||
|
||
| ellerinize sağlık iyi olmuş bu ama buna ait bir bölüm açsan çok daha ii olacak çünkü bütün şarkıları üst üste eklemek biraz zor oluyor okuması da zor oluyor | ||
|
||
| Beni Koru (Protege Moi & Placebo) Bu kırgınlığın, yorgunluğun anı Hastalık yayılıyor Parti bitti iniyoruz Nedeni korkutan düşünceler Kısık gözler, gri suratlar Yatağımızın hayaletleri ortaya çıkar Ev dediğimiz harabenin Parmaklıklarını açarız İstediğim şeyden beni koru Biz kaderin oyuncaklarıyız Parıltılı sabahtaki Güzel dakikalarımızı hatırlıyor musun Ve şimdi ikimizde yalnızız Hiçbir şey yapmadığımız zamanda Sevme hayallerimizi kaybetmişiz Ve bize ağlayacak bir hayat bırakmışız Ve şimdi ikimizde yalnızız |
||
|
||
| Tool&Parabola Bu andan önce ne oldu yalınca hatırlıyoruz Burda olmayı nasıl seçtiğimizi, sıkı tutun, içerde kal içerde Bu kutsal gerçeklik, kutsal deneyim Burda olmayı seçtiriyor Bu vücut, beni tutuyor. benim yalnız olmadığımı hatırlat bana Bu vücut, beni tutuyor. sonsuzu hissettir. bütün bu acılar yanılsama Canlıyım ben Bu kutsal gerçeklikte, bu kutsal deneyimde. burda olmayı seçtik Bu vücut, beni tutuyor. benim yalnız olmadığımı hatırlat bana Bu vücut, beni tutuyor. sonsuzu hissettir. bütün bu acılar yanılsama Bu tanıdık olayın etrafında dönüyorum Her yeni deneyimin etrafına ağ örüp dokuyorum. Bunu bir hediye olarak kabul et ve bu şansı kutla Canlı olup nefes almanın Bu vücut beni tutyor, bana ölümlülüğümü hatırlatıyor Bu anı kucakla, hatırla. biz sonsuzuz Ve bütün acılar yanılsama... |
||
|
||
| Tool &Sober Hemen önümde bir gölge var Attığım her adımı kefenliyor Her sözü boşaltıp Her parmağı üzerime doğrultuyor Beni avlayacak bi kahya gibi bekliyor Kalan parmakları üzerinde dikilip Sadece kutsal oğul geldiği için Şimdi "yapmalı mıyız?" yolunu katlet İsa lanet olası ıslığı çalmıyor musun? Bişey? fakat geçmiş bitmiştir İsa lanet olası ıslığı çalmıyor musun? Bişey? fakat geçmiş bitmiştir Neden biz ayık olamıyoruz? Sadece en baştan başlamak istiyorum Neden sonsuza dek içemiyoruz? Sadece en baştan başlamak istiyorum Ben sadecedeğersiz bi yalancıyım Sadece bi embesilim Sadece kafanı karıştırcam Bana güven ve düşebildiğince düş İçinde bi merkez bulacağım Onu çiğneyip terkedeceğim Seni yükseltmeye çalışlacağım, Sadece düşmeni sağlayacak kadar.. Anne marie fısıldamıyor musun? Bişey? fakat geçmiş bitti Anne marie fısıldamıyor musun? Bişey? fakat geçmiş bitti Neden biz ayık olamıyoruz? Sadece en baştan başlamak istiyorum Neden sonsuza dek uyuyamıyoruz? Sadece en baştan başlamak istiyorum Ben sadece değersiz bi yalancıyım Sadece bi embesilim Sadece kafanı karıştırcam Bana güven ve düşebildiğince düş İçinde bi merkez bulacağım Onu çiğneyip terkedeceğim Bana güven bana güven Neden biz ayık olamıyoruz? Sadece en baştan başlamak istiyorum Neden sonsuza dek uyuyamıyoruz? Sadece en baştan başlamak istiyorum İstiyorum, istediğimi istiyorum |
||
|
||
| Tool &10,000 Gün (Marie İçin Kanatlar Bölüm 2) Biz hikayeleri dinler ve duygusallaştırırız Kahramanımıza giden yolu nasıl izlediğimize dair Nehirlerin çoştuğu gün, Nurumuzun yüksekliğine nasıl çıktığımızla övünürüz Kurtarıcımızın kollarına giden yola Nasıl kılıf uydurduğumuzu dinle Tüm sınavları, tüm dertleri solduruyoruz Aslında hiçbirimiz orada bulunmadık, Senin olduğun gibi... Cahiller var cemaatte Şefkat kusarak toplandılar Beni ayırarak... Hiçbiri üzerine bir mum bile tutamaz Seçimleriyle körleştiler İkiyüzlüler göremez... Fakat hain yahuda topluluğu yeter Senin tek aydınlanan olduğunu kim inkar edebilrdi ki? Senin küçük kutsal parçan. Senin geçmişini üzerime tutan o küçük ışığım Parlamasına izin vereceğim Yolunda güvenle gitmene rehberlik etmesi için. Evine giden yoluna... Oh, ışıklar söndüğünde ne yapacaklar? Senin rehberliğin olmadan söz verilmiş topraklara nasıl varacaklar? Nehirler çıldırdığında ne yapacaklar? Sürekli titremekten başka? Yol yüksekte, Fakat gözümüz zeminin üzerinde Sen ışık ve yolsun Bunu sadece okuyacaklar Tanrı bilir sadece dua ediyorum Yükseleceğin zaman için. Ateşin içinde 10.000 gün çok fazla Evine dönüyorsun Sen başını dik tutabilen tek kişisin Yumruğunu salla ve söyle kapılara: "işte eve geldim..." Kutsal oğul ve babanın ruhunu alıp getirdim Onlara inançlarının savunucusunun yükseldiğini söyle. "bu tam zamanı, Bu benim zamanım, Bana ver, Bana kanatlarımı ver......!" Bana ver (Bana kanatlarımı ver) Sen onların sadece okuduğu, Yolsun, ışıksın... Beni yolumda ve kibirli kıl İnanmayanların kanıtlarının ağır yükü. Sen benim şahitimdin, gözlerimdin, delilimdin Judith marie, kayıtsız biri Gün ışığı loş, soğuk bir ışık bırakıyor Bu ışıkta seni görmek zor Lütfen bu küstah teklifimi affet Yaratıcının yüzünü görmelisin Gözlerine bak Gözlerine bak ve de ki "ben bi yalanı yaşamadım, hiç hayat almadım, Ama kesinlikle birini kurtardım.." Tanrı'ya şükür Beni evime getirmenin vakti geldi... |
||
|
||
| Tool & Cry For You you know i can't believe you -sana inanamadığımı biliyorsun all the things you say they're not true whoooo -söylediğin hiçbir şey doğru değil but i fear i can't just leave you -ama korkarım seni terk edemiyorum all i feel is that i need you my love -tek hissettiğim, sana ihtiyaç duyduğum, aşkım this is all my spirit can take -bütün bu ruhum daha fazla kabullenemiyor any more and i will surely meet decay -ve kesinlikle bir çöküşe uğrayacağım won't you reach out and touch my heart ache -elini uzatıp benim kalp acıma dokunmayacak mısın? feel it beating please don't throw it away -lütfen atışını hisset ve uzaklara fırlatma i can't believe your careless lies -düşüncesiz yalanlarına inanamıyorum your burning eyes pass through me -yanan gözlerin içime işliyor i never thought our love would die -hiç aşkımızın öleceğini düşünmedim but how could i, i could not see -ama nasıl, nasıl göremedim. baby girl you know i need you -bebeğim sana ihtiyacım var biliyorsun can't believe that you would leave me this way -beni böyle terk edeceğine inanamıyorum if my pain will not appease you so it please you -eğer acım seni yatıştırmayacaksa, seni memnun eder i've got nothing to say -söyleyecek bir şeyim yok i now begin to realize -şimdi anlamaya başlıyorum you're not the girl i once knew -sen önceden tanıdığım bir kız değildin but deep beneath those eyes resides that dying part of you (of you) - ama bu gözlerın derınlıklerınde hapsettım ölen kısmını i will cry, cry for you (for you) senin için ağlayacağım i will cry, cry for you -senin için ağlayacağım curtains drawn you, shut the moon out as though it were bright as sun in the day -perdeler seni boğuyor , ayın girmesini engelliyor güneş gibi parlaktı oysaki. while we crawl through the dimensions in your head you would show me a way -başının içinde sürünürken bie bir yol gösterecekti i can't believe your careless lies -düşüncesiz yalanlarına inanamıyorum your burning eyes pass through me -yanan gözlerin içime işliyor i never thought our love would die -hiç aşkının öleceğini düşünmedim but how could i, i could not see -ama nasıl nasıl göremedim. see for you -senin için gördüm i will cry, cry for you -senin için ağlayacağım |
||
|
||
| Tool & Right in Two Melekler safa durmuş Şaşırmış ve bulanık kafalılar Neden baba bu insanlara özgür irade verdi? Şimdi hepsi karışmış Bu konuşan maymunlar eden(Adem-havva'nın yaşadığı cennet) dolaşmak için uzak olduğunu bilmiyorlar mı? Düzinelerceler bu kutsal bahçede, birsürü yaşlı maymun Burası onları ayırmayı kafana koyduğun yer Ortadan tam ikiye Melekler safdurmuş Şaşırmış ve kafaları karışmış Baba hepsini sebeple kutsadı Ve işte seçtikleri bu Maymunlar öldürüyor maymunlar öldürüyor maymunları yeryüzünün parçaları üstünde Aptal maymunlar sadece başparmaklarıyla onaylıyorlar Ve bir bıçak yapıp, kendilerini birbirlerinden ayırıyorlar Ortadan tam ikiye Ortadan tam ikiye Maymunlar öldürüyor maymunlar öldürüyor maymunları yeryüzünün parçaları üstünde Aptal maymunlar sadece başparmaklarıyla onaylıyorlar, kutlyorlar Ve kardeşlerini düşürüyorlar Bu kadar sapkın nasıl yaşıyorlar,o bir gizem Yeteneğini boşa harcıyanlar bir ucubedir Gözünü cennete dikmek ise, bilinçli zaman kaybı sadece Hepsini kes ve ortadan tam ikiye böl Bulutların üstünde savaş, rüzgarların, gökyüzünün ve Hayatın, kanın, havanın ve ışığın, Aşkın- güneşin, başkasının üstünde savaş Zaman için, tek olan için, yükseliş için savaş ve... Melekler yine safa durmuşlar Sabır ve sebeple çok aman geçmiş Melekler yine safa durmuşlar Ne zaman bu savaşın kuvvetli çekişi sona erecek diye merak ediyorlar Hepsini kes ve ortadan tam ikiye böl |
||
|
||
| Tool&Lateralis Siyah ve ardindan beyaz, tüm gördügüm, çocukken Kirmizi ve siyah ardindan, disima ulastilar Görmeme izin verdiler Altimda, çok üstümde ötemde, hayal ettigim Sebebin hatlarindan ötede yüzü asik Zarfa bas, egik izle Düsünmenin ötesi, analizinin ötesi akli vücuttan ayirir. Sezgimi solduruyor, yapmak zorunda oldugum firsatlari kaybettiriyor Çizginin disina uçma yolum olan animi hissetme istegimi besle Siyah ve ardindan beyaz, tüm gördügüm, çocukken Kirmizi ve siyah ardindan, disima ulastilar Görmeme izin verdiler Burda çok var Ve beni isaret edip çagiriyor Bütün bu sonsuz ihtimallere bakmam için Altimda, çok üstümde ötemde, hayal ettigim Sebebin hatlarindan ötede yüzü asik Zarfa bas, egik izle Düsünmenin ötesi, analizinin ötesi akli vücuttan ayirir. Sezgimi solduruyor, yapmak zorunda oldugum firsatlari kaybettiriyor Çizginin disina çikmak için aanimin tesvik etme istegini besle Raslantiyi kucaklamak için disari ulasiyor Neler olabilecegini kucaklamak için disari ulasiyor Arzumu kucakliyorum Ritmi hissteme arzumu, bagli kalma arzumu Öteki tarafa atlamak ve bir dul gibi aglamak için yeterince arzuluyorum Esinlenmis hissetmek için, gücü kavramak için Güzellige tanik olmak için, çesmede yikanmak için Spiralde sallanmak için Kendii tanriligimizin ve hala insan olmamizin sarmali Zeminin üzerindeki ayağımla kendimi kaybediyorum Seslerin arasında, içini emmek için iyice açıyorum Tenimin ortasından geçtiğini hisediyorum Dışarı ve yukarı ulaşıyorum Rastlantıya ya da beni şaşırtacak herhangi bişeye ulaşıyorum Ve, isteğimizi ve kimsenin olmadığı yere götüren rüzgarı takip ediyorum Ve, kimsenin olmadığı yere gitmek için, en sonuna, spirali süreceğiz |
||
|
||
| Tool & Schism Parçaların tam olarak oturduğunu biliyorum Çünkü onları ayrılırken seyrettim Küfleniyor ve aşınıyor, yapısal farklılık Yan yana duran tertemiz amaç, iki aşık ruhu harekete geçirecek Parçalanma devam ederken bizim iletişimimizi test ediyor Bizim ateşimizi yakan nur aynı zamanda aramızdaki deliği açıyor bundandır ki Biz bir sona ulaşamıyoruz, iletişimimiz sakat kalıyor.. Parçaların tam olarak oturduğunu biliyorum Çünkü onları parçalanırken seyrettim Suçlu yok, suçlanacak kimse yok, bu parmağımı birine sallamak istemediğim Anlamına gelmiyor, diğerini suçla, tapınağın alaşağı olduğunu seyret Parçaları bir araya getirmek için, iletişimi yeniden keşfet.. Şiir köşelerin arasından gelir Ve etrafında çember çizmeye değerdir Güzelliği uyumsuzlukta bul Parçaların bir arada olduğu (Birbirine uyduğu) zamanlar vardı Fakat ben onları ayrılırken seyrettim Küfleniyor ve aşınıyor, imrenmelerimizle boğazladık İkinci tahminlerimizin tehlikesini bilmek için yeteri kadar matematik öğrendim Biz büyümedikçe parçalanma kaçınılmaz, ve iletişimimizi güçlendir Buz kesen sessizliklerin Aşık oldukları kardeş oldukları varsayılanlar arasındaki Her türlü şefkati merhameti köreltme eğilimi vardır Parçaların tam olarak oturduğunu biliyorum |
||
|
||
| Tool & Stinfist İnkar edilemez ikilem Can sıkıntısı ağır bir yük değil Bunu herkes kaldırabilmeli Kararlı tahrikler beni hissizleştiriyor Ama seni başka bir şekilde istemezdim Yeterli değil Fazlasına ihtiyacım var Hiçbişey tatmin etmiyor gibi Bunu istemiyorum Sadece ihtiyacım var Nefes almaya, hissetmeye, canlı olduğumu anlamaya Sınır hattının içinde bir parmak Beni sevdiğini ve birbirimize ait olduğumuzu gösteriyor Rahatla etrafında dön ve elimi tut Değiştirmene yardım edebilirim Yorgun zamanlar zevkin içinde Kelimeyi söyle ve olalım Kendi yolumuzda Karışım ve denge Acı ve rahatlık Senin içinde derinlerde Beni başka bir şekilde istemiyeceğin zamana kadar Yeterli değil Fazlasına ihtiyacım var Hiçbişey tatmin etmiyor gibi Bunu istemiyorum Sadece ihtiyacım var Nefes almaya, hissetmeye, canlı olduğumu anlamaya Sınır hattının içinde bir parmak Biraz acıtabilir fakat bu senin alışabileceğin bişey Rahatla, ve sıvış Hüzünle alakalı bişey Bişeylerin bu şekilde olduğu hakkında Herşeyden duygusuzlaştırılmış Ne ince fikri oldu? Eğer gerçekten hiçbir şey hissetmiyorsam Nasıl bişeyler anlam ifade eder ki bana? Bi şeyler hissedene kadar Kazmaya devam edicem Sınır hattının içinde bir dirsek Beni sevdiğini ve birbirimize ait olduğumuzu gösteriyor Sınır hattını içinde bir dirsek Rahatla etrafında dön ve elimi tut |
||
|
||
| The Cardigans & Paralyzed This is where your sanity gives in Bu senin aklını verdiğin yerdir and love begins Ve aşk başlar Never lose your grip Asla kontrolünü kaybetme don't trip uçma don't fall düşme you'll lose it all herşeyi kaybedeceksin The sweetest way to die en tatlı ölüm şekli It lies deep inside içinde derinlerde yatar you can not hide saklanamazsın it's the meanest fire bu en acımasız ateş Oh, it's a strange desire evet bu garip bir tutku you can not lie yalan söyleyemezsin that's a needless fight bu gereksiz bir dövüş This is where your sanity gives in bu senin aklını verdiğin yerdir and love begins ve aşk başlar Never lose your grip asla kontrolünü kaybetme don't trip uçma don't fall düşme you'll lose it all hepsini kaybedeceksin The sweetest way to die en tatlı ölüm şekli When your blood runs dry kanın kuruduğunda you're paralyzed felç olursun it will eat your mind bu aklını yiyecek Did you hold it back geride tuttun mu It comes to you in slow attacks yavaşça gelir bu It's the meanest fire en acımasız ateş |
||
|
||
| System Of A Down & Psycho Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokain Yüksekte yapıyor saklıyorsun Gerçeği istiyorum git dur Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokain Yüksekte yapıyor saklıyorsun Gerçeği istiyorum düşün ve dur Dur gözlerine akıyorum Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokain Yüksekte yapıyor saklıyorsun Gerçeği istiyorum git dur Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokain Yüksekte yapıyor saklıyorsun Gerçeği istiyorum düşün ve dur Dünyayı durdur Dur ve en azından izle damlayan vücudunu Zamanla Bakmanı istiyorum göster Gerçeği yapmak için çabala zamanla Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokain Yüksekte yapıyor saklıyorsun Gerçeği istiyorum git dur Sapık popçu kokainci çılgın Sapık popçu kokain Gerçeği istiyorum düşün ve dur Dur gözlerine akıyorum Dünyayı durdur Acele et ve en azından damlayan canımı izle Zamanla Sapık popçu kokainci çılgın Bakmanı istiyorum göster Gerçeği yapmak için çabala zamanla Sapık popçu kokainci çılgın System Of A Down & Soldier Side Dead men lying on the bottom of the grave. Ölü adam mezarın altında yatıyor. Wondering when Savior comes Kurtarıcının ne zaman geleceğini merak ediyor Is he gonna be saved? Acaba kurtulabilecek mi? Maybe You're a sinner into your alterning life Belki bir günahkarsın değişen hayatında Maybe you're a joker, maybe you deserve to die Belki bir şakacısın,belki de ölmeyi hak ediyorsun They were crying when their sons left Oğulları ölünce ağlıyor onlar God is wearing black Tanrı kara giyiniyor He's gone so far to find no hope O çok uzaklara gitti hiç umut bulamamak için He's never coming back Geri gelmez They were crying when their sons left Oğulları ölünce ağlıyor onlar All young men must go Tüm genç adamlar gitmek zorunda He's come so far to find the truth O çok uzaktan geliyor gerçeği bulmak için He's never going home Evine dönmez Young men standing on the top of their own graves Genç adam kendi mezarlarının tepesinde duruyor Wondering when Jesus comes İsa'nın ne zaman geleceğini merak ediyor Are they gonna be saved? Acaba kurtulabilecekler mi? Cruelty to the winner, Bishop tells the King his lies Zalimlik kazanana,Bishop krala yalanlarını anlatıyor Maybe you're a mourner, maybe you deserve to die Belki yastasın,belki de ölmeyi hak ediyorsun They were crying when their sons left Oğulları ölünce ağlıyor onlar God is wearing black Tanrı kara giyiniyor He's gone so far to find no hope O çok uzaklara gitti hiç umut bulamamak için He's never coming back Geri gelmez They were crying when their sons left Oğulları ölünce ağlıyor onlar All young men must go Tüm genç adamlar gitmek zorunda He's come so far to find no truth O çok uzaktan geliyor gerçeği bulmak için He's never going home Evine dönmez Welcome to the Soldier Side Askerler tarafına hoşgeldiniz There's no one here but me.. Burda kimse yok,sadece ben.. People all grow up to die İnsanlar ölmek için büyürler There is no one here but me.. Burda kimse yok,sadece ben.. Welcome to the Soldier Side Askerler tarafına hoşgeldiniz There is no one here but me.. Burda kimse yok,sadece ben.. People on the Soldier's Side Asker tarafındaki insanlar.. There's no one here but me.. Burda kimse yok,sadece ben.. |
||
|
||
| System Of A Down & Aerails Antenler Life is a waterfall, Hayat bir şelaledir, We're one in the river, Nehirde tek başımızayız And one again after the fall Ve düşüşten sonra yine tek başımızayız Swimming through the void Boşluğa doğru yüzüyoruz. We hear the word, Kelimeyi duyarız, We lose ourselves, Kendimizi kaybederiz, But we find it all. Ama onu tamamen buluruz. Cause we are the ones that want to play, Çünkü hareket etmek isteyen birileriyiz. Always want to go, Herzaman gitmek isteriz, But you never want to stay, Ama siz asla kalmak istemezsin And we are the ones that want to chose, Ve biz seçmek isteyenlerdeniz, Always want to play, Herzaman oynamak isteyeniz But you never want to lose. Ama asla kaybetmek istemezsiniz. Aerials, in the sky, Antenler,gökyüzünde When you lose small mind, Küçük hafızanı kaybettiğinde You free your life. hayatını özgür bırakırsın. Life is a waterfall, Hayat bir şelaledir, We drink from the river, Biz nehirden su içeriz Then we turn around and put up our walls. Sonra arkamızı döner ve duvarlarımızı inşa ederiz Swimming through the void Boşluğa doğru yüzerken We hear the word, Kelimeyi duyarız, We lost ourselves, Kendimizi kaybederiz, But we find it all. Ama onu tamamen buluruz. Cause we are the ones that want to play, Kımıldamak isteyen birileri olduğumuz için Always want to go, Herzaman gitmek isteriz, But you never want to stay, Ama sen asla kalmak istemezsin And we are the ones that want to chose, Ve biz seçmek isteyenlerdeniz, Always want to play, Herzaman oynamak isteyeniz But you never want to lose. Ama asla kaybetmek istemezsiniz. Aerials, in the sky, Havada,gökyüzünde When you lose small mind, Küçük hafızanı kaybettiğinde You free your life. hayatını özgür bırakırsın. Aerials, so up high, Havada,çok yükseklerde When you free your eyes, Gözlerini özgür bıraktığında, Eternal prize. Sonsuz ödül Aerials, in the sky, Havada, gökyüzünde, When you lose small mind, Küçük hafızanı kaybettiğinde You free your life. Hayatını özgür bırakacaksın Aerials, so up high, Havada,Çok yükseklerde When you free your eyes, Gözlerini özgür bıraktığında Eternal prize. Sonsuz Ödül System Of A Down&Chop Suey Wake up Uyan Grab a brush and put a little makeup Bir fırça kap ve biraz makyaj yap Grab a brush and put a little Bir fırça kap ve biraz Hide the scars to fade away the shakeup Yara izlerini gizle yavaş yavaş kaybolup düzelmek için Hide the scars to fade away the Yara izlerini gizle yavaşça kaybolmak için Why'd you leave the keys upon the table? Neden anahtarları masanın üzerinde bıraktın? Here you go create another fable Yeni bir fabl yaratmaktasın You wanted to İstedin Grab a brush and put a little makeup Bir fırça kapıp biraz makyaj yapmayı You wanted to İstedin Hide the scars to fade away the shakeup Yara izlerini gizle yavaş yavaş kaybolup düzelmek için You wanted to İstedin Why'd you leave the keys upon the table, Neden anahtarları masanın üzerinde bıraktın? You wanted to İstedin I don't think you trust Güvendiğini sanmıyorum In, my, self righteous suicide Benim, kendimce dürüst intiharıma I, cry, when angels deserve to die, Die, Ağlarım, melekler ölmeyi hak ettiğinde, Ölmeyi, Wake up Uyan Grab a brush and put a little makeup Bir fırça kap ve biraz makyaj yap Grab a brush and put a little Bir fırça kap ve biraz Hide the scars to fade away the Yara izlerini gizle silmek için Why'd you leave the keys upon the table? Neden anahtarları masanın üzerinde bıraktın? Here you go create another fable Hadi yeni bir fabl yarat You wanted to İstedin Grab a brush and put a little makeup Bir fırça kapıp biraz makyaj yapmayı You wanted to İstedin Hide the scars to fade away the shakeup Yara izlerini gizle yavaş yavaş kaybolup düzelmek için You wanted to İstedin Why'd you leave the keys upon the table, Neden anahtarları masanın üzerinde bıraktın? You wanted to İstedin I don't think you trust Güvendiğini sanmıyorum In, my, self righteous suicide Benim, kendimce dürüst intiharıma I, cry, when angels deserve to die, Die, Ağlarım, melekler ölmeyi hak ettiğinde, Ölmeyi, In my, self righteous suicide Benim kendimce dürüst intiharıma I, cry, when angels deserve to die Ağlarım, melek ölmeyi hakettiğinde Father, Father, Father, Father Tanrım, Tanrım, Tanrım, Tanrım Father into your hands I commend my spirit Tanrım Senin ellerine ruhumu emanet ediyorum Father into your hands, Tanrım senin ellerine, Why have you forsaken me Neden beni terk ettin, In your eyes forsaken me, Gözlerinde beni terk ettin, In your thoughts forsaken me, Düşüncelerinde beni terk ettin, In your heart forsaken, me oh, Kalbinde beni terk ettin, beni ah, Trust in myself righteous suicide Benim kendimce dürüst intiharıma güven I, cry, when angels deserve to die, Ağlarım, melekler ölmeyi hak ettiğinde In my self righteous suicide, Benim kendimce dürüst intiharıma I, cry, when angels deserve to die. Ağlarım, melekler ölmeyi hak ettiğinde |
||
|
||
| System Of A Down - Violent Pornography Everybody, everybody, everybody living now. Herkes, herkes, herkes şimdi yaşıyor Everybody, everybody, everybody f**ks. Herkes, herkes, herkesi beceriyor Everybody, everybody, everybody living now. Herkes, herkes, herkes şimdi yaşıyor Everybody, everybody, everybody s**ks. Herkes, herkes, herkes yalıyor. Everybody, everybody, everybody living now. Herkes, herkes, herkes şimdi yaşıyor Everybody, everybody, everybody cries Herkes, herkes, herkes ağlıyor Everybody, everybody, everybody living now. Herkes, herkes, herkes şimdi yaşıyor Everybody, everybody, everybody dies. Herkes, herkes, herkes ölüyor It's a non-stop disco Bu durmayan bir disko Bet you it's nabisco, Seninle iddaya varım bu nabisco, Bet you didn't know Bahse girerim , bilmiyordun Bet you didn't know Bahse girerim , bilmiyordun It's the violent pornography! Bu vahşi pornografidir Choking chicks and sodomy! Güzel kızları boğmak ve erkekler arası anal birleşme The kinda s**t you get on your tv! Çocuklar size sizin televizyonunuzda s*çarlar It's on the tv. Bu televizyonda It's on your tv. Bu televizyonda Turn off the tv. Televizyonu kapa Can you say brainwashing? Beyin yıkamayı göremiyor musun? It's a non-stop disco. Bu durmaksızın bir disko |
||
|
||
| System Of A Down - Lonely Day Such a lonely day Öylesine yalnız bir günki And its mine ve o benimki The loneliest day of my life hayatımın en yalnız günü Such a lonely day Öylesine yanlız bir gün ki Should be banned Yasaklanmış olmalıydı It's a day that I can't stand Ayakta kalamadığım bir gün The most loneliest day of my life Hayatımın en en yalnız günü The most loneliest day of my life Hayatımın en en yalnız günü Such a lonely day Öylesine yanlız bir günki Shouldn't exist Var olmamalı It's a day that I'll never miss Asla özlemeyeceğim bir gün Such a lonely day Öylesine yanlız bir günki And its mine ve o benimki The most loneliest day of my life hayatımın en yalnız günü And if you go, I wanna go with you Ve eğer gidersen seninle gitmek istiyorum And if you die, I wanna die with you Ve eğer ölürsen seninle ölmek istiyorum Take your hand and walk away Elini çek ve kaç The loneliest day of my life hayatımın en yalnız günü The most loneliest day of my life hayatımın en en yalnız günü The most loneliest day of my life hayatımın en en yalnız günü Life hayat Such a lonely day Öylesine yanlız bir günki And its mine ve o benimki It's a day that I'm glad I survived hayatta kalmayı başarıp memnun olduğum bir gün |
||
|
||
soad
|
||
|
||
| bi System parça sözleride benden HOLY MOUNTAİN Soad sevenlerin çoğu “ben onların politikasına değil, şarkılarına bakıyorum” savunmasını yaparlar, ancak artık bu savunmaları da bitti. Çünkü politikalarını şarkılarına da açık açık yansıtmaya başladılar. Daha önceden üstü kapalı olarak Türkiye’ye yapılan saldırılar artık apaçık yapılmaktadır. Bunun en önemli belgesi de Holy Mountains şarkısıdır. Şarkı hakkında yorum yapmadan önce isterseniz sözlerini vereyim. Holy Mountains (Kutsal Dağlar) Onların akıldan çıkmayan görünüşlerini hissedebiliyor musun? Onların akıldan çıkmayan görünüşlerini hissedebiliyor musun? Yalancı, Katil, Şeytan Aras Nehri’ne dön Birinin anlamsız bakışları kendini savaşta hissetti Yalancı, Katil, Şeytan Aras Nehri’ne dön Özgürlük, Özgürlük, Özgürüz, Özgürüz Kutsal dağları duyabiliyor musun? Yalancı, Katil, Şeytan Aras Nehri’ne dön Biri hepsini kana boyayın dedi… öldürün dedi onları Yalancı, Katil, Şeytan Aras Nehri’ne dön Özgürlük, Özgürlük, Özgürüz, Özgürüz Onların hepsi geri döndü Dağın yamacında dinleniyorlar Öğrendik ki sizde hiç Gurur yokmuş, katiller, i.neler Aras Nehri’ne dönün Onların hepsi geri döndü Dağın yamacında dinleniyorlar Öğrendik ki sizde hiç Gurur yokmuş, katiller, i.neler Aras Nehri’ne dönün Özgürlük, Özgürlük, Özgürüz, Özgürüz ———- Evet görüyorsunuz ya, bizlere demediklerini bırakmamışlar. Faşizme karşı bir tutum sergilediklerini söyleyen grup üyeleri apaçık Ermeni Faşistliği yapmaktadırlar. Üstelik şarkı sözlerinde ithamda bulundukları kişiler de bizim atalarımızdır! Birinci Dünya Savaşı’nda bu ülke için çarpışan atalarımıza karşı yapılan büyük bir hakarettir. Şarkı sözlerine bakıp, politikaları ile ilgilenmeyenlere duyurulur. Ne dinlediğinizi bilin! bu ve bütün soad paylaşımları kötü paylaşım anti-harikasın dostum Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın |
||
|
||
| tüm site ve ben öğrenmiş olduk | ||
|
||
bu ve bütün soad paylaşımları kötü paylaşım anti-harikasın dostum ![]() Beni bu sıfatın içine kimse dahil edemez, Atatürkçülüğü ve ilkelerini kimse bana öğretemez. Bilgilendirmen için teşekkürler |
||
|
||
| Radiohead &I Might Be Wrong Yanlış Olabilirim Yemin edebilirim Üzerime doğru gelen bi ışık gördüm Düşünürdüm Düşünürdüm Gelecek kalmadı Düşünürdüm Kendini aç Haydi şelaleden aşağı doğru inelim Güzel anları düşün Asla arkana bakma Asla arkana bakma Ne yapardım? Ne yapardım? Sana sahip olmasaydım Kendini aç ve beni içeri al Haydi şelaleden aşağı doğru inelim İyi vakit geçirmemize izin ver Hepsi bu değil Hepsi değil Hepsi değil |
||
|
||
| Radiohead &Idioteque Sığınaktaki kim?,sığınaktaki kim? Önce kadınlar ve çocuklar Önce kadınlar ve çocuklar Kadınlar ve çocuklar Kahkakayla güleceğim aklım çıkıncaya kadar Patlayana kadar yutarım Patlayana kadar.. Patlayana.. Kaybeden sığınak ,kaybeden sığınak Çok fazlasını görmüştüm Ben yeterince görmemiştim Sen yeterince görmemiştin Kahkakayla güleceğim kafam çıkıncaya kadar Önce kadınlar ve çocuklar Ve önce çocuklar Ve çocuklar.. İşte yalnızım..zamanın içindeki herşey gibi.. İşte yalnızım..zamanın içindeki herşey gibi.. Buz çağı geliyor,buz çağı geliyor Duymama izin ver her iki tarafıda Duymama izin ver her iki tarafıda Duymama izin ver .. Buz çağı geliyor,buz çağı geliyor Beni Ateşin içine at Beni Ateşin içine at Beni içine at..... (Ateşin) Biz boşuna ortalığı telaşa vermiyoruz Bu gerçekten oluyor,oluyor Boşuna ortalığı telaşa vermiyoruz Bu gerçekten oluyor,oluyor Hareket eden şeylerin girdap şeklinde dönüşü Hareket edenlerin cıvıltısı Parayı al ve koş Parayı al ve koş Parayı al... İşte yalnızım..zamanın içindeki herşey gibi.. İşte yalnızım..zamanın içindeki herşey gibi.. Arka planda : -"çocukların birincisi !!" |
||
|
||
| Radiohead &Karma Police Karma polis Bu adamı tutukla. Matematikle konuşuyor, Bir buzdolabı gibi vızıldıyor, Bozuk bir radyoya benziyor. Karma polis, Verebileceğim her şeyi verdim. Yine de yetmiyor. Verebileceğim her şeyi verdim, Ama hala maaş kuyruğundayız. İşte bu gelir başına, Bizimle uğraşırsan. Sadece bir an için, orada kendimi kaybettim, Kendimi kaybettim. |
||
|
||
| Radiohead & Kid A Uzağa kaydım Küçük beyaz yalan üstünde kaydım Bizim kafamızda bant var Sizin vantriloklarınız var Bizim kafamızda bant var Sizin vantriloklarınız var Yatağımın ucundaki gölgede duruyorum Yatağımın ucundaki gölgede duruyorum Yatağımın ucundaki gölgede duruyorum Yatağımın ucundaki gölgede duruyorum Sıçanlar ve çocuklar beni şehrin dışına kadar takip edin Sıçanlar ve çocuklar beni şehrin dışına kadar takip edin Haydi çocuklar.. |
||
|
||
| Radiohead & Paranoyak Android Lütfen gürültüyü keser misin,kurtulmaya çalışıyorum Kafamın içinde daha doğmamış tavuk seslerinden O ne?(Paronayak olabilirim ama android değilim) O ne?(Paronayak olabilirim ama android değilim) Kral ben olduğumda , sen duvara yapışan ilk sen olacaksın Hiç bir değeri olmayan görüşünle birlikte O ne?(Paronayak olabilirim ama android değilim) O ne?(Paronayak olabilirim ama android değilim) Hırsın seni daha da çirkin kılıyor Hatırlamıyorsun Hatırlamıyorsun Neden adımı hatırlamıyorsun? Kafası gitmiş,adamım Kafası gitmiş Neden adımı hatırlamıyorsun? Bence hatırlıyor Yağ,yağ Yağmur gibi üzerime yağ Çok yükseklerden Çok yükseklerden yükseklerden Çok yükseklerden Çok yükseklerden yükseklerden Buraya kadar bayım Gidiyorsun Domuz derisinin hışırtısı Toz ve bağrışlar Yuppie'lerin şebekesi Panik ve kusmuk Tanrı çocuklarını seviyor, Evet! |
||
|
||
| Radiohead&Optimistic Sinekler başımın etrafında vızıldıyor Akbabalar etrafımı kuşatmış ölücesine Tüm eski parçalar toplanıyor Büyük balık küçüğü yer Büyük balık küçüğü yer Benim problemim değil birazını bana ver İyi olmayı deneyebilirsin,yapabilirsin Denersen iyi olmayı,yapabilirsen Yapabildiğinin en iyisi yeterli iyi olandır Bu kişi iyimser Markete gitti Sadece bataklığın dışına geldi Roketi düşürdü Yemler hayvanlar için Çiftlikteki hayvanlar Denersen iyi olmayı,yapabilirsen Denersen iyi olmayı,yapabilirsen Yapabildiğinin en iyisi yeterli iyi olandır Sana gerçekten yardım etmek istiyorum adamım Sana gerçekten yardım etmek istiyorum adamım Asabi dağıttı kuklayı Sallar cezaevi gemilerinin etrafında Denersen iyi olmayı,yapabilirsen Denersen iyi olmayı,yapabilirsen Yapabildiğinin en iyisi yeterli iyidir Denersen iyi olmayı,yapabilirsen Denersen iyi olmayı,yapabilirsen Dinazorlar dolaşır dünyayı |
||
|
||
| Radiohead & There There Zifiri karanlıkta bahçende dolaşıyorum Kırık ağaç dalları çelme takıyorlar ben konuşurken Çünkü hissediyor olman onun orda olduğunu Göstermez Çünkü hissediyor Olaman onun orda oluduğunu göstermez Her zaman bir deniz yaratığı vardır Sana gemi enkazı şarkısını söyleyen (Ulaşmaya çalışma, ulaşmaya çalışma) Kayalardan uzak dur yürüyen facia oluruz Yoksa (Ulaşmaya çalışma, ulaşmaya çalışma) Sadece hissediyor Olman onun orda oluğunu göstermez (Biri var omzunda) Sadece hissediyor olman Onun orda olduğunu göstermez (Biri var omzunda) Orada orada Neden bu kadar Yeşil ve ıssız? Cennet seni bana gönderdi Biz bekleyen kazalarız Olmak için Biz bekleyen kazalarız Olmak için |
||
|
||
| Radiohead&Where I End And You Begin Aramızda aralık var Tanıştığımız yerde boşluk var Ben bittiğimde,sen başlarsın Bizim için üzgünüm Dünyada dinazorlar dolanıyor Gökyüzü yeşile dönüyor Ben bittiğimde,sen başlarsın Bulutların üstündeyim Bulutların üstündeyim Ve yapamıyorum,aşağı inemiyorum İzleyebilirim ama rol almam Benim bitip senin başladığın yerde Beni bıraktığın yerde, Beni bıraktın O,yeri dolduracak Dalgaları kesmek gibi Suda batan bir ev gibi Seni canlı canlı yiyeceğim Daha fazla yalan olmayacak |
||
|
||
| If youve been hiding from love Eğer aşktan saklanıyorsan If youve been hiding from love Eğer saklandığın aşksa I can understand where youre coming from Nereden geldiğini anlayabilirim I can understand where youre coming from Nereli olduğunu anlayabilirim If youve suffered enough Yeterince acı çektiysen If youve suffered enough Çektiğin acı yettiyse I can understand what youre thinking of Ne düşündüğünü anlayabilirim I can see the pain that youre frightened of Korktuğun acıları görebilirim And Im only here Ve ben buradayım sadece To bring you free love Sana özgür aşkı getirmek için Lets make it clear Daha açıkçası That this is free love Bu özgür aşk No hidden catch Kaçma kovalama yok No strings attached Kayıtsız şartsız Just free love Sadece özgür bir aşk No hidden catch Kaçma kovalama yok No strings attached Kayıtsız şartsız Just free love Sadece özgür bir aşk Ive been running like you Ben de senin gibi kaçıyordum Ive been running like you Tıpkı senin gibi kaçıyordum Now you understand why Im running scared Ama sen anlıyorsun neden korkup kaçtığımı Now you understand why Im running scared Şimdi anlıyorsun korkup kaçmamın nedenini Ive been searching for truth Gerçeği arıyorum Ive been searching for truth Gerçeği arıyorum And I havent been getting anywhere Ve hiçbir yerde bulamıyorum No I havent been getting anywhere Hayır hiçbir yerde bulamıyorum And Im only here Ve buradayım sadece To bring you free love Sana özgür aşkı getirmek için Lets make it clear Daha açıkçası That this is free love Bu özgür aşk No hidden catch Kaçma kovalama yok No strings attached Kayıtsız şartsız Just free love Sadece özgür bir aşk No hidden catch Kaçma kovalama yok No strings attached Kayıtsız şartsız Just free love Sadece özgür bir aşk Hey girl Bak kızım Youve got to take this moment Bu anı almalı Then let it slip away Ve sonra bırakmalısın gitsin Let go of complicated feelings Hadi karmaşık duygulardan uzaklaşalım Then theres no price to pay Ve sonra ödenmesi gereken hiçbir bedel olmasın Weve been running from love Aşktan kaçıyoruz Weve been running from love Aşktan kaçıyoruz And we dont know what were doing here Ve burada ne yaptığımızı bilmiyoruz No we dont know what were doing here Hayır burada ne yaptığımızı bilmiyoruz Were only here Buradayız sadece Sharing our free love Özgür aşkımızı paylaşmak için Lets make it clear Daha açıkçası That this is free love Bu özgür aşk No hidden catch Kaçma kovalama yok No strings attached Kayıtsız şartsız Just free love Sadece özgür bir aşk No hidden catch Kaçma kovalama yok No strings attached Kayıtsız şartsız Just free love Sadece özgür bir aşk depeche mode freelove
|
||
|
||
| Placebo - Running Up That Hill Bu beni incitmez Nasıl hissettımı görmek istıyo musun? Beni incitmedığını bilmek istıyo musun? Benım anlaşmamı bilmek ister mısın? Sen aşiyor olucaksın bu tepeyı Sen ve ben aşiyo olucağiz bu tepeyı Ve | ||