TURKROCKER.com FORUM - ÜLKENİN EN GÜNCEL ROCK-METAL SİTESİ (Arsiv Ana sayfa) => Sinema (Medya)

Konu: Lord Of The Rings

Sayfa: [ 1 ]

nightmare_storm 21.04.2008 13:40:44

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
 Yüzüklerin Efendisi &Yüzük Kardeşliği
Tür : Macera / Fantastik
Gösterim Tarihi : 21 Aralık 2001
Yönetmen : Peter Jackson
Senaryo : Philippa Boyens , Peter Jackson , J.R.R. Tolkien (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Andrew Lesnie
Müzik : Howard Shore ,  Enya
Yapım : 2001, Yeni Zelanda / ABD , 178 dk.

Oyuncular :
Ian McKellen (Gandalf the Grey) , Liv Tyler (Arwen Undomiel) , Viggo Mortensen (Aragorn) , Cate Blanchett (Galadriel) , Christopher Lee (Saruman the White) , Ian Holm (Bilbo Baggins) , Elijah Wood (Frodo Baggins) , Sean Astin (Samwise "Sam" Gamgee) , John Rhys-Davies (Gimli) , Hugo Weaving (Elrond) , Billy Boyd (Peregrin "Pippin" Took) , Dominic Monaghan (Meriadoc "Merry" Brandybuck) , Orlando Bloom (Legolas Greenleaf) , Sean Bean (Boromir)

Asırlardır kayıp olan yüzük bulunur ve kaderin garip bir cilvesi sonucu, küçük bir Hobbit olan Frodo'nun eline geçer. İhtiyar Gandalf, bu yüzüğün Kara Lord Sauron'a ait özel yüzük olduğunu anlar. Frodo'nun yapması gereken, Kıyamet'in Çatlakları olarak anılan diyara dalarak epik bir mücadeleye girişmek ve bu yüzüğü ebediyen ortadan kaldırmaktır.
Neyse ki yalnız çıkmayacaktır bu zorlu yolculuğa: Gandalf'ın yanısıra, bir elf olan Legolas, cüce Gimli; izci Aragorn, savaşçı Boromir ve Frodo'nun kendisi gibi Hobbit olan üç arkadaşı Merry, Pippin ve Samwise da onunla gelirler.
Dağlar, ormanlar, kar, kaleler, nehirler ve ovalar boyunca, karşılarına çıkan şeytani güçlere karşı savaşarak ilerler bu grup. Yüzüğü yoketme görevini yerine getirerek, Karanlık Lordlar hükümranlığını içinde bulundukları gerçeklikten silmektir amaçları...

Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın

Yüzüklerin Efendisi& İki Kule
J.R.R. Tolkien'in 3 kitaplık ölümsüz eserinden uyarlanarak bir yılı aşkın süren çekimler sonucu hepsi bir arada çekilen 3 filmden ikincisi olan İki Kule, 2002 Aralık ayında vizyona girmek üzere montajlanıyor ve son rötuşları yapılıyor. İlk film olan Yüzük Kardeşliği Tolkien fanatikleri ve yeni tanışanlar tarafından aynı anda çok beğenilmiş ve yönetmeni Peter Jackson'ı hayranların gözünde zirveye taşımıştı.
İkinci film, ilkinin kaldığı yerden devam ediyor. Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin bu bölümünde, Yüzük Kardeşliği üyelerinin her birinin, kardeşlik bozulduktan sonra başlarına gelenler anlatılıyor. Kahramanlarımız, gruplar halinde Orta Dünya'nın en tehlikeli yerlerinde maceralar yaşayacaklar, yeni kavimler ve çoktan unutulmuş medeniyetlerle tanışacaklar.
Frodo ve Sam, yanlarında zorunlu işbirliği yapacakları eski bir dost(!) olduğu halde Tek Yüzük'ü düşmanın tam kalbine ...ürmeye çalışırken, diğer hobbitler Urukhai'nin elinden kurtulabilecek mi? Karanlık tarafa geçmiş olan Saruman'ın yaptıkları yanına mı kalacak? Gandalf olmadan kahramanlarımızın başarılı olma şansı ne? Büyük karanlığın gelişi ve Yüzük Savaşı'na dek olanların anlatılacağı İki Kule, kuşkusuz üçlemenin en heyecanlı bölümlerinden birini oluşturuyor.




Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın

Yüzüklerin Efendisi& Kralın Dönüşü, Peter Jackson'un yönettiği Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin üçüncü filmidir ve 2003 yılında gösterime girmiştir. J. R. R. Tolkien'in aynı adlı fantezi roman üçlemesinin üçüncü kitabından uyarlanmış olan film, üçlemenin sırasıyla ilk iki filmi olan Yüzük Kardeşliği ve İki Kule filmleri ile eş zamanlı olarak, Yeni Zelanda'da çekilmiştir. Birleşik bütçeleri yaklaşık 270 milyon $ olan filmlerin çekimleri 15 ay, çekim sonrası aşamaları da yaklaşık bir yıl sürmüştür. 11 dalda Oscar ödülü kazanmıştır. En İyi Film Oscar'ını kazanan ilk ve tek fantastik filmdir.Kralın Dönüşü, Peter Jackson'ın üçünü bir arada çekerek sinemaya uyarladığı Tolkien'in ölümsüz eseri Yüzüklerin Efendisi'nin son bölümünü beyazperdeye taşıyor.

Kıyamet günü ortamını yaşayan Orta Dünya'da, Yüzük Savaşı'nın son ve en büyük mücadelesine hoşgeldiniz. Bir yanda güvenilmez Gollum'un rehberlik ettiği yüzük taşıyıcısı Frodo ve yoldaşı Sam, Mordor'a ulaşıp Tek Yüzük'ü yokedebilecekleri tek yere ...ürmeye çalışıyorlar. Diğer yanda Rohan Atlıları ve Ent'lerle güç birliği yaparak Saruman'ı alt etmiş olan Gandalf, Aragorn ve diğer dostlarımız Karanlıklar Efendisi'nin tehtidi altındaki Gondor'a varıp savunmak zorundalar. Gondor'un savunması, hiç kuşkusuz Miğfer Dibi Muharebesi'nden daha kolay olmayacak. Zira Sauron'un orduları çoktan harekete geçmiş durumda. Eğer bunu başarabilirlerse Gondor'u, Isuldur'un kanından gerçek bir Kral ve Kral'ı da daha öncekilerden çok daha çetin savaşların beklediği aşikar.
Yüzük Frodo'yu etkisi altına alıp yeni bir Gollum mu yaratacak? Yüzük Kardeşliği üyelerin Galadriel'in aynasında görmüş oldukları felaket sahneleri gerçek olacak mı? Hobbitköy'ü bekleyen tehlike nedir? Elflerin terkettiği Orta Dünya'da, Sauron yenilse bile İnsanların hükmedeceği yeni çağda Kral kim olacak? Kral, atası Isuldur'un zayıflığını tekrar edecek mi? Ve herşeyden önemlisi Kral, Sauron karşısında muzaffer olacak mı?
Bu ve diğer sayısız sorunun cevabı ile Orta Dünya'nın kaderini, hiç kuşkusuz küçük bir Hobbit'in insanüstü mücadelesinin sonuçları belirleyecek.


2001: National Board of Review - Özel Başarı Ödülü, The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring
2002 - BAFTA - En iyi film, The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring
2004 - Oscar - En iyi yönetmen: The Lord of the Rings: The Return of the King
2004 - Oscar - En iyi görüntü: The Lord of the Rings: The Return of the King





Resimler Deviantart' dan alıntıdır.
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın

nightmare_storm 21.04.2008 14:04:54
Fragman:

Arwen

Undomiel  tap

Enya & May It Be

Enya& Only Time

nightmare_storm 21.04.2008 15:44:43
John Ronald Reuel Tolkien(yazarı)
Görünüşte bir İngiliz Dil Bilimcisi, ama aslında Orta Dünya gibi devasa bir dünyayı tek başına hayal edebilmiş bir idealist. İdealist, çünkü tüm engellemelere ve haksız eleştirilere rağmen düşlemekten asla vazgeçmemiş..

Hayatı
John Ronald Reuel Tolkien 3 Ocak 1892'de İngiliz sömürgesi olan Güney Afrika'nın Bloemfontein şehrinde doğdu. Ronald'ın babası Arthur Tolkien banka müdürü idi ve aslen İngiltere Birmingham'lı olan aile kendilerine yeni bir hayat kurmak amacıyla Güney Afrika'ya yerleşmişti. Fakat iklimin getiridiği olmusuzluklar kısa zamanda anne Mabel'i Ronald ve küçük kardeş Hilary'ide alıp İngiltere'ye dönmeye itti. Aile bir süre sonra baba Arthur'un da dönmesi ile eski günlerine kavuşacaktı. Fakat 15 Şubat 1896'da Güney Afrika'dan Arthur'un ölüm haberi geldi. Bunun üzerine Mebel çocukları alıp küçük bir köy olan Sarehole'a yerleşti. Bu köy Ronald da derin etkiler bırakacak ömrünün kısa bir süresini burda geçirmesine rağmen hayallerinde yarattığı Hobbit diyarı Shire ile defalarca Sarehole'u ziyaret edecekti. Sarehole'da Tolkien'i etkileyen sadece yemyeşil doğası değildi. Köy yakınındaki Moseley Bataklığı, kardeşi Hillary ile her zaman oynamaya gittikleri Cole Bank Road değirmeni ve devamlı kendilerini kovaladığı için "Beyaz Ogr" adını taktıkları değirmencinin oğlu da Ronald üzerinde derin izler bıraktı.
Ronald Birmingham'daki King Edward's Okulu'na başlayınca aile bir kez daha taşınmak zorunda kaldı. Fakat bir süre sonra aile tekrar taşınmak zorunda kaldı ve Ronald yeni taşındıkları Olver Road'a yakın olan St.Philips okuluna verildi. Bir sene sonra burs kazanınca tekrar King Edward's Okulu'na dönen Ronald bir kaç sene sonra 1904 yılında şeker hastalığı yüzünde annesi Mabel'i kaybetti. Bunun üzerine çocuklar teyzeleri Beatrice'in yanına gitti ve Peder Francis Morgan'ın gözetimine verildi. King Edward's Okulu'nda iken Ronald'ın dillere büyük yatkınlığı olduğu ortaya çıktı ve bu dönemlerde Ronald kendine ait bir dili tasarlamaya başladı. Böylece Elf dillerinin temelleri atılmıştı.
Çocukulukdan delikanlılık yıllarına geçerken Ronald'ı etkileyen iki büyük yapı vardı ortudukları Birmingham kentinde. 29 metrelik Perrott's Folly kulesi o yıllara göre olağanüstü büyüklüğü ile Ronald'ın beynine kazınmıştı. 1758 yılında John Perrott tarafından yapılan bu kule tuhaf mimarisi ile "Perrott'un divaneliği" ismini almıştı. Hemen bu kulenin yanında ise bir başka kule vardı. Ve bu İki Kule daha zonra yazacağı The Lord Of The Rings için esin kaynağı oldu. Ronald'ın gençlik yıllarına dair bir diğer önemli not ise Gamgee ismi ile o yıllarda tanışmış olmasıdır. Bu yerel pamuk markası Gamgee, Ronald'ı etkilemiş olmalı ki Frodo'nun sadık dostu Sam'e bu soyadı vermiş.
16 yaşındayken hayatını değiştirecek bir olay oldu ve hayattaki tek gerçek aşkı olan Edith ile tanıştı. Fakat Peder Morgan iki gencin görüşmelerini yasakladı. 1911 yılında Tolkien klasik diller eğitimi almak için Exeter Koleji'ne gitti ve 21 yaşını doldurduğunda hiç bir zaman unutamadığı Edith'i buldu (Söylenir ki Edith ormanda dolaştıkları bir gün onun için dans etmiş ve bu dans genç Tolkien'i çok etkilemiştir). Gençler 22 Mart 1916'da evlendiler. Üstelik Tolkien onu ikinci kez bulduğunda Edith bir başkası ile nişanlıydı.
Bu arada I. Dünya Savaşı başlamıştır. Kısa bir süre sonra Tolkien'de orduya katdı ve Fransa cephesinde savaşı. İki yakın dostunu bu savaşta kaybeden Tolkien çok yakınında patlayan bir bomba yüzünden İngiltere'ye geri döner. Fakat savaş bu genç insan üzerinde unutulmaz etkiler bırakmıştır. Savaştan döndükten sonra hayatının büyük bir kısmını Oxford'da geçirdi. Savaş bittiğinde Tolkien'de Oxford English Dictionary'de iş bulur. 1945 yılında Oxford'da Profesör olmasına kadar geçen zaman içerisinde 4 çocuk sahibi olur. Bu süre içerisinde devasa hayal dünyası Orta Dünya'yı oluşturmaya devam eder. İlk kitabı bir çeviri olan "Sir Gawain and The Green Knight"'ı yayınlanır. Entellektüel bir topluluk olan "Inklings" i yakın dostu C.S. Lewis ile kurar ve 1937 yılında "The Hobbit" i yayınlar. Roman hem olumlu hem de olumsuz tepkiler alır. Oxford'da profesör olan Tolkien'den nasıl olupda bir masal kitabı çıktığını sorar bazıları. Ama olumsuz eleştiriler bir işe yaramaz ve Hobbit kısa zamanda popüler olur. Bundan sonra Tolkien The Lord Of The Rings için çalışmaya başlar.
1954 yılında destansı The Lord Of The Rings'in ilk iki bölümü İngiltere'de yayınlanır ertesi sene ise üçüncü bölüm yayınlanır. Roman Hobbit'den bile daha fazla tepki alır. Bir kısım eleştirmen tarafından Hobbit'dekinden çok daha fazla eleştiriye maruz kalır Tolkien. Oysa o sadece hayalindeki dünyayı yazıya dökmüştür o kadar. 1965 yılında LOTR'un Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlanması ile her şey birden değişir. Amerikalılar özellikle genç nüfus romanı çok sevmiştir ve roman hızla kült roman olur. Bundan sonra Tolkien için ilginç bir hayat başlar. Zaman zaman aşırı ilgiden bunalır Tolkien. Bir çok defa adres değiştirir. Sayısız kere telefon numarası değişir. Ama her zaman meraklı bir okuyucu ona ulaşıp sorar "Balrog nedir? Blue Wizards'lara ne oldu?". 29 Kasım 1971'de karısı Edith öldü. Tolkien bunun üzerine sadece bir sene yaşayabildi ve 2 Eylül 1973'de Kraliçe'den CBE ünvanını almasından kısa bir süre sonra 81 yaşında öldü.

Yüzüklerin Efendisi Belgeseli’nden
Çatışma içindeki bir dünyayı kurtarma adına girişilen epik bir arayışın fantastik anlatısı olarak tanımlanıyor ve ilk bakışta bizimkisinden çok farklı bir dünya gibi gözüküyor. J.R.R Tolkien in, savaşın korkunçluğuyla ilgili deneyimlerinden çoğunu öyküye yansıttığı söyleniyor.
Bu hayali dünyanın kaynağı kendi atalarının geçmişine gidiyor. Frodo nun arayışı günümüze ışık tutuyor.
Kendi dünyamızla LOTR'un kurgusal dünyası üzerinde birçok benzerlik göze çarpıyor;
Dünya çağ değişiminde geçiyor. Ama kendi halinde verimli topraklarda yaşayan, dış dünyadan kopuk hobbitler var.
Tolkien in en yakın yayıncı arkadaşı; “Tolkien in fantezisi özgündür çünkü gerçeklere dayanır” diyor.
Tolkien in öyküsü İngiltere de küçük bir kasabada başlamıştır. Tolkien, doğayı sadece sevmez, koruma içgüdüsüyle de hareket ederdi. Bu hobbit köyünün özellikleriyle Tolkien in büyüdüğü köyün özellikleri arasında da birçok özellik görülmektedir. Film yapımcıları Tolkien in doğduğu köyü inceledikleri zaman ilk bakışta Shire da olduklarını zannetmişlerdir. Ayrıca Hobbitler, Tolkien in büyüdüğü, savaştan uzak, küçük kasabalarında yaşayan yalın insanlara çok benzemektedir.
Shire, başlangıçta, kurtarılmaya değer bir yer gibi gösterilmiştir. Shire, güvenli bir yer gibi görülse de , Tolkien in gençlik yıllarında sanayinin ahtapot kolları onun köyünü de etkilemeye başlamıştır. Çocuklar çalıştırılıyor, aileler kömür ihtiyacını karşılamak için fabrikalarda gece gündüz emek harcıyordur. Bu etkiler Tolkien in köyüne de ulaşmıştır, artık kentleşme çok yakındır. Tolkien in öykülerindeki karanlık güçlerin bu olduğu söyleniyor.
Yüzük bir güç aracı. Bu Tolkien in yarattığı çok parlak bir fikir. Çünkü yüzükler tarih boyunca her zaman tanrısal bir güç olarak görülmüştür.
Tolkien in gençlik yıllarında da dış dünya da büyük güçler kargaşa yaratmak için harekete geçmişti. 1914, İngiltere müttefiklerinin yanında 1. Dünya Savaşına girmiştir. Avrupa siyasi sınırlar merkezi güçlerin ölümcül iktidar oyunlarıyla değişmektedir (Orta Dünya Haritasında olduğu gibi).
Tolkien ve arkadaşları cepheye gönderilmiştir (piyade alayı olarak). Cephe ilk bakışta yeşil alanların ortasında açılmış büyük bir yara gibi gözükmekteydi. Haziran 1916 da alay ilk savaş görevine başladı. Savaşın dehşeti cephedekilerin mektuplarından anlaşılıyordu.
Peter Jackson: “Orta Dünya hakkında yazdığı ilk yazıları 1. Dünya Savaşı nda siperde durduğu sırada defterine kurşun kalemle aldığı notlardır. İşte Orta Dünya böyle bir durumda doğmuştur.” diyor.
Savaştaki subayla üniversite okuyan kişiler arasından seçiliyordu. Erler ise kendi halinde yaşayan halk arasından. Hikaye göze çarpan bir diğer benzerlik ise, Frodo'nun hali vakti yerinde biriyken, yolculuğa birlikte çıktığı Sam in bir bahçıvan olmasıdır. Frodo yla Sam arasındaki bağ, cephedeki subaylarla erler arasındaki bağdır.
Tolkien ve arkadaşları kendilerini endüstriyel gelişmenin neden olduğu insanları öldüren aletlerle çarpışmak zorunda kalmışlardır. İngiliz ordusunun en kanlı tarihi bu kadarla da kalmaz. Ancak Tolkien in yaşadığı yıkım da bu kadar değildi, ölenler arasında en yakın çocukluk arkadaşı bulunuyordu. Son nehir hakkındaki anıları be siperde yazdıkları sonunda Yüzüklerin Efendisi ndeki satırlarda yerini aldı.
1. Dünya Savaşı sonrasında Oxford da öğretim üyesi oldu. Buradaki eski diller ve tarih konularındaki birçok kaynak onun için çok yararlı oldu.
Tolkien, orta dünyayı yaratmadığını, yeniden keşfettiğini söylemiştir. En büyük kaynağı, ortaçağ başlangıcının tarihi, kültürü ve dilleri olmuştur.
Filmde Gandalf eski bir kütüphaneye giderek yüzüğün Sauron adındaki Karanlıkla Efendisinin şeytani bir araç olduğundaki kuşkuları gidermeye çalışır. Gandalf bir okurdur, Tolkien de bir okurdur.
Frodo, yüzüğü Kıyamet Dağı na gotürmek için gönüllü olur ve 8 kişi birlikte hareket etmeye başlar. Bu yolculuk, tarih içinde yüzen bir kıtada epik bir yolculuğun başlangıcıdır. Orta Dünya daki kalıntılar, stonehenge ve 400 yıllık Roma Egemenliğinden arta kalanlara benzetilebilir. Tolkien in en iyi bildiği dönem İngilizcenin doğduğu, Anglosakson dönemiydi. Anglosaksonlar, 5. yy da Britanya ya gelen Germen asıllı denizcilerdi. Paralı asker olarak savaşmışlardı. Çağ değişiminde bunlar İngiltere ye yerleşmişlerdir.okuma yazma bilmeyen bu insanlar, kültürlerini şarkılarla gelecek nesillere aktarmaya çalışmışlardır. Tolkien bu nedenlerden ötürü İngiliz kültürünün kaybolmaya başladığına inanmıştır. Bu yüzden İngiltere için yeni bir mitoloji yaratmayı amaç edinmiştir. Tolkien in yararlandığı birkaç kaynaktan biri de epik şiirleri olan Beowulf'tur. Bu kahramanlık masalının her dizesini inceleyen yazar dünyanın en önemli beowulf akademisyenlerinden biridir. Beowulf herkesin savaşmaktan korktuğu bir ejderhayla savaşan cesur bir İskandinav kralını konu alır. ( The Monsters and The critics – J.R.R Tolkien)
Beowulf un en çarpıcı sahnelerinden biri, kralın gemisinin ambarında, çevresinde hazineleriyle birlikte denize gömülmesidir. 1939 da yapılan bir keşif inanılmaz sonuçlar verir. Arkeologlar Anglosakson kralının gemisini bulurlar ve kazı alanı hazinelerle doludur. Tolkien bu yıllarda Lotr u yazmaya başlar. Lotr da kardeşlik bir cüce şefinin yer altı mezar odasına ulaşır. Kutsiyeti bozulmuştur, ama bu yine de önderlerine duydukları saygıyı ifade eder.
Tolkien, bize canavarların insanların korkularını simgelediğini anlatıyor. Anglosakson maden işçiliği incelendiğinde korkunç canavarlara rastlanır. Hayvanlar aslında birer simgedir. Birçok farklı mesaj içermektedirler. Bağlılık, cesaret, kudret..
Film yapımcıları, 48.000 maske ve zırhı hazırlarken Tolkien in bu hayalgücünden yola çıkmışlardır.
Elfler; Tolkien e en yakın tür, ideal varlıklar olarak görülmektedir. Yaratıcı enerjisinin büyük bölümünü bu kusursuz ırkı yaratmaya adamıştır. Tolkien in icat ettiği en kapsamlı ve zarif dillerin bütününe elfçe denir.
Elfçe yi oluştururken faydalandığı en büyük kaynak Rusya ve Finlandiya nın sınırlarında kalan gözlerden uzak çok eski bir yerleşim yeridir. Genelde yaşlıların yaşadığı genç nüfusun az olduğu bir köydür ( kahramanlar ülkesi olarak anılır): KALEVALA
Epik şiirleri geliştirmek için Fince öğrenmiştir. Dilbilimciler efsanenin ve bu dilin daha geriye, göçebe bir çağa ait olduğunu düşünmektedir.
Bu şiirlerinde KALEVALA'dan etkilenmiştir. Şiirlerde kilit karakterlerden biri olan bir şaman yer almaktadır. Bu ise sözcüklerin gücünden yararlanan Gandalf a çok benzemektedir.
Bir ortak nokta da iki öykünün merkezinde yer alan, çok güçlü, insanların yarattığı bir nesnenin yer almasıdır. Fin şehrinde Sampo adını alan, sahibini güç sahibi yapan fakat barışın sağlanması için yok edilmesi şart olan bir nesneyle yüzüğün benzerliği gözlerden kaçmayan bir ayrıntıdır. Ana tema bağlılık ve özveridir. Kalevala da iyiliğin kötülüğe karşı mücadelesini anlatır.
Tolkien bütün bunları yaratırken, daha büyük bir gücün dünyayı ele geçireceğinden habersizdi.1939 yılında Almanya, Polonya yı ele geçirdi. Nazile Yahudilere karşı vahşet kampanyalarına başladı. İngiltere savaşa girdi. Tolkien bir el yazması yazmaya başladı. Bunun adı LOTR dı. Oğulları da savaşa katılmıştı ve tolkien in inandığı her şey teker teker yıkılmaya başlamıştı. 2. Dünya Savaşı içinde olması ve oğlu Christopher ın da savaşta olmasından çok etkilenmişti.
Kahramanları yaratırken dünyanın en güçlü liderlerinden etkilenmişti, bunları Orta Dünya liderlerinde kişileştirmişti. Saruman, yüzüğün gücünü ele geçirmek için canavar dolu bir ordu yaratmıştır. Bu da çok büyük bir benzerlik olarak görülmektedir. Savaş elbette bir etkendi fakat hayalgücü de vardı.
1940 yılında Hitler, İngiliz kamplarını bombardımana tutmaya başladı. Bu 8 ay boyunca direnen İngilizlerin cesaret örneği olarak tarihe geçmiştir. Bazı eleştirmenler bu masalda 2. Dünya savaşının etkilerini görseler de Tolkien bu masalın siyasi görüşlerin çok daha ötesinde olduğunu söylemiştir. Hayati deneyim ve geçmişi araştırmasına bağlamıştır.
Eski kahramanlar yeni şeyler keşfetmek için yolculuğa çıkarlardı. Bu masalda ise kahramanlar var olan bir kötülüğü yenmek için yola çıkmışlardır.
Tolkien de masallarında, öykülerinde, günümüzde yok olmaya maruz kalan türlerin korunması gerektiği üzerinde durmuştur. Bu günümüzde de mekanize aletlerin yıkıcı güçleriyle birebir örtüşür. Bu masaldaki mesajlar aslında elf kraliçesinin verdiği mesajlardır. İnsanlara sunulan cennetin değerinin bilinmesi ve korunması gerektiği..
Eserleri
1925 - Sir Gwain And The Green Knight
1936 - Beowulf: The Monsters And The Critics
1937 - Hobbit
1939 - Fairy Stories
1949 - Farmer Giles Of Ham
1954 - Yüzüklerin Efendisi - Yüzük Kardeşliği
1954 - Yüzüklerin Efendisi - İki Kule
1955 - Yüzüklerin Efendisi - Kralın Dönüşü

1962 - The Adventures Of Tom Bombadil
1967 - Smith Of Wootton Major, The Road Goes Ever On
Ölümünden Sonra Yayınlananlar
1976 - The Father Christmas Letters
1977 - The Silmarillion
1980 - Unfinished Tales Of Numenor And Middle-Earth
1981 - The Letters of J.R.R. Tolkien
1982 - Mr. Bliss
1983 - The Monsters And The Critics And Other Essays, The History Of Middle-Earth: The Book Of Lost Tales
1984 - The History Of Middle-Earth: the Book Of Lost Tales Part Two
1985 - The History Of Middle-Earth: The Lays Of Beleriand
1986 - The History Of Middle-Earth: The Shaping of Middle-Earth
1987 - The History Of Middle-Earth: The Lost Road and Other Writings
1988 - The History Of Middle-Earth: The Return Of The Shadow
1989 - The History Of Middle-Earth: The Treason Of Isengard , The War Of The Ring

lordii 22.04.2008 06:46:57
emeğine sağlık kardeş çok güzel olmuş yüzüklerin efendisi gerçekten kaliteli bir film ben çok beğenmiştim

Cruelty.Piggy 22.04.2008 12:50:54
Eline sağlık.. İzlediğin en iyi filmlerden birisidir.. Kitabını okumadım  Roll Eyes

nightmare_storm 22.04.2008 12:58:04
Teşekkür ederim mahçup oldum utanan

VaMpiRe 22.04.2008 13:00:38
şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik film olmakla birlikte hobbit kitabının da filmi çekilmeye başlandı.yakında bi film daha geliyo tap

nightmare_storm 22.04.2008 13:03:46
şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik film olmakla birlikte hobbit kitabının da filmi çekilmeye başlandı.yakında bi film daha geliyo tap
gerçekten mi çok sağol uzun zamandır hiç bu kadar sevinmemiştim çok çok sağol.

VaMpiRe 22.04.2008 13:08:16
şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik film olmakla birlikte hobbit kitabının da filmi çekilmeye başlandı.yakında bi film daha geliyo tap
gerçekten mi çok sağol uzun zamandır hiç bu kadar sevinmemiştim çok çok sağol.
fantastik dünya ile ilgili her türlü soru için VaMpiRe Grin Grin

nightmare_storm 22.04.2008 13:10:35
şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik film olmakla birlikte hobbit kitabının da filmi çekilmeye başlandı.yakında bi film daha geliyo tap
gerçekten mi çok sağol uzun zamandır hiç bu kadar sevinmemiştim çok çok sağol.
fantastik dünya ile ilgili her türlü soru için VaMpiRe Grin Grin
sağol çok çok sağol

_badsector_ 23.04.2008 00:51:05
şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik film olmakla birlikte hobbit kitabının da filmi çekilmeye başlandı.yakında bi film daha geliyo tap
Gerçekten mi Shocked Bunu duyduğum iyi oldu..Film çıkmadan kitabını da okumanızı tavsiye ederim..Adamda ne hayal gücü varmış be...Adam kafasında bir dünya yaratmış,üstüne üstlük o dünyaya  ırklar koymuş,her ırka dil vermiş ve  birde kitabın arkasına sözlük koymuş Smiley Böylece bugünkü Frp nin de temellerini atmış..Ne denir ki bu adama  süper

nightmare_storm 23.04.2008 02:15:05
K dergisinde okumuştum yazarın hayatını. Çok etkilendim hayalgücü muhteşem.
Mesajı da açık aslında yeni bir insan türü doğmadıkça dünya değişmeyecek.

VaMpiRe 23.04.2008 02:21:54
şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik film olmakla birlikte hobbit kitabının da filmi çekilmeye başlandı.yakında bi film daha geliyo tap
Gerçekten mi Shocked Bunu duyduğum iyi oldu..Film çıkmadan kitabını da okumanızı tavsiye ederim..Adamda ne hayal gücü varmış be...Adam kafasında bir dünya yaratmış,üstüne üstlük o dünyaya  ırklar koymuş,her ırka dil vermiş ve  birde kitabın arkasına sözlük koymuş Smiley Böylece bugünkü Frp nin de temellerini atmış..Ne denir ki bu adama  süper
sadece FRP'yle kalsa iyi bütün fantastik dünyanın kurucularından biri olarak sayılır.Bu arada sözü geçmişken aramızda Frp oynayan arkadaşlarımız var mı? Grin

nightmare_storm 23.04.2008 02:49:32
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Hobbit, J. R. R. Tolkien'in bir kitabı. Orta Dünya üzerine yazılmış olan kitap Bilbo Baggins ve başından geçen maceraları konu almaktadır. Kitapta Bilbo Baggins'in hiç beklemediği bir anda evine gelen 13 cüce ile değişen hayatı, Orta Dünya'nın kaderini değiştirecek olan Tek Yüzük'ün bulunuşu, ulu ejder Smaug'un öldürülüşü ve kadim cüce kenti Erebor'un kurtuluşu anlatılmaktadır.

Bir gün Gandalf Bilbo Baggins'in evine gelir ve neredeyse zorla bir randevu alır. Randevu saatinde ise arkasından 13 tane cüceyi de sürükleyip getirir. Gandalf cücelere Bilbo'nun usta bir hırsız olduğunu ve atalarının hazinelerini Smaug'tan çalabileceğini anlatır. Cüceler de Bilbo'yu bu maceraya girmesi için ikna eder.

Böylece grup ertesi gün yola çıkar. Dumanlı Dağlar'ın eteklerine geldiklerinde bir grup Troll tarafından yakalanırlar onları Gandalf kurtarır. Dağı geçmeye çalısırlar yolda bir mağaraya sığınırlar gece Goblinler cüceleri ve Bilboyu kaçırır onları gene Gandalf kurtarır.

Orta Dünya, Tolkien'nın kitaplarıyla yarattığı dünya. Tolkien tarafından yaratılan haritada Büyük Deniz'in doğusundaki topraklar.
Bu dünya kavramının eski mitlerde de bulunduğu söyleniyor. Orijinal ismi Middle Earth olup cennetle cehennem arasına sıkışmış bir dünya olarak geçer. Bu dünyada Iluvatar'ın çocukları olarak doğan ölümsüz elf ırkı (daha sonra Valinor denenen Vala topraklarına (Arda) gidip gitmemelerine göre sınıflanacaklardır), edain ve Doğulular olarak ikiye ayrılan ve Orta Dünya'da sonradan yaratılan insan ırkı, cüceler, hobbitler ve -elflerin kötü Vala Melkor (Morgoth) tarafından başkalaştırılmasıyla oluşturulmuş olan- orklar hüküm sürmektedir. Tolkien Orta Dünya'yı İngiliz Edebiyatı'na bir mitoloji kazandırmak için kurgulamıştır. Ayrıca Tolkien Orta Dünya'sında hiçbir dine değinmemiş, Silmarillon ve Kayıp Öyküler kitaplarında kendi yaratılış öyküsünü kurmuştur.

Orta Dünya tarihini anlatan Silmarillion, Hurin'in çocukları, Hobbit, Yüzüklerin Efendisi, gibi kitaplarda bu ırklar arasındaki savaşlar, olaylar ve trajediler işlenir.
Orta Dünya'da geçen Yüzüklerin Efendisi hikayesi, Peter Jackson tarafından üçleme olarak sinemaya uyarlanmıştır.

Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Yapım : 2009, ABD
Tür : Fantastik / Macera
Yönetmen : Guillermo del Toro
Senaryo : J.R.R Tolkien (Kitap)
Yapımcı : Fran Walsh, Peter Jackson

 Yola çıkıyor... Peter Jackson ve milyonlarca izleyicinin arzusu gerçek oluyor!
Sinema dünyasının resmi gazetesinde nihayet yer buldu!
Peter Jackson'ın yöneteceğine kesin gözüyle baktığımız The Hobbit dev bir bütçeyi arkasına alarak yola çıkmaya hazırlanıyor.
MGM'in filmi Yüzükler Efendisi'nin öncülü olarak karşımıza gelecek. Filmin şimdilik 150-200 milyon dolar gibi bir bütçeye sahip olacağı söyleniyor.

Yüzüklerin efendisi hayranları için sonunda iyi haber dün geldi. new line cinema, mgm ve peter jackson'ın bu hafta beraber yaptıkları ortak basın toplantısında "the hobbit" filmleri için düğmeye resmen basıldığını açıkladılar.
daha önceden macrowins'in bildirdiği taraflar arası pürüzlerin hepsi çözümlenerek anlaşmaya varılmış.
Proje iki film üzerine yapılıyor ve ilk çekimler 2009'da başlayarak eş zamanlı olarak gerçekleştirilecekmiş. ilk film "the hobbit" ismi ile 2010 yılında ve devam niteliğindeki ikinci filmin ise 2011 yılında gösterime girmesi planlanıyormuş.
Yönetmen koltuğuna oturup oturmayacağı kesin olmasa da filmlerin yapımcılığını Peter Jackson ve yine yüzüklerin efendisi filmlerinin yapımcısı olan Fran Walsh üstleniyor.
j.r.r tolkien'in sadık okuyucularının da bildiği gibi efsane yazar yüzüklerin efendisi üçlemesinden çok daha önce (ölümünden sonra oğlu tarafından yayınlanan) "silmarillion" ve sonrasında "the hobbit" kitaplarını yazmıştı. Özellikle "the hobbit" üçlemeye giriş için okunması gereken bir kitap diye bilinir.

nightmare_storm 23.04.2008 02:58:53
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın

_badsector_ 23.04.2008 03:11:23
şu ana kadar yapılmış en iyi fantastik film olmakla birlikte hobbit kitabının da filmi çekilmeye başlandı.yakında bi film daha geliyo tap
Gerçekten mi Shocked Bunu duyduğum iyi oldu..Film çıkmadan kitabını da okumanızı tavsiye ederim..Adamda ne hayal gücü varmış be...Adam kafasında bir dünya yaratmış,üstüne üstlük o dünyaya  ırklar koymuş,her ırka dil vermiş ve  birde kitabın arkasına sözlük koymuş Smiley Böylece bugünkü Frp nin de temellerini atmış..Ne denir ki bu adama  süper
sadece FRP'yle kalsa iyi bütün fantastik dünyanın kurucularından biri olarak sayılır.Bu arada sözü geçmişken aramızda Frp oynayan arkadaşlarımız var mı? Grin
Ben bir aralar oynuyordum..Vakit bulamadığım için bırakmıştım..Güzel bir oyun bulsam yine başlıcam inşallah Smiley

nightmare_storm 23.04.2008 03:13:40

Register or Login
Lord of the rings klipleri
The hobbit

Register or Login

_badsector_ 23.04.2008 03:48:24
Hayran olduğum elf ırkının yine hayran olduğum kişisi olan Legolas Smiley

Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın

nightmare_storm paylaşımların için teşekkürler bu arada  Smiley

nightmare_storm 23.04.2008 04:24:02
rica ederim



Aragorn
Aragorn, Tolkien evreninde hayali kahraman (3. Çağ 1 Mart 2931 – 4. Çağ 1 Mart 120). İnsan ırkından Dunedain Arathorn ve Gilraen’nin oğlu, Arwen Undomiel’in kocası. Eldarion ve birçok kız çocuğunun babası. Dundedain’in belki de en önemli lideri ve Tekrar Birleşmiş Krallığın Kralı. Eriador kolcusu ve Yüzük Kardeşliği'nin bir üyesi. Aragorn'un soyu uzun ömür bahşedilenlerden olduğu için Aragorn çok genç görünmekle birlikte 87 yaşındadır.
Aragorn, 3. Çağın 1 Mart 2931 yılında, Arathorn ve Sarışın Gilraen’nin oğlu olarak doğdu. Henüz iki yaşındayken babası orklar tarafından öldürüldü ve Dundedain’in Efendisi ve Isildur’un son varisi oldu. O ve annesi Ayrıkvadi’de Elrond’un bakımına alındılar.
Mirasını Dunedain’in düşmanlarından saklamak için Aragorn Ayrıkvadi’de, umut anlamına gelen Estel adıyla tanındı. Tam yirmi yaşına gelmeden ve Lord Elrond'un oğullarıyla çıktığı maceralarda yiğitliğini kanıtladıktan sonra ona gerçek neslini ve ismini açıkladılar. O zaman Elrond ona Isildur’un varislerinin nesilden nesile taşıdığı aile yadigarları olan Barahir’in Yüzük’ünü ve Elendil’in Kılıcı Narsil’in kırık parçalarını verdi. Ama Annuminas’ın Asası’nı, Onu kazanana kadar alıkoydu.
Ertesi gün Aragorn Ayrıkvadi’nin bahçelerinde gezinirken Arwen’le karşılaştı ve hemen onun güzelliğine, kadim bilgisine aşık oldu. Ama Arwen’e olan aşkı birçok yıl karşılık bulamadı. Çünkü Arwen yüzyıllar yaşamış bir elf, Aragorn ise henüz daha çok genç olan bir ölümlüydü. O zaman Ayrıkvadi’den ayrıldı ve otuz uzun yıl süren Orta Dünya’nın yabanındaki yolculuğuna başladı. Bu zaman süresince Sauron’a ve neden olduklarına karşı çalıştı.
Bu yıllar sırasında Gandalf’la dost oldular ve Rohan Hükümdarı ile Thorongil diye bilindiği Gondor’a gizlilik içinde hizmet etti. Hizmetleri onu uzak Batı’ya ve Sauron’nun hizmetkarlarının yollarını öğrendiği Doğu’ya getirdi.
Gondor’dayken Umbar’a doğru küçük bir filoya liderlik etti ve orada korsanların birçok gemisini yaktı ve kişisel olarak Liman Kaptanı’nı yıktı.
Kırkdokuz yaşına geldiğinde Aragorn, Elf Krallığı Lothlorién’de dinlenmek istedi. O bilmemesine rağmen Arwen bir süreliğine orda kalıyordu ve tekrar karşılaştılar. Aragorn, geçen uzun yıllar boyunca büyük bir endam ve güce erişmişti ve bir Elf Beyi gibi görünüyordu. Arwen sonunda aşkına döndü ve Yazortası Arifesi’nde, Cerin Amroth tepesi üzerinde bağlılıklarına dair birbirlerine söz verdiler. Ve aşkının göstergesi olarak, Aragorn Arwen’e Barahir’in Yüzük’ünü verdi.
Her ne kadar Elrond buna çok üzülse de, Aragorn ve kızı arasındaki sözü duyduğunda sessiz kaldı. Bir yarı-elf olması ve erkek kardeşini 2. Çağda bir ölümlü olarak kaybetmesi, bu aşkın sadece büyük bir kederi doğuracağını bildiriyordu.
Kızının bir insanla evlenmesini kabul etmedi, bu insanlarin en büyüğü Aragorn olsa dahi, ta ki Gondor ve Arnor kralı oluncaya kadar. Kızının ölümsüzlüğünü bundan daha az bir şey için feda etmesine izin vermek istemiyordu. Böylece Aragorn yabana döndü ve aslında krallıkta gözü olmamasina rağmen Dunedain tarafından kaybedilen krallığı tekrar ele geçirmek için araştırmalar yaptı.
Birçok yıl dolaştı durdu, ta ki 3. çağın 3001 yılında Gandalf’ın gelip ondan Gollum’un aranıp yakalanmasında yardımını isteyene kadar. Av uzun ve görünüşte umutsuz olduğunu kanıtladı. 3. Çağ 3009 yılı gelmeden tekrar aradığı sırada, o zamanlar Anduin Vadisi ve Kuyutorman'ı arıyordu, bütün yollar onu Mordor sınırına ...ürdü. Sonunda 3. Çağın 3017 yılında onu Ölü Bataklıklar’da yakaladı ve Gandalf’ın onu sorguladığı Kuyutorman’daki Thranduil’e ...ürdü.
Daha sonra Aragorn, Yolgezer olarak bilindiği Eriador’un yabanında, bir kolcu olarak birçok yıl geçirdi. O sıra daha sağlamlaştı,ormanda yaşamasını bilen biri oldu. O günlerin en usta avcısı haline geldi ve düşmanlarının tuzaklarından kaçmakta daha da ustalaştı. Yüzlerce millik alanı ve buralarda yaşayan insanların hemen hepsini çok iyi biliyordu. Yüzük Savaşı’ndan bir yıl önce, zamanının çoğunu Shire sınırına gözcülük ederek geçirdi.

Gandalf’ın onu Frodo’nun seyahati hakkında bilgilendirdiği için, Gildor’un uyarısıyla Hobbitlerin Shire’dan ayrıldıklarını öğrendiğinde, onları Bree’de kendisine yetişene kadar bekledi. Onlara Kara Süvarilerin saldırılarından korunmalarında yardım etti ve sonra Bree ve Ayrıkvadi arasında uzanan uzun yol boyunca sahip olduğu tüm bilgi ve birikimi tüm zorluklara ve Kara Süvarilere karşı kullandı.

Weathertop’da Karasüvarilerin saldırısını geçiştirdi ve kadim iyileştirme tekniklerindeki engin bilgisini kullanarak, Athelas’ı buldu ve Frodo’nun yarası için kullandı. Sahip olduğu kolcu özellikleri, Weathertop ve Ayrıkvadi arasındaki zor yolculukta ne kadar önemli ve gerekli olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ayrıkvadi’de Elrond’un Divanı’na katıldı ve Yüzük Kardeşliği’nin bir üyesi seçildi. Ama kardeşliğin diğer üyeleri yolculuk için dinlenip, hazırlanırken O, Elrond’un Oğullarına katılarak, Tharbad’ın uzak Güneyindeki Greyflood Nehrindeki görevlerine öncülük etti. Döndüğünde, Elendil’in Kılıcı, Narsil’in kırılmış parçaları tekrar dövüldü ve Aragorn ona Batı’nın Ateşi anlamına gelen Anduril adını verdi.

Caradhras’ta, Kızılboynuz geçidinin kullanılması imkansızlığını kanıtladığında, Aragorn, daha önce bir kez oraya girdiğinden, Moria’nın kullanılmasına karşı çıktı. Ama Gandalf’ın liderliğine boyun eğdi. Büyücü Khazad-dum Köprüsü’nden düştüğünde, Aragorn kardeşliğin lideri oldu, onları hemen Lothlorién’de güvenliğe ...ürmek istedi.

Lorién’den sonra Gandalf’ın amacının ne olduğunu bilmediklerinden, Aragorn grubu botlarla Parth Galen çayırlarına, Amon Hen, Görme tepesinin altına getirdi. Görme tahtında grubun geleceğini düşünüp taşındığı sırada, bir uruk-hai kuvveti onlara saldırdı. Frodo ve Sam kaçtılar ama Merry ve Pippin esir alındı. Ve ne yazık ki Boromir öldürüldü. Aragorn Gondorlu Adamı kurtarmak için geç kalmıştı ve bu yüzden Amon Hen’e tırmanmasından çok büyük bir pişmanlık duydu.

Boromir’in bedenini Anduin’in sularına bıraktıktan sonra, yakalanmış Hobbitleri kurtarmak için Rohan Otlaklarında bir kovalamacaya başladı. Üç avcı günlerce yarıştı ama Isengard’a doğru koşan orklara yetişemediler. Onun yerine Eomer’le karşılaştılar ve sonunda Gandalf Ak Süvari olarak geri döndü. Büyücü onlara Hobbitlerin Ağaçsakal’la birlikte güvenlikte olduklarını söyledi ve kendisiyle birlikte Edoras’a gelmelerini istedi.

Aragorn Miğferdibi Muharebesi savaşında, surlarda tek başına düşman ordusuyla karşı karşıya gelerek ve birçok uruk-hai öldürerek çok cesur bir savaşçı olduğu kanıtladı. Palantir 'in geriye alınmasından sonra Hornburg Kulesine geri döndü ve taşın gerçek kullanıcısı olarak onu kendi isteği doğrultusunda kullandı ve kendini Sauron’a gösterdi. Ayrıca Aragorn Palantiri Gondor’un Güney Sahillerine yaklaşmakta olan Korsanların filosunu görmek için kullandı. Bu, onun görevi olan Ölülerin Yolu’ndaki seyahatine ikna etti.

Korkusuzca Yol’da ilerledi ve Erech Taşı’nda daha önce Dunadan'a verdikleri sözlerinden Dönen Ölüleri çağırdı. Hayalet Ordu onu Pelargir’e kadar izledi, en sonunda onu geçerek Umbar’ın gemilerini darmadağın ettiler. Aragorn ve limanın insanları gemilere bindiler ve rüzgarın ani değişikliğiyle Anduin’in sularında hızlı bir şekilde Gondor’a doğru yol aldılar.

Aragorn savaşın gidişatını değiştirerek ve çayırların ortasında Eomér’le karşılaşarak, Pelennor Çayırları Savaşının son bölümüne gelmiş oldu. Vekilharç kendisini çağırana kadar Minas Tirith’e kral olarak girmek istemediği için, oraya kolcu şeklinde giyinerek ilerledi. Bir kere hızlı bir şekilde, Faramir, Eowyn ve Merry’nin hayatlarını kurtardığı Şifa Evlerine gitmek için girdi.

Mordor’un Kara Kapısı’nın önünde Aragorn, Sauron’un Ağzı ile tartıştı ve büyücüyü kısa bir azim savaşıyla yendi. Sauron’un Ağzı’nın geriye çekilmesi ve Sauron’un Ordularının Marannon’da dışarı çıkmasıyla, Aragorn ordularını emri altına aldı ve Kartalların yardımı ve tabii ki Yüzük’ün yok edilmesiyle savaş kazanıldı

Sonunda her şey geçmiş, Sauron yok edilmiş ve Kral dönmüştü. Aragorn ve galip gelen ordu Minas Tirith’e döndü ve orada ona Kral Elessar olarak Gandalf tarafından taç giydirildi. Elfçe’de Yolgezer anlamına gelen Telcontari kendisine soyisim olarak aldı. Ardından Arwen ve Elrond geldiler. Elrond ona söz verdiğini yaptı ve Yazortası Arifesi’nde 3. Çağın 3019 yılında Aragorn ile Arwen evlendiler.
Elessar olarak Gondor ve Arnor’un Yeniden Birleşmiş Krallığı’nı uzun süre idare etti. Ve Arwen ona bir erkek çocuk, Eldarion ve birçok kız çocuğu verdi. Ama sonunda, normal insanlardan üç kere daha fazla yaşamıştı, O da yoruldu ve zamanının geldiğini anladı. 4. Çağın 120. yılının 1 Mart’ında, Kralların Evi’nde kendisi için hazırlanmış taş yatağa kendi isteğiyle yattı. Burada Eldarion’a veda etti ve tacı ile Asasını ona verdi. Ve burada, Arwen’e son kez elveda dedi ve bir daha asla uyanmayacağı son derin uykusuna daldı. zırlama zırlama zırlama
Aragorn’a birçok isim verildi, Arwen tarafından Elftaşı, Bree insanları tarafından Yolgezer, Minas Tirith şifacıları tarafından İyileştirici, Bilbo tarafından Dunadan, Bill Eyrelti tarafından Uzunbacak, Eomer tarafından Kanatayak.

Not: 30 yıl Arwen Aragorn'u beklemiş aşk budur işte. tap



nightmare_storm 23.04.2008 04:28:43

Register or Login
www.arwen-undomiel.com/wp.html

Duvar kağıtları.

nightmare_storm 23.04.2008 04:36:08
Lady Arwen Undómiel, Tolkien'in yarattığı Orta Dünya'da Rivendell'in Elf prensesi, Yarı-Elf Elrond ile Kraliçe Celebrian'ın kızı olan hayali kişiliktir. İsminin anlamı soylu bakire(saflık)
Güneşin Üçüncü Çağının 241. yılında doğan Arwen, döneminin en güzel kızı olarak kabul ediliyordu. Elflerce Akşam Yıldızı olarak biliniyor ve İnsanlar tarafından Undómiel ya da "akşam kızı" adıyla tanınıyordu. Neredeyse üç bin yıl boyunca Rivendell ve Lothlórien'de yaşadı.Dunedain veliatıyla ilk karşılaştığında kendisi yıllarca yaşamış bir elf karşısında ise daha 40 lı yaşlarında numenorlu duruyordu.veliaht Aragorn kıza aşık oldu.Bunu Arwen'in babası Elrond'dan gizleyemedi.Çünkü Elrond çoğu kişinin yüreğini okuyabilirdi.Aragorn yabanellerde dolaşıp kuzey krallığından kalan diğer arkadaşları(kolcular)ile birlikte dolaşmaya başladı.2951 yılında Dúnedain krallıklarının veliahtı Aragorn ile tekrar karşılaştı.Bu sefer karşısında yıllar görmüş geçirmiş bir adam duruyordu.Eskiden olup da elli etmediği aşkını ona gösterdi. 2980 yılında Cerin Amroth'da sözlendiler fakat Elrond, Aragorn tahta çıkana dek bu evliliği yasakladı. Aragorn'un Yüzük Savaşında yaptıkları, Elrond'un bu şartının yerine getirilmesini sağladı ve Arwen Aragorn'un kraliçesi oldu. Bu Arwen için çok cesur bir seçimdi çünkü evliliği ile tüm ölümlülerin ortak kaderini paylaşmayı da kabul ediyordu. Oğulları Eldarion ve kızları ile Aragorn'un Dördüncü Çağın 120. yılındaki ölümüne dek, mutlu ve güzel bir hayat sürdüler. Aragorn'un ölümünü izleyen yıl Arwen, Lothlórien'e giderek, Aragorn ile sözlendikleri Cerin Amroth'da ölmeyi seçti.

Not: Aşk işte budur Arwen Aragorn'un ölümünden sonra intihar ediyor. zırlama zırlama    tap
                                kral

VaMpiRe 23.04.2008 12:33:34
rica ederim



Aragorn
Aragorn, Tolkien evreninde hayali kahraman (3. Çağ 1 Mart 2931 – 4. Çağ 1 Mart 120). İnsan ırkından Dunedain Arathorn ve Gilraen’nin oğlu, Arwen Undomiel’in kocası. Eldarion ve birçok kız çocuğunun babası. Dundedain’in belki de en önemli lideri ve Tekrar Birleşmiş Krallığın Kralı. Eriador kolcusu ve Yüzük Kardeşliği'nin bir üyesi. Aragorn'un soyu uzun ömür bahşedilenlerden olduğu için Aragorn çok genç görünmekle birlikte 87 yaşındadır.
Aragorn, 3. Çağın 1 Mart 2931 yılında, Arathorn ve Sarışın Gilraen’nin oğlu olarak doğdu. Henüz iki yaşındayken babası orklar tarafından öldürüldü ve Dundedain’in Efendisi ve Isildur’un son varisi oldu. O ve annesi Ayrıkvadi’de Elrond’un bakımına alındılar.
Mirasını Dunedain’in düşmanlarından saklamak için Aragorn Ayrıkvadi’de, umut anlamına gelen Estel adıyla tanındı. Tam yirmi yaşına gelmeden ve Lord Elrond'un oğullarıyla çıktığı maceralarda yiğitliğini kanıtladıktan sonra ona gerçek neslini ve ismini açıkladılar. O zaman Elrond ona Isildur’un varislerinin nesilden nesile taşıdığı aile yadigarları olan Barahir’in Yüzük’ünü ve Elendil’in Kılıcı Narsil’in kırık parçalarını verdi. Ama Annuminas’ın Asası’nı, Onu kazanana kadar alıkoydu.
Ertesi gün Aragorn Ayrıkvadi’nin bahçelerinde gezinirken Arwen’le karşılaştı ve hemen onun güzelliğine, kadim bilgisine aşık oldu. Ama Arwen’e olan aşkı birçok yıl karşılık bulamadı. Çünkü Arwen yüzyıllar yaşamış bir elf, Aragorn ise henüz daha çok genç olan bir ölümlüydü. O zaman Ayrıkvadi’den ayrıldı ve otuz uzun yıl süren Orta Dünya’nın yabanındaki yolculuğuna başladı. Bu zaman süresince Sauron’a ve neden olduklarına karşı çalıştı.
Bu yıllar sırasında Gandalf’la dost oldular ve Rohan Hükümdarı ile Thorongil diye bilindiği Gondor’a gizlilik içinde hizmet etti. Hizmetleri onu uzak Batı’ya ve Sauron’nun hizmetkarlarının yollarını öğrendiği Doğu’ya getirdi.
Gondor’dayken Umbar’a doğru küçük bir filoya liderlik etti ve orada korsanların birçok gemisini yaktı ve kişisel olarak Liman Kaptanı’nı yıktı.
Kırkdokuz yaşına geldiğinde Aragorn, Elf Krallığı Lothlorién’de dinlenmek istedi. O bilmemesine rağmen Arwen bir süreliğine orda kalıyordu ve tekrar karşılaştılar. Aragorn, geçen uzun yıllar boyunca büyük bir endam ve güce erişmişti ve bir Elf Beyi gibi görünüyordu. Arwen sonunda aşkına döndü ve Yazortası Arifesi’nde, Cerin Amroth tepesi üzerinde bağlılıklarına dair birbirlerine söz verdiler. Ve aşkının göstergesi olarak, Aragorn Arwen’e Barahir’in Yüzük’ünü verdi.
Her ne kadar Elrond buna çok üzülse de, Aragorn ve kızı arasındaki sözü duyduğunda sessiz kaldı. Bir yarı-elf olması ve erkek kardeşini 2. Çağda bir ölümlü olarak kaybetmesi, bu aşkın sadece büyük bir kederi doğuracağını bildiriyordu.
Kızının bir insanla evlenmesini kabul etmedi, bu insanlarin en büyüğü Aragorn olsa dahi, ta ki Gondor ve Arnor kralı oluncaya kadar. Kızının ölümsüzlüğünü bundan daha az bir şey için feda etmesine izin vermek istemiyordu. Böylece Aragorn yabana döndü ve aslında krallıkta gözü olmamasina rağmen Dunedain tarafından kaybedilen krallığı tekrar ele geçirmek için araştırmalar yaptı.
Birçok yıl dolaştı durdu, ta ki 3. çağın 3001 yılında Gandalf’ın gelip ondan Gollum’un aranıp yakalanmasında yardımını isteyene kadar. Av uzun ve görünüşte umutsuz olduğunu kanıtladı. 3. Çağ 3009 yılı gelmeden tekrar aradığı sırada, o zamanlar Anduin Vadisi ve Kuyutorman'ı arıyordu, bütün yollar onu Mordor sınırına ...ürdü. Sonunda 3. Çağın 3017 yılında onu Ölü Bataklıklar’da yakaladı ve Gandalf’ın onu sorguladığı Kuyutorman’daki Thranduil’e ...ürdü.
Daha sonra Aragorn, Yolgezer olarak bilindiği Eriador’un yabanında, bir kolcu olarak birçok yıl geçirdi. O sıra daha sağlamlaştı,ormanda yaşamasını bilen biri oldu. O günlerin en usta avcısı haline geldi ve düşmanlarının tuzaklarından kaçmakta daha da ustalaştı. Yüzlerce millik alanı ve buralarda yaşayan insanların hemen hepsini çok iyi biliyordu. Yüzük Savaşı’ndan bir yıl önce, zamanının çoğunu Shire sınırına gözcülük ederek geçirdi.

Gandalf’ın onu Frodo’nun seyahati hakkında bilgilendirdiği için, Gildor’un uyarısıyla Hobbitlerin Shire’dan ayrıldıklarını öğrendiğinde, onları Bree’de kendisine yetişene kadar bekledi. Onlara Kara Süvarilerin saldırılarından korunmalarında yardım etti ve sonra Bree ve Ayrıkvadi arasında uzanan uzun yol boyunca sahip olduğu tüm bilgi ve birikimi tüm zorluklara ve Kara Süvarilere karşı kullandı.

Weathertop’da Karasüvarilerin saldırısını geçiştirdi ve kadim iyileştirme tekniklerindeki engin bilgisini kullanarak, Athelas’ı buldu ve Frodo’nun yarası için kullandı. Sahip olduğu kolcu özellikleri, Weathertop ve Ayrıkvadi arasındaki zor yolculukta ne kadar önemli ve gerekli olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Ayrıkvadi’de Elrond’un Divanı’na katıldı ve Yüzük Kardeşliği’nin bir üyesi seçildi. Ama kardeşliğin diğer üyeleri yolculuk için dinlenip, hazırlanırken O, Elrond’un Oğullarına katılarak, Tharbad’ın uzak Güneyindeki Greyflood Nehrindeki görevlerine öncülük etti. Döndüğünde, Elendil’in Kılıcı, Narsil’in kırılmış parçaları tekrar dövüldü ve Aragorn ona Batı’nın Ateşi anlamına gelen Anduril adını verdi.

Caradhras’ta, Kızılboynuz geçidinin kullanılması imkansızlığını kanıtladığında, Aragorn, daha önce bir kez oraya girdiğinden, Moria’nın kullanılmasına karşı çıktı. Ama Gandalf’ın liderliğine boyun eğdi. Büyücü Khazad-dum Köprüsü’nden düştüğünde, Aragorn kardeşliğin lideri oldu, onları hemen Lothlorién’de güvenliğe ...ürmek istedi.

Lorién’den sonra Gandalf’ın amacının ne olduğunu bilmediklerinden, Aragorn grubu botlarla Parth Galen çayırlarına, Amon Hen, Görme tepesinin altına getirdi. Görme tahtında grubun geleceğini düşünüp taşındığı sırada, bir uruk-hai kuvveti onlara saldırdı. Frodo ve Sam kaçtılar ama Merry ve Pippin esir alındı. Ve ne yazık ki Boromir öldürüldü. Aragorn Gondorlu Adamı kurtarmak için geç kalmıştı ve bu yüzden Amon Hen’e tırmanmasından çok büyük bir pişmanlık duydu.

Boromir’in bedenini Anduin’in sularına bıraktıktan sonra, yakalanmış Hobbitleri kurtarmak için Rohan Otlaklarında bir kovalamacaya başladı. Üç avcı günlerce yarıştı ama Isengard’a doğru koşan orklara yetişemediler. Onun yerine Eomer’le karşılaştılar ve sonunda Gandalf Ak Süvari olarak geri döndü. Büyücü onlara Hobbitlerin Ağaçsakal’la birlikte güvenlikte olduklarını söyledi ve kendisiyle birlikte Edoras’a gelmelerini istedi.

Aragorn Miğferdibi Muharebesi savaşında, surlarda tek başına düşman ordusuyla karşı karşıya gelerek ve birçok uruk-hai öldürerek çok cesur bir savaşçı olduğu kanıtladı. Palantir 'in geriye alınmasından sonra Hornburg Kulesine geri döndü ve taşın gerçek kullanıcısı olarak onu kendi isteği doğrultusunda kullandı ve kendini Sauron’a gösterdi. Ayrıca Aragorn Palantiri Gondor’un Güney Sahillerine yaklaşmakta olan Korsanların filosunu görmek için kullandı. Bu, onun görevi olan Ölülerin Yolu’ndaki seyahatine ikna etti.

Korkusuzca Yol’da ilerledi ve Erech Taşı’nda daha önce Dunadan'a verdikleri sözlerinden Dönen Ölüleri çağırdı. Hayalet Ordu onu Pelargir’e kadar izledi, en sonunda onu geçerek Umbar’ın gemilerini darmadağın ettiler. Aragorn ve limanın insanları gemilere bindiler ve rüzgarın ani değişikliğiyle Anduin’in sularında hızlı bir şekilde Gondor’a doğru yol aldılar.

Aragorn savaşın gidişatını değiştirerek ve çayırların ortasında Eomér’le karşılaşarak, Pelennor Çayırları Savaşının son bölümüne gelmiş oldu. Vekilharç kendisini çağırana kadar Minas Tirith’e kral olarak girmek istemediği için, oraya kolcu şeklinde giyinerek ilerledi. Bir kere hızlı bir şekilde, Faramir, Eowyn ve Merry’nin hayatlarını kurtardığı Şifa Evlerine gitmek için girdi.

Mordor’un Kara Kapısı’nın önünde Aragorn, Sauron’un Ağzı ile tartıştı ve büyücüyü kısa bir azim savaşıyla yendi. Sauron’un Ağzı’nın geriye çekilmesi ve Sauron’un Ordularının Marannon’da dışarı çıkmasıyla, Aragorn ordularını emri altına aldı ve Kartalların yardımı ve tabii ki Yüzük’ün yok edilmesiyle savaş kazanıldı

Sonunda her şey geçmiş, Sauron yok edilmiş ve Kral dönmüştü. Aragorn ve galip gelen ordu Minas Tirith’e döndü ve orada ona Kral Elessar olarak Gandalf tarafından taç giydirildi. Elfçe’de Yolgezer anlamına gelen Telcontari kendisine soyisim olarak aldı. Ardından Arwen ve Elrond geldiler. Elrond ona söz verdiğini yaptı ve Yazortası Arifesi’nde 3. Çağın 3019 yılında Aragorn ile Arwen evlendiler.
Elessar olarak Gondor ve Arnor’un Yeniden Birleşmiş Krallığı’nı uzun süre idare etti. Ve Arwen ona bir erkek çocuk, Eldarion ve birçok kız çocuğu verdi. Ama sonunda, normal insanlardan üç kere daha fazla yaşamıştı, O da yoruldu ve zamanının geldiğini anladı. 4. Çağın 120. yılının 1 Mart’ında, Kralların Evi’nde kendisi için hazırlanmış taş yatağa kendi isteğiyle yattı. Burada Eldarion’a veda etti ve tacı ile Asasını ona verdi. Ve burada, Arwen’e son kez elveda dedi ve bir daha asla uyanmayacağı son derin uykusuna daldı. zırlama zırlama zırlama
Aragorn’a birçok isim verildi, Arwen tarafından Elftaşı, Bree insanları tarafından Yolgezer, Minas Tirith şifacıları tarafından İyileştirici, Bilbo tarafından Dunadan, Bill Eyrelti tarafından Uzunbacak, Eomer tarafından Kanatayak.

Not: 30 yıl Arwen Aragorn'u beklemiş aşk budur işte. tap



zaten 500 yıl yaşıyolar bi 30 yılda aragorn a kalmış noolcak Grin Grin tap

nightmare_storm 23.04.2008 12:34:51
30 yıl hımm şimdikiler asla beklemez 500 değil 1000 yıl yaşasalar yalan mı?

molkoist 23.04.2008 12:36:28
işte en sevdiğim filmlerin arasında cok özel yeri olan film.cok seviyorum bu filmi lord of the rings'in 3 ü de harika tap tap

VaMpiRe 23.04.2008 12:37:05
30 yıl hımm şimdikiler asla beklemez 500 değil 1000 yıl yaşasalar yalan mı?
1 yılı bile beklemezler Cry

nightmare_storm 23.04.2008 12:39:07
30 yıl hımm şimdikiler asla beklemez 500 değil 1000 yıl yaşasalar yalan mı?
1 yılı bile beklemezler Cry
doğrudur

nightmare_storm 23.04.2008 12:53:34
Unutulmaz film karelerinden derlemeler

Register or Login
Çizgi filmi (1970)

Register or Login

nightmare_storm 23.04.2008 13:00:58
Lord Of The Rings:Trilogy Soundtrack Set
Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez.
Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın

Disc: 1

• The Prophecy - Howard Shore
• Concerning Hobbits - Howard Shore
• The Shadow of the Past - Howard Shore
• The Treason of Isengard - Howard Shore
• The Black Rider - Howard Shore
• At the Sign of the Prancing Pony - Howard Shore
• A Knife in the Dark - Howard Shore
• Flight to the Ford - Howard Shore
• Many Meetings - Howard Shore
• The Council of Elrond-Anmron (Theme for Aragorn and Arwen) - Howard Shore
• The Ring Goes South - Howard Shore
• A Journey in the Dark - Howard Shore
• The Bridge of Khazad Dum - Howard Shore
• Lothlorien - Howard Shore
• The Great River - Howard Shore
• Amon Hen - Howard Shore
• The Breaking of the Fellowship - Edward Ross
• May It Be - Enya

Disc: 2

• Foundations of Stone - Howard Shore
• The Taming of Smiagol - Howard Shore
• The Riders of Rohan - Howard Shore
• The Passage of the Marshes - Howard Shore
• The Uruk-Hai - Howard Shore
• The King of the Golden Hall - Howard Shore
• The Black Gate Is Closed - Howard Shore
• Evenstar - Isabel Bayrakdarian
• The White Rider - Howard Shore
• Treebeard - Howard Shore
• The Leave Taking - Howard Shore
• Helm's Deep - Howard Shore
• The Forbidden Pool - Howard Shore
• Breath of Life - Howard Shore
• The Hornburg - Howard Shore
• Forth Eorlingas - Howard Shore
• Isengard Unleashed - Howard Shore
• Samwise the Brave - Howard Shore
• Gollum's Song - Emiliana Torrini

Disc: 3

• A Storm Is Coming - Howard Shore
• Hope and Memory - Howard Shore
• Minas Tirith - Howard Shore
• The White Tree - Howard Shore
• The Steward of Gondor - Howard Shore
• Minas Morgul - Howard Shore
• The Ride of the Rohirrim - Howard Shore
• Twilight and Shadow - Howard Shore
• Cirith Ungol - Howard Shore
• Andzril - Howard Shore
• Shelob's Lair - Howard Shore
• Ash and Smoke - Howard Shore
• The Fields of the Pelennor - Howard Shore
• Hope Falls - Howard Shore
• The Black Gate Opens - Howard Shore
• The End of All Things - Howard Shore
• The Return of the King - Viggo Mortensen
• The Grey Havens - Howard Shore
• Into the West - Annie Lennox



Sayfa: [ 1 ]