TURKROCKER.com FORUM - ÜLKENİN EN GÜNCEL ROCK-METAL SİTESİ (Arsiv Ana sayfa) => Bilim,Felsefe

Konu: Azil Kuralları - Einstein

Sayfa: [ 1 ]

darksoul 26.04.2008 02:06:40

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595
Azil Kuralları - 1
"Aynı zihinde yer alan karşıt düşünceler birbirini yok eder ve ışığa dönüşürler."   süper
Herhangi bir düşünce, karşıtıyla karşılaşırsa özgün halin­den eser kalmaz. Karşıtından mutlaka etkilenir ve değişir. Bu da yok olduğu anlamına gelir. Aynı zihindeki karşıt dü­şünce baskısına çelişki denir. Zihin, çelişki karşısında birbi­rini parçalayan düşüncelerini ölümlerine terk etmek zorun­dadır ve üçüncü düşünceyi üretmelidir. Zihin, yok olanlann bıraktığı yeri üçüncülerle doldurmalıdır. Aksi takdirde karşıt düşüncelerin aynı anda yok olmasıyla boşalacak olan zihinde davranışa dönüşecek hiçbir şey kalmayacaktır. Ve davranışın gözlemlenmediği beden her anlamda felçli sayılacaktır. İn­sanların en büyük hatası, bu kuralı görmezden gelmeleri ve karşıt düşüncelerin birbirlerini öldürmesine izleyici kalmalarıdır. Hayatın karşılarına çıkardığı seçim kavşaklarında do­narak ölmelerinin nedeni, karşıt düşüncelerin çarpışmala­rından kaynaklanan ışıktan gözlerini alamadıklan için kör­leşmeleridir. Kör ve felçli. Kim böyle olmak ister?Tabii ki sözünü ettiğim düşünceler, savunulan ve uğruna kelime çiğnenenlerdir. Tabii ki her düşüncenin karşıtı vardır ve zihin, her şeyi düşünmek üzere tasarlanmıştır. Ancak bir çarpışmanın gerçekleşmesi için düşünce ve karşıtının davra­nışa dönüşme aşamasına gelmiş olması gerekir. Örnek mi istiyorsun? Dikkatli oku.Bugüne kadar her şeyin söylendiğini ve her şeyin yapıldığı­nı düşünen, ancak üretmekten vazgeçemeyen bir yaratlcıyı düşün. Bir şairi, bir yazarı ya da herhangi bir sanatçıyı. Dav­ranışa dönüşmesine ramak kalmış iki karşıt düşünce: Üret­mek ve üretmemek. Ve ikisi için de yeterli geçerlilik nedeni bulabilen bir zihin. Sence böyle bir oyun nasıl biter? Eğer bi­rinci kural tanınmıyor ve ona uygun hareket edilmiyorsa sa­natçı durur. Zihnindeki çarpışmanın ışığı o kadar güçlü olur ki kamaşmış gözleri perdelenir. Ne üretmemenin huzuru için­de günlerini geçirebilir ne de üretirken sahip olduğu yeteneği zorlayacak özgürlüğü kullanabilir. Ne yaratmaktan vazgeçe­bilir ne de yaratırken tatmin olabilir. Durur. İçindeki karşıt düşünceler bataklığında yeteneği gömülene kadar durur. Ve yeteneğinin gömüldüğü mezarın başında ağlamaktan başka çaresi kalmaz. Oysa çarpışma gerçekleşmeden yapılması ge­reken üçüncü düşünceyi doğurmaktır. Bu örnekte, her şeyin daha önce söylenmiş olduğunu varsayan yaratıcının aynaya bakarak tekrarlaması gereken cümleler şunlardır:"Her şey söylenmiş olabilir, ama ben daha söylemedim. Ve eğer ben söylemediysem her şey söylenmemiştir. Çünkü kimse benim gibi söyleyemez. Çünkü ben tekim. Çünkü daha önce söylenmiş olanları benim gibi söyleyebilecek kimse yok. Öz­gürlükten herkes söz etti. Ama ben değil. Komşum da etmedi. Onun komşusu da. Ancak herkesin özgürlükten söz ettiği gün, özgürlük, söylenmiş ve kapanmış bir konu olur. Dolayısıyla ya­şayan bütün akılların süzgecinden geçene kadar bakir kalacak olan özgürlük düşüncesine ilişkin yaratımlar sürecektir."Zihin boşluğuna neden olabilecek karşıt düşünce çarpış­malan, ancak üçüncü düşüncenin keşfiyle olasıdır. Ve daima üçüncü düşünce vardır. Çelişki seni öldürür. Çelişki işkencedir. Çelişki buz tutmuş bir göldür. Çelişki buz tutmuş gölün çatladığı andır. Çelişki, göldeki çatlağa saplanıp donmaya başlamandır. Çelişki, yar­dım istemek için açtığın ağzına dolan sudur...

Azil Kuralları - 2
"Her şey ve herkes ışık yayar. Sonuç, nedenlerin aydınlattığı noktada, nedense sonuçların aydınlattığı noktadadır."
 

Sahip olduğun her bilgi ve düşüncenin birer ışık huzmesi olduğunu anladın. Her birinin bölge boyu farklıydı ve sen on­ları ayırt edebildin. Zihninin haritasını çıkarmayı öğrendin. Hangi düşünceye neden sahip olduğunu çözdün. Ve hangi dü­şüncenin neye neden olduğunu görebildin. Sınırlı zihnindeki düşünce ve bilgilerin ışık yollarını gözlerin kamaşmadan iz­leyebildin. Kimse kendini senin kadar tanıyamadı. Kimse ne­yi neden düşündüğünü senin kadar iyi bilemedi. Bundan zevk aldın. Başka çaren yoktu. Başka çare aramadın. Ani yükselişin durmuyordu. Zihninin genişlemesi arttıkça hızla­nıyordu. Ve sen kuralları anlıyordun.

Azil Kuralları - 3
"Her düşünce bir diğerini doygunlukları ve aralarındaki uzaklık ölçüsünde çeker."
Birbirinden çok farklı gibi görünen düşüncelerin birleştiği­ne tanıklık ettin. Çekim gücünün sınırlarını tanıdın. Yok ol­mak ve yaratmak gibi düşüncelerin nasıl birbirlerine yaklaş­tıklarını gördün. İnsanın yarattıkça yok olduğunu anladın. Yaratıcılığın bedelinin yarattıkların kadar eksilmek olduğu­nu kabul ettin. Ve amacın bu oldu. Yaratarak yok olmak. Son düşüncen de yok olana kadar yaratmak.

Azil Kuralları - 4
"Düşünceler mükemmel, ancak davranışlar kusurludur."   süper
Sindirilmesi zor kurallardan biri. Düşünceler zihinde do­ğar. Ve zihnin şartları üçboyutlu dünyanınkinden farklıdır. Zihnin şartları mükemmel düşünceyi oluşturacak niteliklere sahiptir. Çünkü zihin sürekli genişleme gücüne sahiptir. Oy­sa üçboyutlu dünyayla kurduğun ilişki bedenin ve duyuların­la sınırlıdır. Üçboyutlu dünya zihninin aksine daralır ve dav­ranışIarına kusurlar ekler. Zihinsel tasarıların ancak bir bö­lümü davranışlara yansıtılabilir. Davranış daima eksik kala­caktır. Bir insanı sevdiğini düşünmek, ona bunu söylemek ve ardından sarılmakla anlatılamayacak kadar mükemmeldir. Bir insanı öldürmek, ondan nefret ettiğini düşünmenin ya­nında daima kusurludur. Hiçbir davranış, düşüncenin gerçek tercümesi değildir.

Azil Kuralları - 5
"Davranışa dönüşen düşünceler daima geçmişe aittir."   süper
Işık hızının da bir sınırı olduğunu öğrendiğin gün gökyüzüne baktın. Güneşi gördün. Ancak gördüğünün, güneşin geçmişi olduğunu anladın. Haklıydın. Güneşin dünyaya uzaklığı yüz kırk dört milyon kilometre ve ışığının gezegene ulaşması sekiz dakika sürüyor. Dolayısıyla bir gün, güneş sönerse, bunu ancak sekiz dakika sonra anlayabileceğini kabul ettin. Sekiz dakika boyunca, güneşi sönmemiş gibi yaşayacak olan insanları düşündün. Her anın, o son sekiz dakikaya dahil olabileceği olasılığını fark ettin. En önemlisi, düşüncenin davranışa dönüşme süresinin de en az sekiz dakika olabile­ceğini hayal ettin. Aradaki sekiz dakikayı, doğanın parçasıolarak gördün. Sevgilisini sevmekten vazgeçmiş insanın, an­cak sekiz dakika sonra bunu açıklayabilmesini olgunlukla karşıladın. Sekiz dakika boyunca sevildiğini düşünmeye de­vam eden insanın gerçekle çarpışınca kırılan hayaline acıma­dın. Çünkü gözlemleyebildiğin her davranışın geçmişteki bir düşüncenin eseri olduğunu anlamıştın. Tanığı olduğun ve in­sanlar tarafından temeli atılmış olan dünya her şeyiyle geç­mişe aitti.

Azil Kuralları - 6
"Düşünceler, duyguların çekim alanlarına girince bükülürler."
Ve duyguları keşfettin. Ne kadar kıskanç ve güçlü olabile­ceklerini anladın. Zihnin de beliren duygu merkezlerinin çev­resinde çekim alanları olduğunu fark edince düşüncelerine etkisini ölçtün. Herhangi bir düşünce, herhangi bir duygu­nun çekim alanına girdiğinde bükülüp yön değiştiriyordu. Ve sen, düşüncenin gerçek kaynağını belirlemekte yanılıyordun. Yön değiştiren düşüncenin, duygunun yakınlarından çıktığı­nı sanıyor, ancak yanılıyordun. Bunlara sahte düşünceler adını verdin. Kaynağı, görülenden başka bir yerde olan dü­şünceler. Dikkat edilmesi gereken düşünceler. Tehlikeli dü­şünceler. Böyle bir ayrımın farkında olmayanlar, sahte dü­şünceler yüzünden acı verici kararlar alabilirlerdi. Korktun. Bir düşüncenin gerçek doğum yerini, öğrenmenin yollarını araştırdın. Ancak bulamadın. Alabileceğin tek önlem, duygu merkezlerini daraltmak, dolayısıyla çekim alanlarını küçült­rnek olabilirdi. Bu yolu seçtin. Olabildiğince az hissetmek. Duygularını olabildiğince önemsememek. Ne sevgiyi ne de nefreti ciddiye almak. Pürüzsüz bir düşünce ağı kurabilmek adına duygularının boğazını sıktın. Bazıları kangren olup öl­dü, bazıları cılız hayatlarını sürdürdü. Zihin sınırları içinde, düşüncenin duygudan başka düşmanı yoktu ve sen bunun farkındaydın.

Azil Notları
Sevgi, tırmananları birbirine bağlayan bir halattı. Biri düşerse diğerinin hayatta kalması için halatın kesilmesi gerekiyordu. Ancak sevgi, kesilemeyecek kadar kalın bir halattı ve sonunda herkes düşerdi. Aptallar sevdikleriyle düşer, kötüler sevdiklerini aşağı çeker...Sevgi halatı. Düşenlerin kafatasını çatlatacak bir yükseklik. Acele etmeye gerek yok. Nasıl olsa ilk düşen öldü. Sıra herkeste...Yalnızken aptallık da, kötülük de yok oluyordu. Yalnızken korku yoktu. Bu yüzden ölmeliydi. Yalnız kalabileceği bir yere gitmek için. Bu dünyada olmayan bir yere varmak için intihar etmeliydi...Evren nüfusunun çoğunluğu sorulardan oluşur. Soru ve yanıtların nadir evliliklerinden doğan melezlerde bildiklerimizdir. Melezlerin ışığı neyi aydınlatıyorsa onu görürüz. Gerisi karanlıktır. Hiçbir gözün alışamayacağı kadar karanlık. El yordamının bile kör kaldığı bir karanlık. Kabul etmen gereken ilk gerçek de, doğumunda gözlerinin kapalı olduğudur. Hayata karanlıktan geldiğini bilmelisin. "Anavatanın karanlıktır." Karanlığın kuralları yoktur. Karanlığın tarihi yoktur. Gözlenebilen tek haraket, karanlığın dışına düşendir. Sadece karanlığın dışı kurallara sahiptir. Doğumundan birkaç saat sonra gözlerini açmanın nedeni, ışığın seni beklediğini bilmendir. Kurallar, buluşmaların gecikmesini yasaklar.Kurallar, karanlığın dışındaki hareketin kimlik bilgileridir. Kurallar, onların varlığını bilmeyenlere göre kader, diğerleri için pusuladır...Her şeyi düşünebilir, her şeyi hayal edebilir, ancak sadece seçtiklerini gerçekleştirebilirsin. "Düşünce şeytandan, davranış Tanrı'dandır. "Hangi düşüncenin davranışa dönüşeceğine karar verense insandır.

deliptores 26.04.2008 02:42:10
kendimden geçtim  Grin

darksoul 05.05.2008 15:06:55
kendimden geçtim  Grin
belli

_badsector_ 05.05.2008 15:11:20
Paylaşımın için teşekkürler ..Sürekli okunabilecek bir yazı..Hatta duvarıma bile asmayı düşünüyorum..Çok hoşuma gitti doğrusu  Smiley

darksoul 05.05.2008 15:11:52
Paylaşımın için teşekkürler ..Sürekli okunabilecek bir yazı..Hatta duvarıma bile asmayı düşünüyorum..Çok hoşuma gitti doğrusu  Smiley
mersi  kral2

mydnez 17.06.2008 09:08:39
gerçekten güzel paylaşım olmuş teşekkürler


Sayfa: [ 1 ]