TURKROCKER.com FORUM - ÜLKENİN EN GÜNCEL ROCK-METAL SİTESİ (Arsiv Ana sayfa) => Sağlık

Konu: Ensest

Sayfa: [ 1 ]

nightmare_storm 03.05.2008 15:55:26

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589

Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595
Ensest (yasaksevi), yakın akrabalar arasında gönüllü ya da gönülsüz cinsel ilişkidir. Çoğu kültürde ensest bir tabudur.
Öte yandan ensest yasağı olarak kuramsal bir kategori şeklinde psikanaliz ve antropoloji açısından değerlendirilmektedir.
Ensest terimi, birbirleri arasında kan bağı bulunan, çoğu kültürde yasal ya da yasal olmayan kurallarla cinsel birliktelikleri yasaklanmış olan kişilerin cinsel ilişkide olma durumunu ifade eder. Ensest toplumsal alanda yasal olarak evlilik yasağı ile engellenir. Anne-oğul, baba-kız, erkek kardeş-kız kardeş ensest olarak cinsel ilişkinin yasaklandığı en belirgin kişilerdir.

Bu tür ilişkiler genellikle yasa tarafından engellenmekte, suç sayılmaktadır. Ancak farklı ülkelerde farklı uygulamaların olduğu, neyin ensest sayılacağı ve yasaklanacağının değiştiği bilinmektedir. Kimi ülkeler belirli ölçüler koyarak buna ceza getirirler, kimi ülkelerde ise çeşitli derecelerden akrabalar arası cinsel ilişkiyi yasaklayan ceza maddeleri yoktur. Ensest, yasal olarak suç sayılmadığı ülkelerde bile tabudur.
Freud, ensesti Oedipus döneminde ortaya çıkan bir bozukluk olarak açıklamıştır.
Ensestle ilgili asıl suç unsuru, bir tür aile-içi cinsel istismar olarak gerçekleşmesidir. İlişkinin utancı, beraberinde istismara uğrayan kişinin çaresizlikleriyle birleşince, gizli ve kapalı bir alanda ciddi yıkım ve kişilik bozukluklarına sebep olmaktadır.

Türkiye' de Ensest:
Bir babanın öz kızına tecavüzü

Pendik'te bir ilköğretim okulunda yaşanan olayda; psikolojik olarak gergin bir ruh haliyle, etrafındakilere, okuldaki arkadaşlarına en ufak bahanelerle sürekli bağıran, çağıran A.K. sınıf öğretmeninin dikkatini çekmişti. A.K.'nin geçimsiz kişiliği, arkadaşlarının onu sürekli kızdırmasına ve alay etmesiyle doruk noktasına ulaştığında sınıf öğretmeni devreye girmiş ve bu anlaşmazlıklara ve münakaşalara müdahale etmişti. A.K.'nin geçimsiz, problemli bir kişi olduğunu düşünen sınıf öğretmeni bu durumu, gerekli görüşmelerin yapılması ve olabilecek problemlerin çözüme kavuşturulması için okul rehber öğretmenine bildirmişti. Rehber öğretmenin henüz 14 yaşındaki bu küçük kızın agresifliğinin nedenlerini öğrenmek için yaptığı görüşme sırasında, A.K.'nin gergin, rahatsız ve uyumsuz davranışlarının nedeni ortaya çıkmıştı. Küçük kız, öz babasının 11 yaşından itibaren kendisine cinsel tacizde ve tecavüzde bulunduğu gibi korkunç ve iğrenç şeyler anlatmıştı.
Küçük kız ayrıca, evlendiği 1.5 yıldan beri kendilerinden ayrı yaşayan üvey ablası B.D.'ye de durumu anlattığını söylemesi üzerine rehber öğretmen A.K.'yi yanına alarak üvey ablanın evine gitmiş, olayın doğruluğunu araştırmaya başlamıştı. Üvey ablanın da bekarken kendileriyle birlikte kaldıkları evde, babasının küçük kızı yatak odasına tek başına çağırdığını gördüğünü ve kendisine de cinsel tacizde bulunduğunu söylemesi üzerine rehber öğretmen telefonla durumu İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne bildirmiş onlar vasıtasıyla da olay, emniyet müdürlüğü yetkililerini harekete geçirmişti.
Polis, küçük kızın babasının 1.70 boylarında, 40 yaşlarında, bıyıklı, siyah saçlı ve esmer tenli bir fiziğe sahip olduğu bilgisini alıp süratle ailenin yaşadığı konuta hareket etmişti. Konuttan dışarı çıkmakta olan baba Y.K.yakalanarak gözlem altına alınırken anne Ş.K. ile üvey abla B.D. emniyet müdürlüğüne davet edilmişti.

Henüz 14 yaşındaki A.K. uzman dedektifler ve psikologların desteğiyle ifadesi alınmıştı.
- Okuduğunuz okulun rehber öğretmeni ile yapmış olduğunuz görüşmede öz babanız olan Y.K. tarafından 11-12 yaşlarında iken tecavüze uğradığınızı ve bu tecavüz olayının aralıklarla devam ettiğini, kötü muamele ve dayağa maruz kaldığınızı beyan ederek yardım talebinde bulunmuşsunuz. Bu konular hakkında bildiklerinizi anlatır mısınız?

-Yukarıda belirttiğim adreste öz annem olan Ş.K, öz babam olan Y.K. ve öz kardeşim olan R.K ile birlikte yaşamaktayım. Pazartesi günü okuduğum okulda bulunan rehber öğretmene giderek ailemle ilgili sorunlarım olduğunu söyledim. Kendisi beni rehberlik odasına çağırdı. Ben çok utandım ama daha fazla dayanamayıp, babamın 11-12 yaşlarında iken tecavüzüne maruz kaldığımı ve bu tecavüzlerin aralıklı olarak devam ettiğini anlattım. Öğretmenim bana bu konuda yardımcı olacağını söyledi. (Yazının devamı yayına uygun olmadığından kesilmiştir.)

-Annenizin sizin yanınızda olduğu sırada, Öz babanız tarafından kendi odasına çağrıldınız mı, odaya gitmemek için direndiniz mi? Bu konuda annenizin bilgisi de var mı?

- Öz babam annemin bizim odada kaldığı sırada beni kendi odasına çağırıyordu. Annem benimle birlikte yatıyordu. Babam annem uyuduktan sonra beni yanına çağırıyor,"Gel bana masaj yap" diyordu. Ben gitmek istemiyordum, ağlıyordum ancak ben gitmek istemediğim zaman babam beni alarak odasına ...ürüyordu.  (Yazının devamı yayına uygun olmadığından kesilmiştir.)

- Üvey ablanız B.D. ile evlenmeden önce aynı odada mı kalıyordunuz, üvey ablanızın sizinle birlikte kaldığı zamanlarda babanız size karşı cinsel taciz veya tecavüzde bulundu mu ve sizi odasına geceleri çağırdı mı?

- Üvey ablam B ile evlenmeden önce aynı odada kalıyorduk.  Üvey ablam birlikte kaldığımız zamanlarda babam aralıklı olarak beni odasına çağırırdı. Ablam babama niye bu kızı çağırıyorsun, herkes kendi yerinde yatsın diyordu ancak babam sen karışma diyordu (Yazının devamı yayına uygun olmadığından kesilmiştir.)

- Babanız size en son ne zaman cinsel taciz ve tecavüzde bulundu?

- Ramazan ayının 2.günü annem ev işleri ile uğraşırken babam beni odasına çağırdı.

Ensest ilişki özellikle taraflardan birinin rızasına rağmen, zorla ve baskıyla ya da ödül ve kandırmayla ortaya çıktığında bir istismar konusu olarak görülmektedir. Aile içi, ya da akrabalar arası ilişkilerden yararlanılarak gerçekleştirilen, bir tarafın açık istismarına dayanan cinsel ilişki ensesti kendi bağlamının ötesinde de bir suç durumuna getirmektedir. Çünkü bu durumda ortaya çıkan cinsel istismar durumudur ve ensestin tabusal niteliği bu suçun/istismarın kolay ortaya çıkarılmasını, suçun cezalandırılmasını ve engellenmesini zorlaştırmaktadır.
Enseste ilişkin kesin rakamsal veriler yok denecek kadar sınırlıdır. Bunun temel sebebi ensestin toplumda utanç duyulan bir şey olmasıdır, ensest ilişki içinde olan bireyler, bunu her zaman gizleme eğilimindedirler. Bu durum, ensest ilişkideki istismar ve suç durumunu vahimleştirmekte, istismar edilenin bu sözkonusu utanç duygusuyla orantılı olarak istismar durumu sürgit devam edebilmektedir.
Ensest iliskiler genelde psikolojik bir sorun haline gelip yardım istendiğinde ya da yasal uygulamaların devreye girdiği durumlarda ortaya çıkabilmektedir. Bununla birlikte, özellikle kadınların ve çocukların ensest ilişki durumlarında istismar edildiği söylebilir. Kapalı toplumlarda, geniş, büyük ve içiçe yaşanan aile ortamlarında bir istismar olarak ensestin daha gizli ve fakat daha yaygın olduğu ileri sürülmektedir. Ensest istimarı gerçekleştirenin genelde daha büyük ve erkek birey olduğu da belirtilmektedir. Eldeki verilere göre baba-kız ensestinin daha yaygın bir durum olduğu söylenmektedir. Anne-oğul ensesti ise daha derin bir tabu olarak kabul edilmektedir, ortaya çıkması nerdeyse yok gibidir.
Bir istismar olarak ensest, istismara uğrayan kişide ciddi psikolojik travmalara sebep olabilmektedir. Özellikle aile içinde çocukların istismar edilmesi bu çocuklarda büyük yıkımlara yol acabilme riski taşımaktadır.

Çeşitli ülkelerde farklılıklarla da olsa ensesti suç sayan ve bu nedenle de cezalandırma yönüne giden yasa maddeleri mevcuttur. Hukuk açısından en genel anlamda ensest, birinci ya da ikinci dereceden yakın akrabalarla girilen cinsel ilişki olarak tanımlanmaktadır. Bazı istisnalar vardır: İsveç örneğinde bu tür olaylara bir ceza uygulamadığı bilinmektedir. Türk hukuk sisteminde Medeni Kanun'da yakın akrabaların birbirleriyle evlenmelerini yasaklayan maddeler vardır. Ancak bu "evlenme yasağı" dışında, akrabalararası cinsel ilişkileri suç sayan maddeler yoktur. Genelde rıza ile gerçekleştiği varsayılan cinsel ilişkiler suç sayılmamakta ve cezalandırılmamaktadır. Bununla birlikte aile-içi cinsel şiddet olarak bilinen olgu karşısında ne yapılacağı ve yapılması gerektiği önemli bir sorun olarak devam etmektedir. Ensestin tabusal niteliği, aile içi cinsel şiddetin ve istismarın deşifre edilmesinde ve buna karşı önleyici tedbirler alınmasında ciddi bir engel teşkil etmektedir. Bireylerin eğitim ve kültür durumlarına bağlı olarak bu durumlarda takınabilecekleri tavırlar farklılaşmaktadır. Kapalı aile ve akrabalık ilişkilerinde, eğitimin yetersiz olduğu hallerde özellikle sorun daha gizli-kapaklı kalabilmektedir. Türk Tabibler Birliği, kadınların ve özellikle küçük çocukların korunması bakımından, ensest konusunun Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir yasa olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

Ensest yasağı, psikanaliz kuramı ve antropoloji de toplumun ve kültürün oluşumunu sağlayan temel yasak ve yasa olarak değerlendirilir. Temel bastırma mekanizmasının kuruluşu, bu ilk yasağın sürecini izler ve bunun sonucunda "ilkel dürtüler"in yerini "kültürel semboller" alır. Sigmund Freud'un psikanaliz kuramı ve onun Jacques Lacan tarafından değerlendiriliş biçiminde sözkonusu ensest yasağının bu anlamda ele alınışı sözkonusudur.

İlk olarak Totem ve Tabu'da Freud antoropolijik bulgulardan yararlanarak sözkonusu ensest yasağı inceler ve bunun toplumsal bağlamını ortaya koymaya çalışır. Lacan'a gelindiğinde ise toplumun ve bilincin kuruluşunun temel süreçleri açısından psikanaliz kuramının temel yasalarından biri olarak değerlendirilir. Baba'nın yasası, kendini Ensest yasağı olarak ortaya koyar. Ödipal evrede çocuk bu yasağı tanıyarak Baba'nın yasasına uyar, İmgesel olan bu süreç boyunca Simgesel olan tarafından bastırılır ve böylece çocuk Kültürel Düzen'e girmiş olur. Ayna Evresi'nde annesiyle bütünleşmek arzusunda olan çocuk, bu yasanın tanınmasıyla toplumsal kültürel yaşama dahil olur, doğal güdülerini bastırarak kendi mevcudiyetinin farkına varır.
Bilinç-bilinçdışı bölünmesi de bu süreçlerin ürünü olduğu için, sözkonusu yaklaşıma göre, insanın düşünenbir varlık olması da tamamen bu ensest yasağıyla ilintilidir. Bu yasağı benzer bir tarzda ancak başka bir düzlemde kullanılmasıda antropoliji alanında görülür.

Claude Lévi-Strauss'un, ensest yasağının kültürel temeller açısından yerini incelediği ve değerlendirdiği söylenebilir. Lévi-Strauss'a göre, kültürler, genelde cinsellik, beslenme gibi doğal güdüsel alanların belirli bir yasa etrafında düzenlenmesiyle ortaya çıkmaktadır. Akrabalık sistemlerinin nasıl ortaya çıktıklarını incelediğinde Strauss, ensest yasağı ile karşılaştığını söyler. Bu anlamda ensest yasağı evrenseldir; yani her kültürde içerimleri değişse de kural olarak karşımıza çıkar. Akrabalık ilişkileri buna göre düzenlenmekte ve şekillenmektedir. Bunu biyolojik temelli bir yasak olmadığını belirtir Strauss, Lacan gibi; çünkü her toplumda farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Yasak kültüre aittir ve kültürel alanın kuruluşuyla ilişkilidir. Ensest yasağı, farklı kültürlerde farklı içerikler almakla, yani neyin yasaklanacağının sınırları değişmekle birlikte, hemen bütün kültürlerde görülmekte olduğu belirtilir. Bunlara göre, ensest yasağı, farklı içeriklerle ortaya çıksa da, temelde, toplumsal yaşamın ve kültürün kuruluşunun yasasını meydana getirmektedir.

- Başınızdan geçtiğini beyan ettiğiniz bu olaylardan sonra ne yapmak istiyorsunuz?

- Ben bu olayı yaşadıktan sonra çok düşündüm, evden kaçmak istedim ama babam beni bulur ve döver diye korkuyordum, ben bu olaylara daha fazla dayanamadığım için Rehber Öğretmenimize durumumu anlattım ve yardım talebinde bulundum. Babamın yaklaşık 2 sene cinsel tacizine ve tecavüzüne maruz kaldım, bu yüzden davacı ve şikayetçiyim, ben eğitimime ve öğretimime devam etmek istiyorum. Devlet koruması altına girmek istiyorum ve güzel bir yurtta kalmak istiyorum.

Sonuç: Henüz 11 yaşındaki öz kızına tecavüz eden baba Y.K. tutuklanırken, küçük A. İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'nce koruma altına alınmıştı.
 

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tahran'ın yorumu:
Yapılan istatistiklerde çocukların yüzde 90'ı nın ergenliğe kadar yeterli psikososyal olgunluğa erişmedikleri görülüyor. Normal ergenlikte de zaten bir kimlik karmaşası yaşanıyor, yeterli bir psikososyal olgunluk oluşmuyor. Bu olgunluk oluşmadığı için de çocuklar enseste ve cinsel istismara açık oluyor. En büyük özellikleri ise bu yaştaki çocukların savunmasız oluşlarıdır. Büyükler, çocukların bu savunmasız oluşlarını kullanarak onlara karşı fiziksel  ve duygusal baskıyı kullanabiliyor.

Ensest ilişkilerin yaşanmasında çeşitli nedenler olabilir. Analiz edildiğinde bunun psikolojik boyutunun olduğu görülür. Şizofren hastalıklarında ensest vakalarına rastlanır. Şizofren bir akıl hastalığıdır. Şizofren hastalarında iyilik, kötülük kavramı gelişmemiştir veya bozulmuştur. Zeka geriliği olan bu kişiler, eğer cinsel hezeyana sahipse cinsel saldırılarda bulunarak karşındaki kişileri öldürebildiği gibi, aynı zamanda da ideal mağdurlardır. Yani bu kişiler cinsel amaçlı kullanabilirler. Bu nedenle birinci olarak ruhsal hastalıklar diyebiliriz.

İkinci olarak, enseste yüzde 70 eşlik eden bir alkol faktörü var. Bu da kişinin beyninde kontrol mekanizması bozulduğunda ortaya çıkar.

Üçüncü olarak çocuklar arasında da ensest olayları yaşanabiliyor, Ergenlik öncesi ensest olayları çocuklar arasında yaşanabiliyor. Çünkü 7 ile 14 yaşı arasındaki çocukların en önemli özelliği, cinsellikle ilgili kavramların henüz gelişmemiş olmasıdır. Cinselliğin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Kafalarında cinselliğin anlamı olmadığından bunu bir oyun gibi görüyorlar. Özellikle 10 yaş öncesi çocuklarda bu böyle görülüyor. Bu yaşta yaşanan kardeşler arasındaki ilişki hoşlanmaya bile dönüşebiliyor.

Diyelim ki, 7 yaşın üzerinde bir kız ve erkek kardeş aynı yatakta yatıyorlar. Oyun şeklinde başlayan bu durum bir müddet sonra  ensest olarak ortaya çıkabiliyor. Bu yaştaki çocuklarda gerçek ve mahremiyet kavramı henüz yerleşmemiştir. Bu kavram oluşuncaya kadar çocuklara dikkat etmek gerekiyor. Çünkü bu tür özellikleri olmadığı için duygularını kontrol etmesini beceremiyorlar. Bu olayı oyun olarak gören çocuklar, bu işi gizli yaptıkları ve kimsenin de farkına varmadığı için sürgit devam ettirebilirler.

Dördüncü olarak 'anti sosyal kişilik' olabiliyor. Bu kişilerin beyinlerinin suçluluk vi pişmanlıkla ilgili alanı iyi gelişmemiştir. Bu nedenle de bu kişiler suç işlemeye devam ederler. Anti sosyal bir anne ve baba da ruhsal bir hastalık olmasa da ensest ilişkiye girebilirler.

Beşincisi ve günümüzde en önemlisi ise, pornografi ve İnternettir.

Ebeveynleri pornografinin yaygın olması en büyük tetikleyici unsur. Bir baba alkollü olarak pornografi seyrediyorsa eğer o esnada yanında bulunan kız çocuğuna yanaşabilir. Aşırı porno izleyen kişilerde artık mantık değil değil duygular ön plana çıkıyor. Ayrıca pornografinin sarhoşlaştırıcı bir etkisi vardır. Kişinin mantık kontrolünü, cinsellikle ilgili yargılarını da bozuyor. Amerika'da bu konuyla ilgili yapılmış bir araştırma var. Amerika Başsavcılar Kurulu, 'erotik materyaller ve pornografik yayınlarla, cinsel suçlar arasında sebep-sonuç ilişkisi vardır' şeklinde bir rapor yayınladı.


Register or Login

nightmare_storm 03.05.2008 15:57:58
Türkiye'de 'ensest' yaygınlaşıyor
AKP'li Dedegil: "Aile içi cinsel ilişki trajik boyutlarda. Acil önlem alınmalı"
AKP'li Dedegil, partisinin yaptırdığı bir anketle ensestin yaygınlaştığının ortaya çıktığını söyledi. Sonuca şaşıran Dedegil, kadından kadına şiddetin de arttığını belirtti..

TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanı AKP İstanbul Milletvekili Alev Dedegil, ensestin (aile içi cinsel ilişki) Türkiye'de oldukça yaygın ve trajik hale geldiğini, acil önlem alınması gerektiğini söyledi. Dedegil, kadından kadına yönelik şiddeti de araştıracağını, annesini öldüren Başak Aydıntuğ başta olmak üzere birçok kadın ile cezaevine gidip görüşeceğini söyledi. SABAH'ın sorularını yanıtlayan Alev Dedegil, İstanbul İl Teşkilatı tarafından düzenlenen bir konferans sırasında ensest ile ilgili soruların yer aldığı anket formunu yaklaşık bin kadına dağıttıklarını ve ortaya çıkan sonucun kendilerini çok şaşırttığı söyledi.

ÖRTÜ KALKSIN

Sonuçları spekülasyona yol açacağı için vermek istemeyen Dedegil, "Trajik bir sonuç çıktı. Ensestin yaygın boyutta olduğunu gösterdi. Kadınlar formu doldurduktan sonra küçük kâğıtlara yazılmış notları elime sıkıştırıp yardım istedi. Bu notlarda, kayınpeder, kardeş, baba ve dedeleri tarafından taciz edildiklerini belirtiyorlardı" dedi. Ensestin üstündeki örtünün kaldırılması halinde kötü bir tablonun ortaya çıkacağını belirten Dedegil, "Kapsamlı bir araştırma yapmak ve sorunun çözümü için adım atmak istiyorum" dedi. Sadece erkeğin kadına uyguladığı şiddeti tartıştığımızı belirten Dedegil, şunları söyledi: "Ancak kadından kadına yönelik şiddetin boyutları erkeklerinkini de geçiyor. Bir saha çalışması yapacağım. Annesini öldüren kızlar, Afyon'da kayınvalide ve kayınpederi vuran gelinler ile cezaevine gidip görüşeceğim. Onları bu noktaya getiren şeyleri araştıracağım."

SABAH



nightmare_storm 03.05.2008 16:00:33
Konuşulmayanların kitabı

Gazeteci Önder Şuşoğlu'nun yazdığı "İçe Kanayan Yara" adlı kitap hep karanlıkta kalan ensest vakalarına ışık tutuyor. Kitap polis kayıtlarına dayanarak yaşanmış ensest vakalarına yer veriyor.
Toplumda üstü kapatılan, görmezden gelinen, hiç yokmuş varsayılan ensest ve çocuk tecavüzü hikayeleri ilk kez tüm gerçekliği ile gözler önüne seriliyor. Daha önce Etiler Koğuşu, Sarı Duman gibi kitaplara imza atan polisadliye muhabiri Önder Şuşoğlu'nun kaleme aldığı "İçe Kanayan Yara", polis kayıtlarına geçmiş ensest ilişkileri ve çocuk tecavüzlerini konu alıyor. Kitabın önsözünde yazar Meltem Arıkan'ın da dediği gibi İçe Kanayan Yara'yı okurken canınız acıyor, zaman zaman devam etmek istemiyorsunuz ama tüm bu yaşananlara kayıtsız da kalamıyorsunuz. Polis kayıtlarına geçen ifadeleri birebir kitabına alan Önder Şuşoğlu, amacının ensest ve çocuk tecavüzleri konusunu gündeme getirerek insanların dikkatini çekmek ve bu konuda kanunlar çıkarılmasını sağlamak olduğunu söylüyor: "Ensest saklı kalıyor ve yüzlerce çocuk kurban oluyor. Yaşananlar aileler dağılmasın diye gizleniyor. Bu şekilde olaylar devam edip gidiyor ve kimse de dur demiyor." Şuşoğlu kitabında sadece olayları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermekle kalmamış; uzmanlara, psikologlara danışarak bu olaylara maruz kalanların neler yapması gerektiğini, nereye başvuracaklarını, onlara nasıl yaklaşılacağını, tedavi yolarını da anlatmış. Şuşoğlu kitabı hazırlarken bazı insanlardan tepkiler gördüğünü, hatta sapık olarak nitelendirilmekten de korktuğunu ifade etmekten çekinmiyor: "Ama yargıya, emniyete gidip böyle bir kitap hazırlamak istediğimi söyledim. Onlar da bu konuda çalışmaların olmadığını, böyle bir kitabın hazırlanması gerektiğini söylediler."

BÜTÜN DÜNYADA AYNI
Kitaptan ensest ve çocuk tecavüzlerinin İngiltere, İsviçre gibi gelişmiş ülkelerde bile yoğun olarak görüldüğünü öğreniyoruz. Örneğin araştırmalar İngiltere'deki kadınların beşte üçünün çocukluğunda cinsel tacize uğradığını gösteriyor. Türkiye için ise böyle bir oran vermek mümkün değil. Çünkü bu vakalar ortaya çıkmıyor ve doğru dürüst tarama çalışmaları yapılmıyor. Her ne kadar kesin verilere ulaşmak mümkün olmasa da Türkiye'de de bu vakalara en az diğer ülkeler kadar rastlandığı biliniyor. Amca, dayı, hala, teyze çocuklarının birlikteliğinin diğer ülkelerde ensest olarak kabul edilmesine rağmen Türkiye'de son derece doğal görüldüğünü düşünürsek bizde rakamların çok daha fazla çıkacağını tahmin etmek zor olmaz. Tabii Güney Amerika ve Kamboçya'da kızlarıyla evlenen babalar olduğu gerçeğini de göz ardı etmemek gerekiyor. Türkiye'de ensest vakalarına bakıldığı zaman ağırlıklı olarak babaların kız çocuklarına tecavüz ettiği görülüyor. Ama dünya geneline bakıldığında istatistiklerin üst sıralarında daha çok ergen çocuklar var. Şaşırtıcı noktalardan biri ise kültürlü, ünversite mezunu, düzgün bir işe sahip insanların bile kendi çocuklarına ya da başka çocuklara tecavüz etmeleri. "Zaman geçtikçe insanların daha çok bilinçlenmesi bu olayların azalmasını sağlamıyor. Tam tersine gelişen teknoloji sayesinde internet yoluyla porno yayınlara daha kolay ulaşılabiliyorlar." diyen Önder Şuşoğlu, zanlıların büyük çoğunluğunun kendilerinin de çocukluklarında cinsel tacize ve şiddete maruz kalmış insanlar olduklarına dikkat çekiyor.

MAĞDURLAR KIZ ÇOCUK
Araştırmalara göre ensest ilişki söz konusu olunca mağdurlar çoğunlukla kız çocukları. Ama iş çocuk tecavüzlerine gelince, sokakta yaşayanların sayısı çok olduğu için erkek çocukların da azımsanmayacak kadar fazla olduğu görülüyor. Çocukluğunda cinsel şiddete ve tacize uğramış kişiler ileriki yaşlarda güvensiz, korkak, şiddet yanlısı insanlar olarak topluma karışıyor. Çocuklar için, özellikle kardeşler arasında bazı şeyler oyunla da başlayabiliyor. Ama belli bir yaşa gelip akılları ermeye başladığı zaman büyük travmalar yaşıyorlar. Enseste ve tacize maruz kalan çocukların büyük çoğunluğu yaşadıklarının su yüzüne çıkmasını istemiyor. Bir kısmı ailesini korumak istediği için bu yolu seçerken bir kısmı da tüm yaşananlardan kendisini sorumlu tutuyor ve kendisini suçluyor. Aslında belki de işin en vahim yanlarından biri de annelerin tüm olanları bilmesine rağmen sesini çıkarmaması ve herşeyi görmezden gelmesi. Hatta kitaba yansıyan vakalardan birinde "Hadi git babanın gönlünü yap" diyen anneler bile olduğunu görüyoruz.

Sabah

Register or Login


Sayfa: [ 1 ]