|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1324 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1330 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1586 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1592 Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın In Flames - Metaphor You stole my pure intention You are the sickness in between Let me in, I'll bury the pain You taught me to be sad as you You almost made me take it all Let me in, I'll bury the pain You bend me and you shake me You beg me then you break me Let me in, I'll bury the pain You made me feel like a sinner You fear you'll die alone Let me in, I'll bury the pain The sickness that you are The plague that made me starve You think you can show me how I've come this far The sickness that you are The plague that made me starve You think you can show me how I've come this far I feel it's taking over Everything falls dark Break me open The desperate cry The sickness that you are The plague that made me starve You think you can show me how I've come this far The sickness that you are The plague that made me starve You think you can show me how I've come this far [Türkçe'si] Saf niyetimi çaldın.. İçimdeki arada hastalıksın.. İzin ver, içimdeki acıyı gömeceğim.. Bana üzgün olmayı öğrettin.. Neredeyse tamamen onu öğrenmemi sağladın.. İzin ver, içimdeki acıyı gömeceğim. Eğersin ve sallarsın beni.. O zaman, beni kıracağını rica edersin.. İzin ver, içimdeki acıyı gömeceğim. Kendimi günahkar hissetmemi sağladın.. Yalnız öleceğinden korkuyorsun.. İzin ver, içimdeki acıyı gömeceğim. Hastalığın.. Açlıktan ölmem için bana bulaşan salgın hastalık.. Benim bana bu kadar uzak nasıl geldiğimi gösterebildiğini düşünüyorsun.. Hastalığın.. Açlıktan ölmem için bana bulaşan salgın hastalık.. Benim bana bu kadar uzak nasıl geldiğimi gösterebildiğini düşünüyorsun.. Onu devraldığını hissediyorum.. Karanlık şelalenin her şeyi.. Açtığımı kırar.. Umutsuz çığlık.. Hastalığın.. Açlıktan ölmem için bana bulaşan salgın hastalık.. Benim bana bu kadar uzak nasıl geldiğimi gösterebildiğini düşünüyorsun.. Hastalığın.. Açlıktan ölmem için bana bulaşan salgın hastalık.. Benim bana bu kadar uzak nasıl geldiğimi gösterebildiğini düşünüyorsun..
|
||
|
||
| In Flames - Bullet Ride How do you feel anything at all? Do you hear steps at the door? Do you reckon the smell of....? It's life, the dark that binds you. Frigthened by your own smell. Bitternes will run you through. Silent screaming. Turning, twisting the alphabet. Frantic eyes. Awaiting the answer. Splinters of a poem. Fragments of what you used to be. Habitual and gullible. Run-down memoirs is all that's left. Do you wish to sleep? Do you aim for the shadow? Do you feel all infected? It's life-the the dark that binds you. Frigthened by your own smell Bitternes will run you through Silent screaming Turning, twisting the alphabet Frantic eyes Awaiting the answer Splinters of a poem Fragments of what you used to be Habitual and gullible Run-down memoirs is all that's left It's the cowardice that pulls you under. And takes you to the end, where it begins. Release, the world is waiting your arrival. Close your eyes, as we witness another bullet ride. Do you know about atrocity? Do you know that everbody's gone? Do you know that you're your own? It's life,the dark that binds you. [Türkçe'si] Hiçbir şekilde herhangi bir şeyi nasıl hissedersin? Adımlarla kapıyı duyar mısın? Kokuyu sayar mısın. . . . ? Yaşamdır seni bağlayan karanlık.. O zaman kendi kokuna serserilik yap! Balaban kuşları baştan sona sana koşacaklar! Sessiz haykırma! Döndürme, kıvırma alfabeyi..! Çılgın gözler, Cevap bekler! Bir şiir'dir kıymıklar..! Ne olduğunun parçaları.. Alışarak ve saf gelmişler.. Koş! Aşağısı otobiyografidir, Sol'da.. Uyumayı diler misin? Gölge için nişan alırmısın? Bütünü ile bulaşık hissedermisin? Yaşamdır seni bağlayan karanlık... O zaman kendi kokuna serserilik yap! Balaban kuşları baştan sona sana koşacaklar! Sessiz haykırma! Döndürme, kıvırma alfabeyi..! Çılgın gözler, Cevap bekler! Bir şiir'dir kıymıklar..! Ne olduğunun parçaları.. Alışarak ve saf gelmişler.. Koş! Aşağısı otobiyografidir, Sol'da.. Korkaklık çeker seni kendisinin altında.. Ve onun başladığı sonu alır sana.. Bırak! Dünya senin varmanı bekliyor.. Gözlerini kapat.. Kurşunun başka birine sürdüğüne tanıklık ettiğimiz gibi.. Hakkındaki kötülükleri biliyormusun? Herkesin gittiğini biliyormusun? Sen kendini biliyormusun? Yaşamdır seni bağlayan karanlık..! |
||
|
||
| In Flames - Only For The Weak I can't tolerate your sadness Cause it's me you are drowning I won't allow (allow) any happiness Cause everytime you laugh, I feel so... guilty I feel so guilty Am I forced to have any regret I've become the lie, beautiful and free In my righteous own mind I adore and preach the insanity you gave to me Oh, sell me the infection, it is only for the weak No need for a sympathy, the misery that is me I've lost the ability to paint the clouds Cause it's me you're draining (you're draining me) I'm stuck in this slow-motion dark tale Cause everytime you run, I fall.. behind(behind) I fall behind And so I hear my voice again The tale of the bitter man there I am Shake the silence and hear what it says The tranquil pride that become the lie Oh, sell me the infection, it is only for the weak No need for a sympathy, the misery that is me Sell me the infection, it is only for the weak On bleeding knees, oh, I accept my fate [instr. part] Sell me the infection, it is only for the weak No need for a sympathy, the misery that is me Oh, sell me the infection, it is only for the weak On bleeding knees, oh, I accept my fate Sell me the infection, it is only for the weak No need for a sympathy, the misery that is me Oh, sell me the infection, it is only for the weak On bleeding knees... [Türkçe'si] Üzüntünü hoş göremem.. Sebep ol seni boğanın ben olduğuna.. İzin vermeyeceğim (izin ver!) herhangi bir mutluluğa! Her zaman neden gülüyorsun, Çok Hissederim, Suçlu! Çok suçlu hissederim! Her hangi birisinin üzülmesine sahip olmak için zorlanırmıyım? Yalan, güzel ve özgür oldum! Dürüst bir akıla sahibim! Çok severim ve bana verdiğin deliliğin vaaz'ını veririm.. Oh, bana hastalığı sat, zayıf için tek birşey'dir! Hiçbir ihtiyaç için bir sempati ızdırabıyım.. Bulutları boyama yeteneğini kaybettim.. Sebeb ol seni akıtıyor olanın ben olduğuna. (Sen, Beni akıtıyorsun!) Bu kadar yavaş yapıştırılıyorum. Karanlık hareket hikayesidir. Neden her zaman sen koştuğunda ben düşerim.. Arkada, (Arkada!) Arkada düşerim. Ve bundan dolayı yeniden sesimi duyarım.. Oradaki adam benim, acının hikayesi.. Sessizliği salla ve onun ne dediğini duy! Sakince yalan olur gurur.. Oh. Bana hastalığı sat. Zayıf için tek birşey'dir Hiçbir ihtiyaç için bir sempati ızdırabıyım.. Bana hastalığı sat. Zayıf için tek birşey'dir. Dizleri kanamakta, oh! Kaderimi kabul ediyorum.. [Ins. Ayrımı] Bana hastalığı sat. Zayıf için tek birşey'dir.. Hiçbir ihtiyaç için bir sempati ızdırabıyım.. Oh, Bana hastalığı sat. Zayıf için tek birşey'dir.. Dizleri kanamakta, oh! Kaderimi kabul ediyorum.. Bana hastalığı sat. Zayıf için tek birşey'dir.. Hiçbir ihtiyaç için bir sempati ızdırabıyım.. Bana hastalığı sat. Zayıf için tek birşey'dir.. Ohh, Dizleri kanamakta.. |
||
|
||
| In Flames - Come Clarity Rushing through 30 Getting older every day By two Drawing pictures of innocent times Could you add colour inside these lines? I want you to lead me Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day I want you to lead me Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day Sure it would change my perspective I'm certain I would change today I'm certain it would change our ways Would things fall into place? I want you to lead me Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day I want you to lead me Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day [Solo] I want you to lead me Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day I want you to lead me Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day Take me somewhere Don't want to live In a dream one more day [Türkçe'si] 30 yaşı aceleyle geçerek, Her gün dahada yaşlanarak, İkiyle çarparak, Masum zamanların resmini çizerek, Bu çizgilerin içine renk ekleyebilirmiydin.. Bana yol göstermeni istiyorum.. Herhangi biryere götür.. Sadece yaşamak istemediğim.. Bir gün daha bir rüyada.. Elbette görüş açımı değiştirebilirdi.. Eminim bugün değişebilirdim.. Elbette o yollarımızı değiştirebilirdi.. Herşey yerine oturabilirmiydi.. Bana yol göstermeni istiyorum.. Herhangi biryere götür! Sadece yaşamak istemediğim.. Bir gün daha bir rüyada.. |
||
|
||
| Behind Space Call me by my astral name Breeding fear through wordless tounge Heavenly thirst - unspeakable pain Emptied from all human motion Confront the faceless wrath Beckoning silent from a sphere behind space Through twisted ruins of uncompleted dreams Sights of towers reaching for the moon Clawing at the skies - they gonna pull it down Intensity - I feel the lava rushing through my veins Stars are reforming - to enter the fourth dimension Beyond all galaxies through timeless eaons of frost Unearthly hunger - angels descent We are entering dimensions behind space ... Beyond all galaxies through timeless eaons of frost yıldızlara değgin ismimle çağır beni kelimesiz dil arasında yetişen korku cennetli susamışlık konuşamayan acı tüm insanlık deviniminden boşaldı kim olduğu belirsiz gazaba göğüs gererek boşluğun ardında bir küre el işaretiyle çağırarak tamamlanmamış rüyaların bükülmüş yıkımları arasından kuleleraya elini uzatıyor gökyüzünü pençeleyerek ,, onlar yıkılacak güçlülük.. damarlarımdan lavın geçtiğini hissediyorum yıldızlar düzeliyor.. kırkıncı boyuta geçmek için tüm galaksilerin ötesinde sonsuz ayazın arasından doğaüstü açlık.. meleklerin inişi uzayın ardındaki boyuta geçiyoruz tüm galaksilerin ötesinde sonsuz ayazın arasından.. |
||
|
||
| EMBODY THE INVISIBLE I demand nothing, but I want it all what privilege do we have under the sun, that gives us the right to the throne? species come and go, but the earth stands forever fast all river runs towards the sea, but the sea is never full to discover the loneliness and be to proud to show the wounds will forever wander alone through the years but I won't let you near begging for you to understand the fear that lives in my soul which is an untouched spring read, what is written on the silent mouth what is written in the soul for which is written in the shining silence we all have to read my body will be bent from the burdens when the shaking floor of life-force reveal its chasm underneath if only one could be two steps ahead -------------------------------------- GÖRÜNMEYENİ SOMUTLAŞTIR Hiç Bir Şeye Muhtaç Deilim Ama Hepsini İstiyorum Bu Güneşin Altında Nasıl Bir Ayrıcalıgımız Varki? Bize Tahta Çıkma Hakkını Kim Veriyor? Türler Gelip Geçicidir..Ama Dünya Hep Dim Dik Ayaktadır.! Bütün Nehirler Denize Akar...Ama Deniz Asla Dolmaz... Yanlızlığı Keşfetmek! Ve Yaraları Göstermeden Gurur Duymak Yılların İçinde Sonsuza Kadar Tek Başına Dolaşacaklar... Ama Seni Yanıma Yaklaştırmayacağım! Ruhumun İçinde Yaşayan Korkuyu....Bu El Değmemiş Pınarı... Anlaman İçin Sana Yalvarmayacağım! Oku! O Sessiz Ağzınla Yazanları... Ruhun İçinde Yazılı Olanları.. Çünkü Işıldayan Sesizliğin İçinde Yazanları Hepimiz Okumalıyız... Üzerimdeki Ağırlık Yüzünden Vücüdüm İki Büklüm Olacak..Yaşam Gücünün – Titreyen Tabanı.. Derinlerindeki Boşluğu Açığa Çıkardığında Keşke Bir İki Adım İleride Olabilseydi |
||
|
||
| Everlost I Lights are dim My tearful windows Through wich no emotions pass Starvation of senses claws my soul Answer me Are these walls my only shelter From the bleeding atmosphere Take me from this land "I deliver thee from this agony A storm to cleanse thee" Mine is the right to be Maelstrom of the everlost This is the curse of ... All is dark All but one aspect of life To be shaceled In a shell, so misleading "These are the shells bestowed upon me" Pass into the darkened of the midnight Sounds, faceless lights Hands tear apart Disolve possess You alone can take my soul Take flight ............................................. Işıklar loş ağlayan pencerelerim arasından hiçbir his geçmiyor şiddetli açlık hissi ruhumu parçalıyor bana cevap ver bu duvarlar yalnızca benim sığınağım mı? kanayan atmosferden bu topraktan al beni "şiddetli acıdan eski seni yolluyorum bir fırtına eski sendeki yarayı temizlesin diye" olmak için benimki doğru kaybın girdabı bu ... nın laneti heryer karanlık herşey ama yaşamın yüzü aydınlanacak deniz kabuğunda yanlış yola sevkedercesine "bunlar deniz kabuğu üzerimden verilen" karanlık gecenin içinden geç sesler, kim olduğu belirsiz ışıklar eller uzakta ağlar çözümlü sahiplikler yalnız sen ruhumu alabilirsen al, uç........... |
||
|
||
| Jotun I often dream of huge numb buildings jet-black sinister architecture being installed when nobody sees Their appearance so sudden that few would take notice And when I wake up I imagine being crushed by one imagining it's weight it's silence and the absence of excuses for a havoced life and the priviledge of a 22-kilometer tombstone Jotun A body of black that carried no reflection defying it's own room un-earthly eggs of decreation There would be colonies mushroom-scattered forever out of context rising spores from a dying world to pollute to chase away what's left Sun-white pulverised desert stone and serpentine lizard mouths Pales away the pyramids rewriting 4500 years of history raping the statue of liberty outplays the acropolis inverting the fjords invades the N.Y. skyline to dream it's own existence in one single final word Jotun Can we identify them as the flint buried in our reptile skulls or the time-bomb coded in our dna ------------------------------------------------------- rüyamda sık sık büyük uyuşuk binalar ve siyah uğursuz jet uçaklarını hiçkimse görmeden yapanları görürüm görünüşleri birkaçının anlayacağı kadar anidir ve uyandığımda biri tarafından ezildiğimi hayal ederim hayallerim sessiz ve ağırdır ve hasar görmüş hayatım için bağışlanmanın bulunmayışı ve 22 km lik ayrıcalıklı mezartaşı jotun yansımasız siyah bir beden başkaldırıyor bulunduğu yere esrarengiz aşağılık herif mantardan sporla çoğalan koloniler olmalı sonsuza kadar memnunsuzluk saçan ölmüş dünyadan çoğalmalı kirliliğe ve peşine düşülmez uzaklığa beyaz güneş çöltaşını ve yılan gibi kıvrılan kertenkele ağzı piramitleri solduruyor 4500 yıllık tarih yeniden yazılıyor özgürlük anıtı tecavüze uğruyor akropoller oyundışı fiyortlar tersyüz istila et.. ufuğun kendi varlığı rüya görmek için yetecek jotun onları çakmaktaşı gibi yanan sürüngen kafatasımızla tanıyabilir miyiz ve ya zaman bombası dna mıza şifrelenecek........ |
||
|
||
| Lunar Strain For there is a purpose and reason Beyond all human apprehension The shrieking silence in the blackness of space For there is a knowledge more complex Than life on this planet A knowledge in tune with the progress of stars Lunar strain All across the milky way Life suffers defeat Life that once was treasured What once was nothing Has blossomed into form Once it was I that was nothing But now they say I will die All across the galaxy Life suffers defeat Lunar strain From nothingless to reality As we see it From nothingless to life My dismal tears of anguish Bleed into one with the songs of my heaven Loneliness is pain Emptiness is power, loneliness is pain Serenity is might Yet we shall be honoured In the starforsaken night Astral strain All around my silent moon Life suffers defeat Astral strain For there is a purpose and reason Beyond all human apprehension The shrieking silence in the blackness of space Tüm insanlık tutkularında bir amaç ve sebep vardır Haykıran sessizlik boşluğun karanlığında bu gezegende yaşamaktan daha zoruiçin bilgi vardır yıldızların ilerlemesiyle bir bilgi nağmede ay bilimi hepsi sütlü yolun karşısında yaşam acıları yener yaşam bir hazinedir o andan itibaren hiçbirşey yoktu şeklin içinden şekillendi hiçbirşey yokken ben vardım ama şimdi öleceğimi söylüyorlar hepsi galaksinin karşısında yaşam acıları yener ay bilimi hiçbirşeyden gerçeğe gördüğümüz gibi hiçbirşeyden yaşama kederimin kasvetli gözyaşları cennetimdeki şarkılarımın içinde kanıyor yalnızlık acıdır boşluk güçtür, yalnızlık acı serenat olabilir henüz şerefliyiz hatıryıldızlı gecede yıldızlara değgin soy hepsi sessiz ayımın etrafında yaşam acıları yener yıldızlara değgin soy tüm insanlık tutkularında bir amaç ve sebep vardır haykıran sessizlik boşluğun karanlığında........ |
||
|
||
| Ordinary Story egoism dictates human relations a world where fashion outshines morality here success written in blood-red colours designed by the thirst for power gather the faithful and propose a toast to the epoch of indifference an all to ordinary story with aftertaste so bitter forced to be someone I don't want to be I'm losing myself. sinking deeper down I'm caught in the world wound web a time represented by the void an excuse without content stuck in the abyss of existence with a content void of excuse an all to ordinary story this is my story with an aftertaste so bitter sinking deeper down I'm caught - I'm caged I'm gone ------------------ İnsan İlişkilerini Egoizm Yönetiyor.. Ahlakın Modanın Yanında Sönük Kaldığı Bir Dünyada.. Burada Başarı Kan-Kırmızı Renklerle Yazılıyor..! Güç Sevdası Tarafından Biçimlendirilerek! İnanları Topla Ve Kadeh Kaldır! Tarafsızlık Çağının Şerefine.. Tümüyle Sıradan Bir Hikaye Ağızda çok Acı Bir Tat Bırakan.! OLMAK İstemediğim Biri Gibi OLMAK İçin ZorlanIyorum! KENDİMi Kaybediyorum Dahada DERİNlere Batıyorum.... Dünyayı Saran Ağa Takıldım.. Tümüyle Sıradan Bir Hikaye Bu BENİM Hikayem.. Ağızda çok Acı Bir Tat Bırakan.. Dahada DERİNlere Batıyorum... YAKALANDIM – HAPSEDİLDİM.. YOK OLDUM ... |
||
|
||
| Resin a sad song it was, through renewal it brought and a month seems sometimes shorter than a half nights longing hidden and hard are the reasons for war polar twist, invert and flea I can't dissolve this feeling of mine but patience will unlock the door and the maps of reasons re-written for me when the wait is over and the punishment is due each day I crawl to the hall of the giants and I beg for mercy - and I beg for mercy in vein one night is a mare - two is worse How can I manage three? .......................................... Hüzünlü bir şarkıydı renewalden getirilen ve bazen bir ay çok kısa gelebiliyor bir gecenin yarısından.. saklanmışlık ve zorluk savaşın sebebi Kutupsal dönüş,dönüşüm ve pire Bu duygularımı çözemiyorum Fakat sabır kapıyı açacak Ve nedenlerin haritaları,benim için yeniden yazılacak Bekleme sona erdiğinde ve ceza gerektiğinde Hergün devlerin mahkemesine sürünerek gideceğim Ve affedilmeyi dileyeceğim Ve damarlarımda hissederek affedilmeyi dileyeceğim Bir gece kabus iki gece daha beter Üç geceyi nasıl başarırım??? |
||
|
||
| Satellites And Astronauts Since the day of my departure I've been stumbling through reality I play my symphony in reverse In search for that special path Be gentle to the tear in this i Lonesome arms, lost its wings again Buy me a trip to the moon So i can laugh at my mistakes I can see the end from here From this perspective it looks kind of silly Satellites and astronauts Tell me there are greater things ahead Make me feel like a man A silent cry from the middle of hell I - the irony - i promise, i'll be mature So please, invite me to your shelter again Been hiding since i heared "never" Take me back to yesterday, i need to grow Steal my mask and make me pay I need a new skin I'm going insane ----------------------------------- Ayrıldığım günden beri Gerçeklerin içinde tökezliyorum Tersine çevirerek kendi senfonimi oynuyorum Bu özel yolu ararken Bu bendeki gözyaşlarına nazik ol Yalnız kollar,yine kanatlarını kaybetti Bana aya bir seyahat al Böylece yanlışlarıma gülebilirim Burdan sonu görebiliyorum Bu bakış açısından çok aptalca görünüyor Uydular ve astronotlar Anlat bana orada ilerde daha büyük şeyler var Bana erkek gibi hissettir Cehennemin ortasından sessiz bir ağlama Ben-alay-söz veriyorum,olgun olacağım Ve lütfen beni yine sığınağına davet et ''asla'' kelimesini duyduğundan beri saklanan Beni al ve düne götür,büyümeye ihtiyacım var Maskemi çal ve ödet Yeni bir deri istiyorum Deliriyorum |
||
|
||
| Starforsaken Wipped in the eye by the sand Malicious have light of day obscured The sun has burned my skin Open wounds are licked by sand To be punished by this vortex of scorn Wrists and ankles are chained upon this land Drawn through the desert to be their sacrifice So this is my golgatha, so this is my grave The theives, the liars, the hypocrit scum I'd slay them if I only could The endless sand, the blackest land A cyclone of spinecrushing anger Meant for me The overlords of the desert Not one was meant to be All human force now flee Rules of anatomy lost Rage into the extreme ........................................... göz kumla temizlendi kötülük anlaşılmaz gün ile doğdu güneş derimi yaktı açık yaralar kumla yalandı bu girdap küçümseme ile suçlandı kol ve ayak bilekleri bu toprak üzerinde zincire vuruldu asık yüz onların kurbanıydı çölde öyleyse bu benim golgatham, bu benim mezarım hırsızlar, yalancılar, ikiyüzlü kir tabakaları eğer mümkün olsaydı onları vahşice öldürmek isterdim sonsuz kum, kapkara topraklar omurga kemiğimi ezen öfkenin kasırgası demek benim için çölün efendisi, benim için biri demek değil tüm insanlığın gücü şimdi kaçıyor anatominin kuralları kayıp öfke had safhada.......... |
||
|
||
| Take This Life Reach out, so much to pay It's falling after the knife Reach out to a piteous servant I put myself to sleep I close my eyes for a second Everything is just try to fall I scream to wake out of the moment The echo closed my lie If i ever, if i never Make me understand the thought i'd never Make my insane make me pay Make me understand you're there for me Take this life I'm right here Stay awhile and breathe me in Take this life I'm right here Stay awhile and breathe me in There will be no respect, if you're with me(?) Why now would we reach for the days No time to pay for what you think I'm coming for you to take me away Break down to pieces Put me back to my reptile sign Falling all through everything that is you Burn my muscles to the undead reptilia sign If i ever, if i never Make me understand the thought i'd never Make my insane make me pay Make me understand you're there for me Take this life I'm right here Stay awhile and breathe me in Take this life I'm right here Stay awhile and breathe me in These thoughts... burned a hole in my heart These thoughts... what keeps me feeling These thoughts... burned a hole in my heart These thoughts... what keeps me feeling If i ever, if i never Make me understand the thought i'd never Make my insane make me pay Make me understand you're there for me Take this life I'm right here Stay awhile and breathe me in Take this life I'm right here Stay awhile and breathe me in __________________________________ Al Bu Hayatı Ulaş,ödemek için çok fazla Bıçaktan sonra düşüyor Acınacak bir uşağa ulaş Kendimi uyumaya veriyorum Bir saniye için gözlerimi kapatıyorum Herşey sadece düşmeye çalışıyor Dakikalarca uyanmak için çığlık atıyorum Yankı uzanışımı kapatıyor Eğer hiç,eğer hep Hiç bir zaman anlamadığım düşünceleri anlat Beni delirt,ödet Ve benim için orada olduğunu anlat Al bu hayatı Ben tam buradayım Bir müddet kal ve beni içine çek Al bu hayatı Ben tam buradayım Bir müddet kal ve beni içine çek Orada saygı yok,eğer benimleysen(?) Neden şimdi günlerimizi yakalamalıydık Düşündüklerin için ödemeye zaman yok Beni alman için senin için geliyorum Parçalara ayır Beni sürüngen işaretime geri koy Sen olan herşeyin arasından düşerek Ölümsüz sürünen işareti olarak kaslarımı yak Ben eğer hiç,ben eğer hep Hiçbir zaman anlamadığım düşünceleri anlamama yardım et Beni delirt,ödet Ve benim için orada olduğumu anlat Al bu hayatı Ben tam buradayım Bir müddet kal ve beni içine çek Al bu hayatı Ben tam buradayım Bir müddet kal ve beni içine çek Bu düşünceler..kalbimde bir delik açtı Bu düşünceler..duygularımı koruyan Bu düşünceler..kalbimde bir delik açtı Bu düşünceler..kalbimde bir delik açtı Eğer hiç,eğer hep Hiç bir zaman anlamadığım düşünceleri anlat Beni delirt,ödet Ve benim için orada olduğunu anlat Al bu hayatı Ben tam buradayım Bir müddet kal ve beni içine çek Al bu hayatı Ben tam buradayım Bir müddet kal ve beni içine çek |
||
|
||
| The Chosen Pessimist tell me which side i'm on approaching constant failure who's friend or foe? between love and hate which path to follow? how can i keep balance in this race? come faith i'm dying.. slowly in many ways i'm the burden that divides us from the light in many ways you're the halo that keeps my spirit alive temptation.. play the good or evil part with me, you evoke the dark erase the free will watch me heal amused by trials and tribulations if i survive, i fly from here but as the chosen pessimist i carve my name in stone ................................................. hangi tarafta olduğumu söyle bana devamlı başarısızlığa yaklaşırken kimin dost kimin düşman olduğunu aşk ile nefret arasında hangi yolu takip etmemi bu yarışta dengeyi nasıl koruyacağımı anlat gel kader ölüyorum. Yavaşça�.. bir çok açıdan ben bizi ışıktan ayıran sınırım bir çok açıdan sen benim ruhumu canlı kılan cezbeden halesin iyi yada kötü tarafı oyna benimle karanlığı uyandır özgürlüğü sil beni iyileşirken izle kederler ve imtihanlarla eğlenmiş bir halde eğer hayta kalırsam, buradan uçucam ama seçilen karamsar olarak adımı taşa oyacağımm |
||
|
||
| The Quiet Place Spinning further, deeper I know you're out to try me I'm not in this to be a slave Push the dirt, make me feel Locate what swallows life Night bird you build my world ..and then i close my eyes ..and then i close my eyes Judge me now Used to be afraid to let it show, bow down A king in my own mind Everything's in place so much brighter from today Drown the monster Make all bad dreams go away Whatever it takes to keep running free Open scars, the quiet place All the bridges fall to the ground and you say you sacrificed ..and then i close my eyes ..and then i close my eyes Judge me now Used to be afraid to let it show, bow down, bow down! A king in my own mind Everything's in place so much brighter from today A king in my own mind Judge me now A king in my own mind Judge me now A king in my own mind Judge me now Used to be afraid to let it show, bow down, bow down! A king in my own mind Everything's in place so much brighter from today A king in my own mind ______________________________________ Sessiz Yer Yayılıyor,daha fazla daha derin Biliyorum beni denemek için dışardasın Ben kölen olmak için bunun içinde değilim Pislikleri it beni hisset Hayat için arayarak ve.......benim dünyama Ve sonra gözlerimi kapıyorum Şimdi bana dokun Kaderin kendini göstermesine alıştığımız gibi,eğil Kendi aklımın içinde bir kral Herşey kendi yerinde Bugünden çok daha iyi Canavarları boğ Bütün kötü rüyalar bırak gitsin Özgürlüğe koşmak için ne yerini alırsa alsın Sessiz yer Köprüler yere yıkılıyor Kurban edildiğini söylüyorsun Ve ben gözlerimi kapıyorum Şimdi bana dokun Kaderin kendini göstermesine alıştığımız gibi,eğil Kendi aklımın içinde bir kral Herşey kendi yerinde Bugünden çok daha iyi Şimdi bana dokun Kendi hayatımın içinde bir kral!! Şimdi bana dokun Kaderin kendini göstermesine alıştığımız gibi,eğil Kendi aklımın içinde bir kral Herşey kendi yerinde Bugünden çok daha iyi |
||