|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1324 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1330 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1586 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1592 Don't Cry (Türkçesiyle birlikte) If we could see tomorrow eğer yarını görebilseydik What of your plans senin planlarını No one can live in sorrow kimse dert içinde yaşayamaz Ask all your friends bütün arkadaşlarına sor Times that you took in stride çok yakın olduğunuzda Theyre back in demand onlar tekrar ihtiyaç duyuyor I was the one whos washing Blood off your hands ben senin elinden kanı temizleyen tek kişiyim Dont you cry tonight bu gece ağlamıyor musun I still love you baby hala seni seviyorum Dont you cry tonight bu gece ağlamıyor musun Dont you cry tonight bu gece ağlamıyor musun Theres a heaven above you baby üstünde bir cennet var And dont you cry tonight ve bu gece ağlamıyor musun I know the things you wanted istediğin şeyleri biliyorum Theyre not what you have onlar senin sahip oldukların değil With all the people talkinbütün insanlarla konuşmak Its drivin you mad seni deli ediyor If I was standin by you eğer senin yanında olsaydım How would you feel nasıl hissederdin Knowing your loves decided aşkının kabul edildiğini bilmek.. And all love is real ve bütün aşklar gerçektir Dont you cry tonight bu gece ağlamıyor musun I still love you baby hala seni seviyorum Dont you cry tonight bu gece ağlamıyor musun Dont you cry tonight bu gece ağlamıyor musun Theres a heaven above you baby üstünde bir cennet var And dont you cry tonight ve bu gece ağlamıyor musun I thought I could live in your world senin dünyanda yaşayabileceğimi düşünmüştüm As years all went by yıllar geçip giderken With all the voices Ive heard duyduğum bütün seslerle Something has died birşeyler öldü And when youre in need of someone ve sen birine ihtiyacın varken My heart wont deny you kalbim seni reddetmeyecek So many seem so lonely çok yalnız gözüküyor An dont you cry tonight An dont you cry tonight An dont you cry tonight Theres a heaven above you baby üstünde bir cennet var And dont you cry bu gece ağlamıyor musun Dont you ever cry hiç ağlamıyor musun Dont you cry tonight bu gece ağlamıyor musun Baby maybe someday bebeğim belki bir gün Dont you cry ağlamıyor musun Dont you ever cry hiç ağlamıyor musun Dont you cry ağlamaıyor musun Tonight bu gece |
||
|
||
| November Rain(Kasım yağmuru) When I look into your eyes Gözlerinin içine baktığımda I can see a love restrained Bastırılmış bir aşk görüyorum But darlin' when I hold you Ama seni tuttuğumda sevgilim Don't you know I feel the same Bilmiyor musun aynı şeyi hissettiğimi 'Cause nothin' lasts forever Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez And we both know hearts can change Ve ikimiz de kalplerin değişebileceğini biliyoruz And it's hard to hold a candle Ve zordur bir mum tutmak In the cold November rain Soğuk Kasım yağmurunda We've been through this such a long long time Uzunca bir süre bununlaydık Just tryin' to kill the pain Sadece acıyı öldürmeye çalışıyorduk But lovers always come and lovers always go Ama aşıklar her zaman gelir ve gider An no one's really sure who's lettin' go today Ve kimse gerçekten emin değil bugün kimin gitmeye izin verdiğine Walking away Yürüyüp gittiğine If we could take the time Eğer zamanı alıp to lay it on the line Rayına oturtabilseydik I could rest my head Kafamı dinleyebilirdim Just knowin' that you were mine Senin benim olduğunu bilerek All mine Bütünüyle benim So if you want to love me Eğer beni sevmek istiyorsan Then darlin' don't refrain O zaman sevgilim kendini tutma Or I'll just end up walkin' Yoksa yürümemle sonuçlanacak In the cold November rain Soğuk Kasım yağmurunda Do you need some time...on your own Biraz zamana ihtiyacın var mı? Kendi başına Do you need some time...all alone Biraz zamana ihtiyacın var mı? Tek başına Everybody needs some time...on their own Herkesin biraz zaman ihtiyacı var. Kendi başlarına Don't you know you need some time...all alone Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına I know it's hard to keep an open heart Biliyorum zordur açık kalpli olmak When even friends seem out to harm you Arkadaşların bile zarar verdiğinde But if you could heal a broken heart Ama eğer kırk bir kalbi iyileştirirsen Wouldn't time be out to charm you Zaman seni cezbetmeye hazır olacaktır Sometimes I need some time...on myown Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Kendi başıma Sometimes I need some time...all alone Bazen biraz zamana ihtiyacım olur. Tek başıma Everybody needs some time...on their own Herkesin biraz zamana ihtiyacı var. Keni başlarına Don't you know you need some time...all alone Senin biraz zamana ihtiyacın olduğunu bilmiyor musun? Tek başına. And when your fears subside Korkuların yatıştığında And shadows still remain Ve gölgeler hala varolduğunda I know that you can love me Biliyorum beni sevebileceğini When there's no one left to blame Suçlayacak kimse kalmadığında So never mind the darkness O yüzden karanlığı kafana takma We still can find a way Hala bir yol bulabiliriz 'Cause nothin' lasts forever Çünkü hiçbir şey sonsuza kadar sürmez Even cold November rain Soğuk Kasım yağmuru bile Don't ya think that you need somebody Herhangi birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun Don't ya think that you need someone Birine ihtiyacın olduğunu düşünmüyor musun Everybody needs somebody Herkesin birine ihtiyacı vardir You're not the only one Yalnız sen değilsin You're not the only one Yalnız sen değilsin |
||
|
||
| Cats İn The Cradle My child arrived just the other day Came to the world in the usual way But there were planes to catch and bills to pay He learned to walk while I was away He was talkin' 'fore I knew it And as he grew he said, 'I'm gonna be like you, Dad, You know I'm gonna be like you.' Chorus And the cat's in the cradle and the silver spoon, Little boy blue and the man 'n the moon. 'When you comin' home?' 'Son, I don't know when. We'll get together then. You know we'll have a good time then.' Well, my son turned ten just the other day. He said, 'Thanks for the ball, Dad. Come on, let's play. Could you teach me to throw?' I said, 'Not today. I got a lot to do.' He said, 'That's okay.' And he walked away and he smiled and he said, 'You know, I'm gonna be like him, yeah. You know I'm gonna be like him.' Chorus Well, he came from college just the other day, So much like a man I just had to say, 'I'm proud of you. Could you sit for a while?' He shook his head and he said with a smile, 'What I'd really like, Dad, is to borrow the car keys. See you later. Can I have them please ?' Chorus I've long since retired, my son's moved away. I called him up just the other day. 'I'd like to see you, if you don't mind.' He said, 'I'd love to, Dad, if I could finnnnd the time. You see my new job's a hassle and the kids have the flu, But it's sure nice talkin' to you, Dad. It's been sure nice talkin' to you.' And as I hung up the phone it occurred to me, He'd grown up just like me. My boy was just like me. ----------------------------------------------------------------- Kediler Beşiklerinde Bir başka gün oldu çocuğum için Bu dünyaya alışılmış yolla geldi Ama ortada yetişecek uçak ve ödenecek faturalar vardı, Ben uzaktayken öğrendi yürümeyi yani Konuşuyordu oysa,ben öğrendikten önce Ve büyüdüğünde dedi ki "ben senin gibi olacağım,baba Biliyorsun tıpkı senin gibi olacağım" Kediler beşiklerinde ve gümüş bir kaşık Küçük çocuk mavi ve adam ise "ay" Ne zaman geliyorsun? Bilmiyorum çocuğum.yeniden bir araya geleceğiz. Ve işte o zaman çok güzel zaman geçireceğiz. Çocuğum on'una basmıştı sanki ertesi gün Ve dedi ki,"top için teşekkürler,baba.hadi,gel oynayalım Bana nasıl fırlatacağımı öğretir misin?" Dedim ki"bugün değil,çok işim var yapılacak" O da " peki o zaman" dedi ,yürüdü ve gitti , yüzünde gülümseme ile Ve dedi ki " biliyorsun,aynen onun gibi olacağım,evet Aynen onun gibi olacağım" Kediler beşiklerinde ve gümüş bir kaşık Küçük çocuk mavi ve adam ise "ay" Ne zaman geliyorsun? Bilmiyorum çocuğum.yeniden bir araya geleceğiz. Ve işte o zaman çok güzel zaman geçireceğiz. Ertesi gün de üniversiteden gelmişti Bir adamdan daha fazlasıydı,bunu söylemem gerek. "seninle gurur duyuyorum,biraz oturabilir miyiz?" Kafasını salladı ve gülümseyerek dedi ki "aslında istediğim,baba,istediğim arabanın anahtarlarını ödünç almak" Sonra görüşürüz,onlar bende kalsınlar tamam mı? Kediler beşiklerinde ve gümüş bir kaşık Küçük çocuk mavi ve adam ise "ay" Ne zaman geliyorsun? Bilmiyorum çocuğum.yeniden bir araya geleceğiz. Ve işte o zaman çok güzel zaman geçireceğiz. Ben emekli oldum,oğlum da uzaklara gitti Ertesi gün de onu aradım "seni görmek istiyorum,tabi sana da uygunsa" O da dedi ki"ben de baba,eğer zaman bulabilirsem ben de Biliyorsun ki yeni işim tam bir bela ve çocuklarım da grip olmuşlar, Ama eminim seni görmek güzel olurdu,baba Çünkü seni gördüğüm zamanlar güzeldi" Telefonu bıraktığım zaman birden gözümün önünde oluşuverdi O aynen benim gibi büyümüştü Çocuğum aynen ben idi... |
||
|
||
| Ciwil war "What we've got here is failure to communicate. Some men you just can't reach... So, you get what we had here last week, which is the way he wants it! Well, he gets it! N' I don't like it any more than you men." * Look at your young men fighting Look at your women crying Look at your young men dying The way they've always done before Look at the hate we're breeding Look at the fear we're feeding Look at the lives we're leading The way we've always done before My hands are tied The billions shift from side to side And the wars go on with brainwashed pride For the love of God and our human rights And all these things are swept aside By bloody hands time can't deny And are washed away by your genocide And history hides the lies of our civil wars D'you wear a black armband When they shot the man Who said "Peace could last forever" And in my first memories They shot Kennedy I went numb when I learned to see So I never fell for Vietnam We got the wall of D.C. to remind us all That you can't trust freedom When it's not in your hands When everybody's fightin' For their promised land And I don't need your civil war It feeds the rich while it buries the poor Your power hungry sellin' soldiers In a human grocery store Ain't that fresh I don't need your civil war Look at the shoes your filling Look at the blood we're spilling Look at the world we're killing The way we've always done before Look in the doubt we've wallowed Look at the leaders we've followed Look at the lies we've swallowed And I don't want to hear no more My hands are tied For all I've seen has changed my mind But still the wars go on as the years go by With no love of God or human rights 'Cause all these dreams are swept aside By bloody hands of the hypnotized Who carry the cross of homicide And history bears the scars of our civil wars "We practice selective annihilation of mayors And government officials For example to create a vacuum Then we fill that vacuum As popular war advances Peace is closer" ** I don't need your civil war It feeds the rich while it buries the poor Your power hungry sellin' soldiers In a human grocery store Ain't that fresh And I don't need your civil war I don't need your civil war I don't need your civil war Your power hungry sellin' soldiers In a human grocery store Ain't that fresh I don't need your civil war I don't need one more war I don't need one more war Whaz so civil 'bout war anyway -------------------------------------------- Sivil Savaşı Dövüşen adamlarınıza bakın Ağlayan kadınlarınıza bakın Ölen adamlarınıza bakın Herzaman tuttukları yol gibi Büyüttüğümüz nefrete bakın Beslediğimiz korkuya bakın Yönettiğimiz hayatlara bakın Herzaman tuttuğumuz yol gibi Ellerim bağlı Kenardan kenara milyarlarca bağ Ve savaş devam ediyor beyni yıkanmışların gururuyla Tanrı aşkı ve insanlık doğrularımız için Ve bütün bunlar bir kenara süpürülmüş Zamanın inkar edemediği kanlı eller tarafından Ve yıkandılar dahiliğinizle Ve tarih sivil savaşlarımızın yalanlarını gizler... Sen takarmısın bir siyah kolluk Onlar bir adama ateş ederken ^barış daimi kalacak^ diyene Ve ilk anılarımda Kennedy’ye ateş ettiler Uyuştum görmeyi ilk öğrendiğimde Ki vietnamı hiç hissetmemiştim D.c’nin duvarı olduk bize hatırlatması için Özgürlüğe güvenemeyeceğimizi Ellerimizde değilken Ve herkes savaşırken Kendi toprakları için Ve ihtiyacım yok sizin sivil savaşınıza Zengini besler o fakiri yakarken Sizin gücünüz satılmış aç askerler Bir insan dükkanında Taze değilmi İhtiyacım yok sizin sivil savaşınıza Doldurduğunuz ayakkabılara bakın Akıttığımız kana bakın Öldürdüğümüz dünyaya bakın Herzaman tuttuğumuz yol Kutsadığımız şüpheye bakın İzlediğimiz liderlere bakın Yuttuğumuz yalanlara bakın Ve ihtiyacım yok sizin sivil savaşınıza Ellerim bağlı Bütün gördüklerim fikrimi değiştirdiği için Ama savaş sürüyor yıllar geçtikçe Tanrı aşkı ve insanlık doğruları adına değil Çünkü tüm bu düşler bir kenara süpürülmüş Hipnotize edilmiş kanlı eller tarafından Boynuzlu haçı taşıyan Ve tarih sivil savaşımızın korkunçluğuna katlanır.. Ve ihtiyacım yok sizin sivil savaşınıza Zengini besler o fakiri yakarken Sizin gücünüz satılmış aç askerler Bir insan dükkanında Taze değilmi İhtiyacım yok sizin sivil savaşınıza İhtiyacım yok sizin sivil savaşınıza İhtiyacım yok sizin sivil savaşınıza Sizin gücünüz satılmış aç askerler Bir insan dükkanında Taze değilmi İhtiyacım yok sizin sivil savaşınıza İhtiyacım yok daha fazla savaşa |
||
|
||
| Estranged When you're talkin to yourself And nobody's home You can fool yourself You came in this world alone (Alone) So nobody ever told you baby How it was gonna be So what'll happen to you baby Guess we'll have to wait and see One, two Old at heart but I'm only 28 And I'm much too young To let love break my heart Young at heart but it's getting much too late To find ourselves so far apart I don't know how you're s'posed To find me lately An what more could you ask from me How could you say that I never needed you When you took everything Said you took everything from me Young at heart an it gets so hard to wait When no one I know can seem to help me now Old at heart but I musn't hesitate If I'm to find my own way out Still talkin' to myself and nobody's home (Alone) So nobody ever told us baby How it was gonna be So what'll happen to us baby Guess we'll have to wait and see When I find out all the reasons Maybe I'll find another way Find another day With all the changing seasons of my life Maybe I'll get it right next time An now that you've been broken down Got your head out of the clouds You're back down on the ground And you don't talk so loud An you don't walk so proud Any more, and what for Well I jumped into the river too many times to make it home I'm out here on my own, an drifting all alone If it doesn't show give it time To read between the lines 'Cause I see the storm getting closer And the waves they get so high Seems everything We've ever known's here Why must it drift away and die I'll never find anyone to replace you Guess I'll have to make it thru, this time Oh this time Without you -------------------------------------------------------- Uzaklaklardaki Sen kendi kendine konuştuğun zamanlar Evde kimse yok iken.. Kendini kandırabilirsin Çünkü bu dünya'ya yalnız geldin Yalnız... İşte sana kimse söylemedi Nasıl olacağını onun, Peki sana ne olacak bebeğim? Sanırım yine beklemek zorundayız görmek için Kalbim yaşlı ama 28 yaşındayım sadece Ve daha çok,çok gencim Aşk'ın kalbimi kırması için Kalbim genç! ama artık çok geç Birbirimizi bu kadar ayrık bulmamamız için Bilmiyorum beni bu kadar geç bulmanı Neye borçlu olduğumu Daha fazla ne sorabilirsin benden... Bana asla ihtiyacın olmadığını söylemen Herşeyi aldığında Bana herşeyi aldığını söylediğinde... Kalbim genç ama beklemek artık çok ağır geliyor Tanıdığım Hiç kimsenin bana yardım edebileceğini sanmadığım şu sıralarda Kalbim yaşlı ama kafaya takmamalıyım! Eğer kendi yolumu kendim çizeceksem. Hala kendi kendime konuşuyorum,hiçkimse evde yokken! (Hiç kimse) İşte sana kimse söylemedi Nasıl olacağını onun, Peki sana ne olacak bebeğim? Sanırım yine beklemek zorundayız görmek için Sebeplerin hepsini bulduğum zaman Belki de başka bir yol arayacağım Başka bir gün Şu hayatımın değişen tüm anlarıyla Belki başka bir zaman doğru yapacağım birşeyleri.. Şimdi ise sen küskün gözüküyorsun Kafanı çıkar artık şu bulutlardan dışarıya İşte yine yere vurdun! Artık yüksek sesle konuşamıyorsun Heybetle yürüyemiyorsun nedense Artık öyle, Neden peki? Kendimi defalarca attım ırmağa yine,onu evim yapmak için Ben işte buradayım,tek başıma sürükleniyorum Eğer o sana göstermiyorsa kendini,biraz zaman ver Satırların arasını okumak için Çünkü görüyorum fırtınanın bize yaklaştığını Dalgalar.. onların yükseldiğini, Bildiğimiz herşey sanki buradamış gibi Peki neden sürüklenip ölmek zorundalar? Yerine koyacak Hiç kimseyi bulamayacağım Evet bu sefer yapmak zorundayım, Bu sefer... Sensiz... Biliyordum fırtınanın yaklaştığını Tüm arkadaşlarım çok yüksekte olduğumu söylediler Ama şimdiye kadar bildiğimiz herşey buradaydı Ve asla öldürmeyi istemedim onları.. |
||
|
||
| Patience (1..2...1,2,3,4) Shed a tear 'cause I'm missing you I'm still alright to smile Girl, I think about you every day now Was a time when I wasn't sure But you set my mind at ease There is no doubt you're in my heart now Said woman take it slow It'll work itself out fine All we need is just a little patience Said sugar make it slow And we'll come together fine All we need is just a little patience (inhale) Patience... Ooh, oh, yeah Sit here on the stairs 'Cause I'd rather be alone If I can't have you right now, I'll wait dear Sometimes, I get so tense But I can't speed up the time But you know, love, there's one more thing to consider Said woman take it slow Things will be just fine You and I'll just use a little patience Said sugar take the time 'Cause the lights are shining bright You and I've got what it takes to make it We won't fake it, Oh never break it 'Cause I can't take it ...little patience, mm yeah, ooh yeah, Need a little patience, yeah Just a little patience, yeah Some more pati... (ence, yeah) I've been walking these streets at night Just trying to get it right (Need some patience, yeah) It's hard to see with so many around You know I don't like being stuck in a crowd (Could use some patience, yeah) And the streets don't change but maybe the name I ain't got time for the game 'Cause I need you (Patience, yeah) Yeah, yeah well I need you Oh, I need you (Take some patience) Whoa, I need you (Just a little patience is all we need) Ooh, this ti- me.... --------------------------------------------------------------------------------- Sabır Bir damla gözyaşı dök,çünkü özlüyorum seni Hala gülümsemeye hazırım oysa Tatlım,ben hergün seni düşünüyorum... Birşeylerden emin olmadığım bir zamandı Ama sen düşüncelerime huzur verdin Hiç kuşkum yok kalbimdesin şimdi. Kadınım,yavaş olmalısın O kendi kendini de gösterir Tüm ihtiyacımız biraz sabır Tatlım,yavaş olmalısın Bir araya geleceğiz,güzelliklerle Tüm ihtiyacımız biraz sabır Sabır Ooh,oh,yeah İşte burada,merdivenlerde oturuyorum Yalnız olmayı tercih ediyorum çünkü Ve eğer hala sana sahip değilsem,bekleyeceğim tatlım... Bazen,çok telaşlı oluyorum Ama zamanı kontrol edemiyorum Fakat biliyorsun canım,hesaba katmamız gereken birşey daha var. Tatlım,yavaş olmalısın Herşey çok güzel olacak Sen ve ben sadece biraz sabır göstereceğiz Şekerim,işte zamanı Çünkü ışıklar cıvıl cıvıl parlıyor Biz aşkımız için ne gerekiyorsa sahibiz Asla bırakmayacağız, Ayrılmayacağız Çünkü ben buna dayanamam... ...biraz sabır,mm evet.. Biraz sabıra ihtiyacımız var, Sadece biraz sabır ... Yürüyorum sokaklarda gece vakti Sadece doğrusunu yapmaya çalışıyorum birşeyin Seni çevrende onca insanla görmek zor oluyor Biliyorsun işte sevmiyorum kalabalıkta aylak olmayı Sokaklar değişmiyor ama bebeğim isimler değişiyor Hiçbir zaman oyun için vaktim olmadı Çünkü ihtiyacım var sana Evet,evet ihtiyacım var Evet,ithiyacım var Her zaman... |
||
|
||
| Welcome To The Jungle Welcome to the jungle We've got fun 'n' games We got everything you want Honey, we know the names We are the people that can find Whatever you may need If you got the money, honey We got your disease In the jungle Welcome to the jungle Watch it bring you to your Knees, knees I wanna watch you bleed Welcome to the jungle We take it day by day If you want it you're gonna bleed But it's the price you pay And you're a very sexy girl That's very hard to please You can taste the bright lights But you won't get them for free In the jungle Welcome to the jungle Feel my, my, my serpentine I, i wanna hear you scream Welcome to the jungle It gets worse here everyday Ya learn ta live like an animal In the jungle where we play If you got a hunger for what you see You'll take it eventually You can have anything you want But you better not take it from me And when you're high you never Ever want to come down, yeah! You know where you are You're in the jungle baby You're gonna die In the jungle Welcome to the jungle Watch it bring you to your Knees, knees In the jungle Welcome to the jungle Feel my, my, my serpentine In the jungle Welcome to the jungle Watch it bring you to your Knees, knees In the jungle Welcome to the jungle Watch it bring you to your It' gonna bring you down-ha! ---------------------------------------------------------- Ormana Hoş Geldin Ormana hoş geldin,eğlenceli oyunlarımızı var İstediğin her şey var tatlım,isimleri biliyoruz Ne tür olursa,ihtiyaç duyabildiğinde bulabileceğin insanlarız Eğer parayı sen aldıysan tatlım,hastalığını biz aldık Ormanda Ormana hoş geldin Dikkat et, dize gel(Seni dizlerine getir) * Kanadığını görmek istiyorum Ormana hoş geldin,günden güne alıyoruz,kazanıyoruz Eğer onu istiyorsan kanayacaksın ama o senin ödediğin bedeldir. Ve sen memnun etmesi çok zor olan seksi bir kızsın Parlak ışıkları tadabilirsin,fakat onları bedavaya almayacaksın Ormanda Ormana hoş geldin Hisset benim yılansılığımı(Yılan gibiliğimi) * Çığlığını duymak istiyorum Ormana hoş geldin,burası her gün daha da kötüleşir Bir hayvan gibi yaşamayı öğrenirsin,oynadığımız ormanda Gördüğün için bir açlığın varsa,sonunda onu alacaksın İstediğin her şeye sahip olabilirsin,fakat onu benden daha iyi alamazsın Ormanda Ormana hoş geldin Dikkat et, dize gel (Seni dizlerine getir) * Kanadığını izlemek istiyorum Ve yükseldiğinde asla düşmeyi istemezsin Nerde olduğunu biliyor musun?ormandasın bebeğim Öleceksin Ormanda Ormana hoş geldin Dikkat et,dize gel(Seni dizlerine getir) * Ormanda Ormana hoş geldin Hisset benim yılanlığımı Ormanda Ormana hoş geldin Dikkat et |
||
|
||
| Used To Love Her I used to love her But i had to kill her I used to love her, mm, yeah But i had to kill her I had to put her six feet under And i can still hear her complain I used to love her, oo, yeah But i had to kill her I used to love her, oo, yeah But i had to kill her I knew i'd miss her So i had to keep her She's buried right in my backyard Oh yeah, oo yeah, whoa, oh yeah I used to love her But i had to kill her I used to love her, mm, yeah But i had to kill her She bitched so much, she drove me nuts And now i'm happier this way, yeah Whoa, oh yeah I used to love her But i had to kill her I used to love her, mm, yeah But i had to kill her I had to put her, oo, six feet under And i can still hear her complain ----------------------------------------------------------- Onu Sevmeye Alismistim Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi Yer altina gömmeliydim onu Ama hala sitemlerini duyabiliyorum Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi Onu özleyecektim biliyordum Bu yüzden yanimda tutmaliydim Arka avluma gömdüm onu Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi O kadar hırlıyodun ki canıma tak etti Artik böyle gayet mutluyum Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi Onu sevmeye alismistim Ama onu öldürmem lazimdi Yer altina gömmeliydim onu Ama hala sitemlerini duyabiliyorum |
||
|
||
| Sweet Child O' Mine She's got a smile that it seems to me Reminds me of childhood memories Where evrything Was as fresh as the bright blue sky Now and then when I see her face She takes me away to that special place And if I stared too long I'd probably break down and cry Sweet child o' mine Sweet love of mine She's got eyes of the bluest skies As if they thought of rain I hate to look into those eyes And see an ounce of pain Her hair reminds me of a warm safe place Where as a child I'd hide And pray for the thunder And the rain To quietly pass me by Sweet child o' mine Sweet love of mine Where do we go Where do we go now Where do we go Sweet child o' mine ---------------------------------------------------- Tatlı Bebeğim Benim Onun öyle bir gülüşü var ki Bana masmasvi gökyüzü kadar güzel olan çocukluk anılarımı hatırlatıyor. Artık yüzünü ne zaman görsem O yüz alıp beni yine "o" güzel yerlere götürür, Ve eğer daha fazla ondan gözümü ayırmazsam Muhtemelen çöküp,ağlayacağım (Woahhh) tatlı bebeğim benim. (Woahhh oh oh oh) tatlı sevgilim benim.. Onun öyle gözleri var ki Maviliğini en mavi göklerden çalmış!!! Ama o gökler yağmur ile doluysa İşte o zaman o maviliklere bakmaktan nefret ediyorum. Bakıpta zerre kadar acı görmeyi.. O saçları yok mu,bana sımsıcak ve güvenli bir yeri andırıyor! Küçük bir çocuk olup saklanabileceğim... Yağmura ve şimşeğe,bana dokunmadan geçmeleri için dua edebileceğim bir yeri... (Woah oh oh oh) tatlı bebeğim benim (Woah oh oh oh) tatlı sevgilim benim (Woah oh oh oh) tatlı bebeğim benim (Woah oh oh oh) tatlı sevgilim benim Nereye gidiyoruz! Nereye gidiyoruz? Nereye gidiyoruz? Nereye gidiyoruz? Tatlı bebeğim benim.. |
||
|
||
| Since I Don't Have You I don't have plans and schemes, And i don't have hopes and dreams. I don't have anything, Since i don't have you. And i don't have fond desires, And i don't have happy hours. I don't have anything, Since i don't have you. Happiness, and i guess, I never will again. When you walked out on me, In walked ol' misery, And he's been here since then. (Spoken) yeah, we're fucked! I don't have love to share, And i don't have one who cares. I don't have anything, Since i don't have you. You, you, you, oh, oh! You, you, you, oh, oh! You, you, you, oh, oh! You, you, you, oh, oh! You, you, you, oh yeah! ------------------------------------------------------ Since I Don't Have You Sen gittin ya, yaşantımın bir anlamı kalmadı, Sen gittin ya, pencereme bir kez güneş doğmadı, Sen gittin ya, senden sonra mutluluğum olmadı, Senle geçen günlerimin değerini bilmedim... Sen gittin ya, gözlerimden yaşlar bir an dinmedi, Sen gittin ya, ellerimden resmin bir an düşmedi, Sen gittin ya, o gün bugün yüzüm gülmedi, Senle geçen günlerimin değerini bilmedim..." Sen,sen,sen,oh,oh Sen,sen,sen,oh,oh Sen,sen,sen,oh,oh Sen,sen,sen,oh,oh Sen,sen,sen,oh,oh |
||