|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1324 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1330 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1586 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1592 Küçük Kesikler & Micro Cuts Ellerin suçunla kırmızı Megafon adımı haykırıyor Sevmem gereken biri sızlanıyor Ruhlar ağlıyor Bana ne yaptığını gördüm Kuklanın iplerini koparıyorsun Ruhlarımızı tutan Beni çılgınca mikrodalgalıyor Beynindeki çıbanı kesiyor Kulağa tabaktaki çatal gibi geliyor Karatahta nefretle tırmalanıyor Bana ne yaptığını gördüm Kuklanın iplerini koparıyorsun Ruhlarımızı tutan |
||
|
||
| Zaman Gecip Gidiyor &Time Is Running Out Sanırım boğuluyorum Boğuluyorum Bozmak istiyorum Yarattığın büyüyü Güzel bir şeysin Bir yalanlama Oyunu oynamak istiyorum Sürtüşmeyi istiyorum Sen benim ölümüm olacaksın Evet sen benim ölümüm olacaksın Gömmene İzin vermeyeceğim onu gömmene İzin vermeyeceğim onu havasızlıktan boğmana İzin vermeyeceğim onu katletmene Geçip gidiyor zamanımız ve geçip gidiyor zamanımız Onu yer altına itemezsin Dışarıya haykırmasını durduramayız Ben özgürlük istedim ama sınırlandırıldım Seni bırakmaya çalıştım ama bağlandım Artık biliyorsun tuzağa düştüğümü Sevinç hissi Asla hayalini edemeyeceksin bu saplantıyı yok etmenin Zorla koparacaksın hayatını benden Gömmene İzin vermeyeceğim onu gömmene İzin vermeyeceğim onu havasızlıktan boğmana İzin vermeyeceğim onu katletmene Bu nasıl bu duruma geldi? Hayatı emeceksin benden Gömmene izin vermeyeceğim onu gömmene İzin vermeyeceğim onu havasızlıktan boğmana İzin vermeyeceğim onu katletmene Bu nasıl bu duruma geldi?? |
||
|
||
| Stockholm Sendromu Senin yolunda durmayacağım Nefretinin büyümesine izin ver Ve o çığlık atacak, bağıracak ve dua edecek Ve onun bir adı vardı Evet onun bir adı vardı. Ve seni gizlemeyeceğim Öfkenin artmasına izin ver. Ve sen uçucaksın, düşeceksin, yanacaksın Kimse seni hatırlamayacak. Bu seni son kez terk edişim olacaktır Ve bu seni son kez unuttuğum zamandır Keşke yapabilseydim... Yıldızlara bak Umudun gözlerinin içinde yanmasına izin ver Ve biz seveceğiz, ümitleneceğiz, öleceğiz Hiç biri bir yarar için değil. Bu seni son kez terk edişim olacaktır Ve bu seni son kez unuttuğum zamandır. Keşke yapabilseydim... |
||
|
||
| Kıyamet Lütfen & Apocalypse Please Bu acil durumu ilan et Hareket et ve bu aciliyeti duyur Ve toparla bizi Ve toparla bizi Ve bu bir son Bu sonu Dünyanın Ve bir mucize görmemizin vakti geldi Haydi,kutsal şeylerin zamanı Ve toparla bizi Ve toparla bizi Ve bu bir son Bu sonu Dünyanın Sonsuz zaferi ilan et Haydi,tarihi sebebini değiştir Ve toparla bizi Ve toparla bizi Ve bu bir son Bu sonu Dünyanın |
||
|
||
| Yenilmez & Invincible Takip et Düşlerimizi gerçek yap Savaşmayı bırakma İyi olacaksın Çünkü bu evrende senin gibi birisi daha yok Korkma Aklının gizlediğinden Karşı koymalısın İnandığın şey için karşı koymalısın Ve bu gece içtenlikle söyleyebiliriz ki Birlikte biz yenilmeziz. Ve savaşım boyunca Bizi yıkacaklar Ama lütfen bu şansı kullanalım Olayları iyileştirmek için Ve bu gece içtenlikle söyleyebiliriz ki Birlikte biz yenilmeziz.. Bunu kendin yap Benim için farkı yok Neyden ayrılıyorsan Neyi seçtiysen Ve her ne söylerlerse söylesinler Senin ruhun incinemez Ve savaşım boyunca Bizi yıkacaklar Ama lütfen bu şansı kullanalım Olayları iyileştirmek için Ve bu gece içtenlikle söyleyebiliriz ki Birlikte biz yenilmeziz.. |
||
|
||
| Sing For Absolution Lips are turning blue Dudaklar maviye dönüyor A kiss that can't renew Yenilenemeyen bir öpücük my beautiful Güzelim tiptoe to your room Parmaklarımın ucunda odana geldim a starlight in the gloom Karanlıkta bir yıldız ışığı I only dream of you Sadece seni hayal ediyorum and you never knew Ve sen asla bilmedin sing for absolution Günahlarımın affı için şarkı söylüyorum I will be singing Söyleyeceğim de falling from your grace Gözünden düşeceğim there's nowhere left to hide Saklanacak hiçbir yer kalmadı in no one to confide Kimseye güvenmiyorum the truth burns deep inside Gerçek içimde,derinlerde yanıyor and will never die Ve asla ölmeyecek our wrongs remain unrectified Hatalarımız düzeltilmeden kalacak and our souls won't be exhumed Ve ruhlarımız mezardan çıkmayacak |
||
|
||
| Feeling Good Birds flying high you know how I feel Yüksekten uçan kuşlar nasıl hissettiğimi siz biliyorsunuz Sun in the sky you know how I feel Gökyüzündeki güneş nasıl hissettiğimi sen biliyorsun Reeds driftin' on by you know how I feel Sürüklenen kamışlar nasıl hissettiğimi siz biliyorsunuz It's a new dawn Bu yeni bir şafak It's a new day Bu yeni bir gün It's a new life Bu yeni bir hayat For me Benim için And I'm feeling good Ve iyi hissediyorum Fish in the sea you know how I feel Denizdeki balık nasıl hissettiğimi sen biliyorsun River running free you know how I feel Özgür akan nehir nasıl hissettiğimi sen biliyorsun Blossom in the tree you know how I feel Ağaçtaki çiçek nasıl hissettiğimi sen biliyorsun It's a new dawn Bu yeni bir şafak It's a new day Bu yeni bir gün It's a new life Bu yeni bir hayat For me Benim için And I'm feeling good Ve iyi hissediyorum Dragonfly out in the sun you know what I mean, don't you know Güneşin etrafındaki kızböceği ne demek istediğimi anlıyorsun, değil mi Butterflies all havin' fun you know what I mean Eğlenen bütün kelebekler ne demek istediğimi siz biliyorsunuz Sleep in peace when the day is done Gün bittiğinde huzur içinde uyu And this old world is a new world Ve bu yaşlı dünya yeni bir dünya And a bold world Ve cesur bir dünya For me Benim için Stars when you shine you know how I feel Yıldızlar parladığınızda nasıl hissettiğimi siz biliyorsunuz Scent of the pine you know how I feel Çamın kokusu nasıl hissettiğimi sen biliyorsun Oh freedom is mine Oh özgürlük benim And I know how I feel Ve nasıl hissettiğimi biliyorum It's a new dawn Bu yeni bir şafak It's a new day Bu yeni bir gün It's a new life Bu yeni bir hayat For me Benim için And I'm feeling good Ve iyi hissediyorum |
||
|
||
| Hoodoo Come into my life, Gel gir hayatıma Regress into a dream, Rüyama doğru çekil We will hide, Saklanacağız Build a new reality, Yeni bir gerçeklik kuracağız Draw another picture, Başka resimini çekeceğiz Of the life you could have had, Sahip olabildiğin yaşamın Follow your instincts, İçgüdülerini takip edeceğiz And choose the other path. Ve başka bir yol seçeceğiz You should never be afraid, Asla korkmamalısın You're protected from trouble and pain, Dert ve acılardan korundun Why, Why is this a crisis in your eyes? Neden, gözlerindeki bu bunalım neden? Come to be, Bu hale geldi How did it come to be, Nasıl geldi bu hale Tied to a railroad, Bir trene bağlı No love to set us free, Aşk bizi özgür kılmıyor Watch our souls fade away, Ruhlarımızın gözden kayboluşunu izliyoruz And our bodies crumble in, Ve vücutlarımızın ufalanışını Don't be afraid. Korkma I will take the blow for you. Seni koruyacağım And I've had recurring nightmares, Kabuslarım tekrarlıyordu That I was loved for who I am, Kimliğim için aşık olduğumu And missed the opportunity, Ve kaçırılmış fırsatları To be a better man. Daha iyi bir adam olmanı |
||
|
||
| Unintended You could be my unintended Sen hiç planda yoktun Choice to live my life extended Gelmenle dünyam değişti You could be the one I'll always love Sen benim tek aşkımsın You could be the one who listens to my deepest inquisitions Bnm derinliğimde beni dinleyeceksin You could be the one I'll always love Sen benim tek aşkımsın I'll be there as soon as I can Ben yapabildiğim kadar orada kalacağım But I'm busy mending broken pieces of the life I had before Ama orda önce kırılan parçalarımı onaracağım First there was the one who challenged İlk beynimde senden daha iyisini bulmak için meydan okuyacağm All my dreams and all my balance Bütün dengem ve bütün rüyalarım She could never be as good as you Hiç bir zaman senden daha güsel olamadı You could be my unintended Sen aslında hiç planda yoktun Choice to live my life extended Geldiğinde hayatımı değiştirdin You should be the one I'll always love Ve hep benim tek aşkım oldun I'll be there as soon as I can Ben yapabildiğim kadar orda kalacağım But I'm busy mending broken pieces of the life I had before Ama orda önce kırılan parçalarımı onaracağım I'll be there as soon as I can Ben yapabildiğim kadar orda kalacağım But I'm busy mending broken pieces of the life I had before Ama orda önce kırılan parçalarımı onaracağım Before you Senden önce |
||
|
||
| Bliss Everything about you is how I wanna be -Senin hakkındaki herşey benim nasıl istediğimle ilgili Your freedom comes naturally -Özgürlük doğallıkla gelir Everything about you resonates happiness -Senin hakkındaki herşey mutluluk çınlıyor Now I won't settle for less -Artık daha azı için yerleşmeyeceğim Give me all the peace and joy in your mind -Aklındaki tüm barışı ve sevinci bana ver Everything about you pains my envying -Senin hakkındaki herşey imrenişimi acıtıyor Your soul can't hate anything -Ruhun hiçbirşeyden nefret edemiyor Everything about you is so easy to love -Senin hakkındaki herşey aşkı çok kolaylaştırıyor They're watching you from above -Onlar seni yukarıdan izliyor Give me all the peace and joy in your mind -Aklındaki tüm barışı ve sevinci bana ver I want the peace and joy in your mind -Aklındaki tüm barışı ve sevinci istiyorum Give me the peace and joy in your mind -Aklındaki barışı ve sevinci bana ver Everything about you resonates happiness -Senin hakkındaki herşey mutluluk çınlıyor Now I won't settle for less -Artık daha azı için yerleşemeyeceğim |
||
|
||
| Assassin war is overdue-savaşların bitmesi gerekli the time has come for you-sizin için zaman geldi to shoot your leaders down-liderliğinizi düşürmek için join forces underground-yeraltındaki güce katıl lose control-kontrolü kaybet and increase in pace-ve hızını artır intend to erase-silmeye hazırlan wherever they say-söyledikleri her yeri these people are torn-bu insanların parçalandığı assassin is born, yeah-süikatçı doğdu impose and dissagree-empoze et ve anlaşma destroy demonocracy-demokrasiyi yoket lose control-kontrolü kaybet and increase in pace-ve hızını artır intend to erase-silmeye hazırlan wherever they say-söyledikleri her yeri these people are torn-bu insanların parçalandığı |
||
|
||
| Butterflies And Hurricanes Change, Değiş, Everything you are Sen her şeysin And everything you were Ve herşeydin Your number has been called Aranmaktasın Fights, battles have begun Dövüşler, savaşalar başlamış Revenge will surely come İntikam kesinlikle gelecek Your hard times are ahead Zor zamanlar yakında Best, En iyisi, You've got to be the best En iyisi olmak zorundasın You've got to change the world Dünyayı değiştirmek zorundasın And you use this change to be heard Ve bu değişimi duyulmak için kullanmalısın Your time is now Zamanın geldi Change, Değiş, Everything you are Sen her şeysin And everything you were Ve herşeydin Your number has been called Aranmaktasın Fights, battles have begun Dövüşler, savaşalar başlamış Revenge will surely come İntikam kesinlikle gelecek Your hard times are ahead Zor zamanlar yakında Best, En iyisi, You've got to be the best En iyisi olmak zorundasın You've got to change the world Dünyayı değiştirmek zorundasın And you use this change to be heard Ve bu değişimi duyulmak için kullanmalısın Your time is now Zamanın geldi Don't Sakın Let yourself down Bırakma kendini Don't let yourself go Sakın kendinden gitme Your last change has arrived Son şansın geldi Best, En iyisi, You've got to be the best En iyisi olmak zorundasın You've got to change the world Dünyayı değiştirmek zorundasın And you use this change to be heard Ve bu değişimi duyulmak için kullanmalısın Your time is now Zamanın geldi |
||
|
||
| Can't Take My Eyes Off Of You You're just too good to be true Dürüst olmakta çok iyisin Can't take my eyes off of you Gözlerimi senden uzaklaştıramazsın You feel like heaven to touch Dokununca cennet gibi hissedersin I wanna hold you so much Sana sarılmayı çok istiyorum At long last love has arrived Aşkımın sana vardığı yerde And I thank God I'm alive Hayatta olduğum için tanrıya şükürler olsun You're just too good to be true Dürüst olmakta çok iyisin Can't take my eyes off of you Gözlerimi senden uzaklaştıramazsın Pardon the way that I stare Israrlı bakılarımın yönü için affedersin There's nothing else to compare Karşılaştırılacak başka bir şey yok The sight of you makes me weak Senin görüşün beni kuvvetsiz kılar There are no words left to speak Konuşmak için terkedilmiş kelimeler yok So if you feel like I feel Böylece benim gibi hissedersen Please let me know that it's real Lütfen gerçeği bilmeme izin ver You're just to good to be true Dürüst olmakta çok iyisin Can't take my eyes off of you Gözlerimi senden uzaklaştıramazsın I love you baby, and if it's quite alright Seni seviyorum bebeğim ve her şey yolundaysa I need you baby to warm the lonely nights Sana ihtiyacım var bebeğim yalnız gecelerde ısınmak için I love you baby, trust in me when I say Seni seviyorum bebeğim, sana söylediğimde güven bana Oh pretty baby, don't bring me down I pray Oh tatlı bebeğim, yalvarırım beni üzme Oh pretty baby, now that I've found you Oh tatlı bebeğim, şimdi seni bulduğumdaki gibi Let me love you baby, let me love you Seni sevmeme izin ver bebeğim, seni sevmeme izin ver You're just too good to be true Dürüst olmakta çok iyisin Can't take my eyes off of you Gözlerimi senden uzaklaştıramazsın You feel like heaven to touch Dokununca cennet gibi hissedersin I wanna hold you so much Sana sarılmayı çok istiyorum At long last love has arrived Aşkımın sana vardığı yerde And I thank God I'm alive Hayatta olduğum için tanrıya şükürler olsun You're just too good to be true Dürüst olmakta çok iyisin Can't take my eyes off of you Gözlerimi senden uzaklaştıramazsın I love you baby, and if it's quite alright Seni seviyorum bebeğim ve her şey yolundaysa I need you baby to warm the lonely nights Sana ihtiyacım var bebeğim yalnız gecelerde ısınmak için I love you baby, trust in me when I say Seni seviyorum bebeğim, sana söylediğimde güven bana Oh pretty baby, don't bring me down I pray Oh tatlı bebeğim, yalvarırım beni üzme Oh pretty baby, now that I've found you Oh tatlı bebeğim, şimdi seni bulduğumdaki gibi Let me love you baby, let me love you Seni sevmeme izin ver bebeğim, seni sevmeme izin ver |
||
|
||
| Citizen Erased Break me in, teach us to cheat and to lie, cover up what shouldn't be shared? all the truth's unwinding scraping away at my mind please stop asking me to describe for one moment i wish you'd hold your stage with no feelings at all open minded i'm sure i used to be so free self-expressed, exhausting for all to see and to be what you want and what you need the truth's unwinding scraping away at my mind please stop asking me to describe for one moment i wish you'd hold your stage with no feelings at all open minded i'm sure i used to be so free for one moment i wish you'd hold your stage with no feelings at all open minded i'm sure i used to be so free wash me away clean your body of me erase all the memories they will only bring us pain and i've seen, all i'll ever need --------------------- Hırsız gibi içime gir,bize aldatmayı öğret Ve yalan söylemeyi,örtbas etmeyi Ne paylaşılmamalı? Ve gerçek çözülüyor Aklımda kazınarak Lütfen onu tanımlamamı istemeyi bırak Bir an için Senin sahneye çıkmanı dilerdim Hislerin olmadan hiç Açık zihinle Eminim bir zamanlar çok özgürdüm Kendini rahatça ifade edebilen,herkes için çok yorucu Görmesi ve olması İstediğin şey ve gereksinim duyduğun şey Gerçek çözülüyor Aklımda kazınarak Lütfen tanımlamamı istemeyi bırak Bir an için senin sahneye çıkmanı dilerdim Hislerin olmadan hiç Açık zihinle Eminim bir zamanlar çok özgürdüm Bir an için Senin sahneye çıkmanı dilerdim Hislerin olmadan hiç Açık zihinle Eminim bir zamanlar çok özgürdüm Yıka at beni Vücudunu benden temizle Tüm anıları sil Onlar bize yalnızca acı getirir Ve ben gördüm,gereksinim |
||
|
||
| Hysteria it's bugging me-beni öfkelendiriyor grating me-sinirlendiriyor and twisting me around-etrafımda dolanıyor yeah I'm endlessly-ben durmaksızın caving in-göçüyorum and turning inside out-ve dönüyorum içim dışımda because I want it now-çünkü onu şimdi istiyorum I want it now-şimdi istiyorum give me your heart and your soul-bana kalbini ve ruhunu ver and I'm breaking out-ve ben patlıyoru I'm breaking out-patlıyorum last chance to lose control-kontolü kaybetmek için son şans. yeah it's holding me-beni sarıyor morphing me-değiştiriyor and forcing me to strive-ve beni gayret etmem için iteliyor to be endlessly-sonsuz olmak için caving in-göçüyorum and dreaming I'm alive-ve yaşadığımı hayal ederek because I want it now-çünkü onu şimdi istiyorum I want it now-şimdi istiyorum give me your heart and your soul-bana kalbini ve ruhunu ver and I'm breaking out-ve ben patlıyoru I'm breaking out-patlıyorum last chance to lose control-kontolü kaybetmek için son şans. and I want you now-seni şimdi istiyorum I want you now-seni şimdi istiyorum I feel my heart implode-kalbimin çöktüğünü hissediyorum and I'm breaking out-ve patlıyorum escaping now-şimdi kaçarak feeling my faith erode-güvenimi aşındığını hissederek |
||
|
||
| Knights Of cydonia Come ride with me, Through the veins of history, I'll show you how god, Falls asleep on the job. And how can we win, When fools can be kings, Don't waste your time, Or time will waste you, No one's gonna take me alive, Time has come to make things right, You and I must fight for our rights, You and I must fight to survive, No one's gonna take me alive, Time has come to make things right, You and I must fight for our rights, You and I must fight to survive No one's going to take me alive, Time has come to make things right, You and I must fight for our rights, You and I must fight to survive. ------------------------------------ Gel bin benimle tarihin peçelerinden içine doğru Sana bir tanrının iş üstünde uyuyup kalmasını göstereceğim Aptallar kral olurken nasıl kazanabiliriz? Zamanını harcama yoksa zaman seni harcayacak Kimse beni yaşatamayacak Zaman bunları düzeltmek için geldi Senle ben doğrularımız için savaşmalıyız Senle ben hayatta kalmak için savaşmalıyız |
||
|
||
| New Born Link it to your world link it to yourself stretch it like a birth squeeze and the love for what you hide and the bitterness inside is growing like the newborn when you've seen, seen too much too young, young soulless is everywhere hopeless time to roam the distance to your home fades away to nowhere how much are you worth? you can't come down to earth you're swelling up you're unstoppable 'cause you've seen, seen too much too young, young soulless is everywhere destroy the spineless show me its real wasting our last chance to come away just break the silence cos i'm drifting away away from you oooooohhh souless is everywhere link it to the world link it to yourself stretch it like its a birth squeeze and the love for what you hide and the bitterness inside is growing like the newborn when you've seen, seen too much to young, young soulless is everywhere destroy the spineless show me its real wasting our last chance to come away just break the silence cos i'm drifting away away from you oooooooooooooo Bunu dünyaya bağla Bunu kendine bağla Bir doğum izdihamı gibi ger bunu Kendisine sakladığın aşk İçteki acı Yeni doğmuş büyüyor Sen gördüğünde,gördüğünde Çok fazla,çok genç,genç Cansız her yer Aylak aylak gezecek Umutsuz zamanın Senin evine olan uzaklığın Hiçbir yere solduğu yok Ne kadar değerin senin? Sıradan olamazsın ya Şişiyorsun sen,durdurulamazsın sen Çünkü sen gördün,gördün Çok fazla,çok genç,genç Cansız her yer Korkakları yok et Bana bunun gerçek olduğunu göster Son şansımızı harcıyoruz Kaçıp gelmek için Sessizliği boz yeter Çünkü sürüklenip gidiyorum uzağa Senden uzağa Bunu dünyaya bağla Bunu kendine bağla Bir doğum izdihamı gibi ger bunu Ve kendisine sakladığın aşk Ve içteki acı Yeni doğmuş gibi büyüyor Sen gördüğünde,gördüğünde Çok fazla,çok genç,genç Cansız her yer Korkakları yok et Bana bunun gerçek olduğunu göster Son şansımızı harcıyoruz Kaçıp gelmek için Sessizliği boz yeter Çünkü sürüklenip gidiyorum uzağa Senden uzağa |
||
|
||
| Muscle Museum She had something to confess to -Birşeyleri itiraf etmişti But you don't have the time so -Ama senin fazla zamanın yoktu Look the other way -Diğer yola bak You will wait until it's over -Bitinceye kadar bekleyeceksin To reveal what you'd never shown her -Ona hiç göstermediğin şeyi açığa vurmak için Too little much too late -Çok küçük,çok küçük Too long trying to resist it -Karşı koymayı denemek için çok uzun You've just gone and missed it -Sadece gittin ve kaçırdın It's escaped your world -Senin dünyandan kaçtı Can you see that I am needing -İhtiyacım olduğunu görebiliyor musun? Begging for so much more -Daha fazlası için yalvardığımı Than you could ever give -Bana verebildiğinden daha fazlasını And I don't want you to adore me -Ve bana tapmanı istemiyorum Don't want you to ignore me -Ve beni görmezden gelmeni de istemiyorum When it pleases you -Seni memnun ettiğinde And I'll do it on my own -Kendi yolumu yapacağım ben de I have played in every toilet -ben her zorlukta oynadım But you still want to spoil it -Ama sen hala mahvetmek istiyorsun To prove I've made a big mistake -Büyük bir hata yaptığımı kanıtlamak için Too long trying to resist it -Karşı koymayı denemek için çok uzun You've just gone and missed it -Sadece gittin ve kaçırdın It's escaped your world -Senin dünyandan kaçtı |
||
|
||
| Plug In Baby I've exposed your lies, baby Senin yalanlarını açığa çıkardım bebeğim The underneath's no big surprise Altındaki büyük bir sürpriz değil Now it's time for changing and cleaning everything Şimdi değişmenin ve herşeyi temizlemenin zamanı To forget your love Senin aşkını unutmak için And my plug in baby Ve elektrikli bebeğim Crucifies my enemies DÜşmanlarımı çarmıha geriyor When I'm tired of giving Vermekten yorulduğumda Wooah Hooaa And my plug in baby Ve elektrikli bebeğim In unbroken virgin realities Bozulmamış bakire gerçekliklerinde I'm tired of living Yaşamaktan yoruldum Ooh Ohh Don't confuse Kafanı karıştırma Baby you're gonna lose Bebegim kaybedeceksin Your own game Kendi oyununu Change me Değiştir beni And replace the envying Ve kıskançlığın yerini doldur To forget your love Senin aşkını unutmak için And my plug in baby Ve elektrikli bebeğim Crucifies my enemies DÜşmanlarımı çarmıha geriyor When I'm tired of giving Vermekten yorulduğumda Wooah Hooaa My plug in baby Elektrikli bebeğim Crucifies my enemies DÜşmanlarımı çarmıha geriyor In unbroken virgin realities Bozulmamış bakire gerçekliklerinde I'm tired of living Yaşamaktan yoruldum Ooh Oah And I've seen your loving Ve senin sevgiini gördüm And mine is gone Ve benimki gitti And I've been in trouble Ve tehlikedeyim Ooh yeah Ooh evet |
||
|
||
| Starlight Far away -Çok uzağa The ship is taking me far away -Gemi beni çok uzağa götürüyor Far away from the memories -Hatıralardan çok uzağa Of the people who care if I live or die -Yaşasam mı yoksa ölsem mi diye umursayan insanlardan Starlight -Yıldızışığı I will be chasing the starlight -Yıldızışığının peşine düşeceğim Until the end of my life -Hayatımın sonu gelene kadar I don't know if it's worth it anymore -Eğer hiçbirşey yeterli değilse bunu bilmiyorum Hold you in my arms -Sarıl kollarıma kollarımı I just wanted to hold -Sadece sarılamanı istedim You in my arms -Kollarıma My life -Yaşamımı You electrify my life -Sen yaşamımı heyecanlandırıyorsun Let's conspire to ignite -Yangına komplo kur hadi All the souls that would die just to feel alive -Tüm ruhlar ölebilr,sadece canlı hissedenler But I'll never let you go -Ama asla gitmene izin vermeyeceğim If you promised not to fade away -Eğer söz verdiysen solup gitmez Never fade away -Asla solup gitmez Our hopes and expectations -Umutlarımız ve bekelntilerimiz Black holes and revelations -Kara delikler ve açığa vurmalar Our hopes and expectations -Umutlarımız ve bekelntilerimiz Black holes and revelations -Kara delikler ve açığa vurmalar Hold you in my arms -Sarıl kollarıma kollarımı I just wanted to hold -Sadece sarılamanı istedim You in my arms -Kollarıma Far away -Çok uzağa The ship is taking me far away -Gemi beni çok uzağa götürüyor Far away from the memories -Hatıralardan çok uazağa Of the people who care if I live or die -Yaşasam mı yoksa ölsem mi diye umursayan insanlardan uazağa And I'll never let you go -Ve asla gitmene izin vermeyeceğim If you promise not to fade away -Eğer söz verdiysen solup gitmez Never fade away -Asla solup gitmez Our hopes and expectations -Umutlarımız ve beklentilerimiz Black holes and revelations -Kara delikler ve açığa vurmalar Our hopes and expectations -Umutlarımız ve beklentilerimiz Black holes and revelations -Kara delikler ve açığa vurmalar Hold you in my arms -Sarıl kollarıma kollarımı I just wanted to hold -Sadece sarılamanı istedim You in my arms -Kollarıma |
||
|
||
| Sunburn come waste your millions here gel milyonlarını burda savur secretly she sneers o gizlice dudak büküyor another corporate show bir başka birleşik gösteri a guilty conscience grows suçlu bir vicdan büyüyor I`ll feel a guilty conscience grow suçlu bir vicdanın büyüdüğünü hissedeceğim I`ll feel a guilty conscience grow suçlu bir vicdanın büyüdüğünü hissedeceğim she burns like the sun güneş gibi yanıyor o and i can`t look away ve ben başka tarafa bakamıyorum and she`ll burn our horizons make no mistake ve o ufuklarımızı yakacak bizim, hiç hata yapmadan come let the truth be shared gel gerçeğin paylaşılmasına izin ver no-one ever dared kimse hiç cesaret edemedi to break these endless lies bu sonsuz yalanları kırmaya secretly she cries gizlice ağlıyor o she burns like the sun güneş gibi yanıyor o and I can`t look away ben başka tarafa bakamıyorum and she`ll burn our horizons make no mistake ve bizim ufuklarımızı yakacak hiç hata yapmadan and I`ll hide from the world ve dünyadan saklanacağım ben behind a broken frame kırık bir çerçevenin arkasında and I`ll burn forever ve sonsuza dek yanacağım I can`t face the shame yüzleşemem utançla and I`ll hide from the world ve dünyadan saklanacağım ben behind a broken frame kırık bir çerçevenin arkasında and I`ll burn forever ve sonsuza dek yanacağım I can`t face the shame yüzleşemem utançla |
||
|
||
| Supermassive Black Hole oh baby dont you know i suffer? -bebeğim acı çektiğimi bilmiyor musun? oh baby can you hear me moan? -bebeğim beni inlemelerimi duymuyor musun? you caught me under false pretenses -beni yanlış yaptığımda yakaladın how long before you let me go? -ne kadar sonra gitmeme izin vereceksin? you set my soul alight-sesimi parlak tutuyorsun you set my soul alight-sesimi parlak tutuyorsun glaciers melting in the dead of night -buzlar gecenin ölümünde eriyorlar and the superstars sucked into the supermassive -ve yıldızlar karadeliğe doğru çekiliyorlar i thought i was a fool for no-one -kimse için sersem olmadığımı düşündüm oh baby i'm a fool for you -bebeğim senin için sersemliyorum you're the queen of the superficial -sen yüzeyselliğin kraliçesisin and how long before you tell the truth -ne kadar sonra gerçekleri söyleyeceksin you set my soul alight-sesimi parlak tutuyorsun you set my soul alight-sesimi parlak tutuyorsun glaciers melting in the dead of night -buzlar gecenin ölümünde eriyorlar and the superstars sucked into the supermassive -ve yıldızlar karadeliğe doğru çekiliyorlar supermassive black hole-yoğun kara delik supermassive black hole-yoğun kara delik supermassive black hole -yoğun kara delik |
||
|
||
| Take A Bow corrupt-ahlaksız you corrupt-ahlaksızsın bring corruption to all that you touch-dokunduğun herşeyin yozlaşmasına sebep oluyorsun hold-sarıl you'll behold-farkına varacaksın and beholden for all that you've done-ve yaptığın herşeyin farkına vardırılacaksın and spell-büyü cast a spel-büyüle cast a spell on the country you run-yaşadığın ülkeyi büyüle and risk-ve risk you will risk-risk alabilirsin you will risk all their lives and their souls-onların solukları ve yaşamlarını riske edebilirsin and burn-ve yan you will burn-yanacaksın you will burn in hell-cehennemde yanacaksın yeah you'll burn in hell-evet cehennemde yanacaksın you'll burn in hell-cehennemde yanacaksın yeah you'll burn in hell for your sins-evet günahlarından dolayı cehennemde yanacaksın an our freedom's consuming itself-ve bizim özgürlüklerimiz kendisini yokediyor what we become is contrary to what we want-istediğimizin tam tersi şeklinde take a bow-bir yay al death-ölüm you bring death-ölüm getiriyorsun and destruction to all that you touch-ve dokunduğun herşeye ölüm (getiriyorsun) pay-öde you must pay-ödemelisin you must pay for you're crimes against the earth-dünyaya karşı işlediğin suçların bedelini ödemelisin hex-karanlık büyü feed the hex-karanlık büyüyü besle feed the hex on the country you love-sevdiğin ülke üstündeki karanlık büyüyü besle yeah and beg-evet yalvar you will beg-yalvaracaksın you will beg for their lives and their souls-onların yaşamları ve solukları için yalvaracaksın and burn-ve yan you will burn-yanacaksın you will burn in hell-cehennemde yanacaksın yeah you'll burn in hell-evet cehennemde yanacaksın you'll burn in hell-cehennemde yanacaksın yeah you'll burn in hell for your sins-evet günahlarından dolayı cehennemde yanacaksın |
||
|
||
| Unintended You could be my unintended Sen hiç planda yoktun Choice to live my life extended Gelmenle dünyam değişti You could be the one I'll always love Sen benim tek aşkımsın You could be the one who listens to my deepest inquisitions Bnm derinliğimde beni dinleyeceksin You could be the one I'll always love Sen benim tek aşkımsın I'll be there as soon as I can Ben yapabildiğim kadar orada kalacağım But I'm busy mending broken pieces of the life I had before Ama orda önce kırılan parçalarımı onaracağım First there was the one who challenged İlk beynimde senden daha iyisini bulmak için meydan okuyacağm All my dreams and all my balance Bütün dengem ve bütün rüyalarım She could never be as good as you Hiç bir zaman senden daha güsel olamadı You could be my unintended Sen aslında hiç planda yoktun Choice to live my life extended Geldiğinde hayatımı değiştirdin You should be the one I'll always love Ve hep benim tek aşkım oldun I'll be there as soon as I can Ben yapabildiğim kadar orda kalacağım But I'm busy mending broken pieces of the life I had before Ama orda önce kırılan parçalarımı onaracağım I'll be there as soon as I can Ben yapabildiğim kadar orda kalacağım But I'm busy mending broken pieces of the life I had before Ama orda önce kırılan parçalarımı onaracağım Before you Senden önce |
||
|
||
| hocam hyper music'ide verirmisin xD | ||
|
||
Bassgitarları yeter yaa
|
||