|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595 Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın Hayatı 15 Ocak 1902’de Selanik’te doğdu. Annesi Ayşe Celile hanım babası Hikmet beydir. Annesinin baba tarafından dedesi, Polonya'dan 1848 ayaklanmaları sırasında Osmanlı İmparatorluğuna göç eden polonezlerden Konstantin Borzecki'dir. (Konsantin Borzecki Osmanlı vatandaşı olunca Mustafa Celaleddin Paşa adını almış ve Osmanlı ordusunda subay olarak görev yapmıştır; kendisi Türk tarihinde önemli bir eser olan Fransızca yazılmış "Les Turcs anciens et meternes" - Eski ve yeni Türkler'i yazmıştır.) İlk şiiri ‘Feryad-ı Vatan’'ı 1913’te yazar. Aynı yıl Galatasaray Sultanisi’nde ortaokula başlar. 1917’de Heybeliada Bahriye Mektebi'ne girer. Daha sonra Kurtuluş Savaşı için Anadolu'ya geçer. Fakat sağlık nedenleri ile bahriyeden ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazör’ünde güverte subayıdır. Bolu’ya öğretmen olarak atanır. Daha sonra Batum üzerinden Moskova’ya giderek Doğu Emekçileri Kominist Üniversitesi’nde siyasal bilimler ve iktisat okur. 1921’de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık olur ve komünizm ile tanışır. 1924’te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı ’28 Kanunisani’ sahnelenir. O yıl Türkiye’ye dönerek Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başlar. Dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı on beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği’ne gider. 1928’de af kanunundan yararlanır ve Türkiye'ye geri döner. Bu kez Resimli Ay dergisinde çalışmaya başlar. 1938’de yirmi sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır. 12 sene süren tutukluluktan sonra askere alınacağı ve öldürüleceği endişesiyle Sovyetler Birliğine kaçar. Moskova'da 1963 yılında kalp krizinden ölür. Davaları ve sürgün 1925 yılından başlamak üzere şiirleri ve yazıları yüzünden birçok kere yargılandı. 1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmaya çalıştığı gerekçesiyle 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde 12 yılı aşkın kaldı. 1950 yılında bir af yasasıyla salıverildi. Ancak sürekli izlendiği ve çürüğe ayrıldığı halde 48 yaşında yeniden askerlik yapmaya çağrılması ve öldürüleceği yolundaki duyumlar üzerine yurtdışına kaçtı. 25 Temmuz 1951 tarihinde Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi. Sovyetler Birliği'nde Moskova yakınlarındaki yazarlar köyünde ve daha sonra da, eşi Vera Tulyakova (Hikmet)ile Moskova'da yaşadı. Memleket dışında geçirdiği yıllarda Bulgaristan, Macaristan, Fransa (Paris), Havana, Mısır gibi dünya memleketlerini dolaştı, buralarda konferanslar düzenledi, savaş ve emperyalizm karşıtı eylemlere katıldı, radyo programları yaptı. Budapeşte Radyosu ve Bizim Radyo bunlardan bazılarıdır. Bu konuşmaların bir kısmı bugüne ulaşmıştır. Davaları 1925 Ankara İstiklal Mahkemesi Davas 1927-1928 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası 1928 Rize Ağır Ceza Mahkemesi Davası 1928 Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Davası 1931 İstanbul İkinci Asliye Ceza Mahkemesi Davası 1933 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası 1933 İstanbul Üçüncü Asliye Ceza Mahkemesi Davası 1933-1934 Bursa Ağır Ceza Mahkemesi Davası 1936-1937 İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi Davası 1938 Harp Okulu Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası 1938 Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi Davası Ölümü ve sonrası 3 Haziran 1963 sabahı 06:30'da gazetesini almak üzere 2. kattaki dairesinden apartman kapısına yürümüş ve tam gazetesine uzanırken geçirdiği kalp krizi sonucunda yaşama veda etmiştir. Ölümü üzerine Sovyet Yazarlar Birliği salonunda yapılan törene yerli yabancı yüzlerce sanatçı iştirak etmiş ve tören siyah beyaz olarak kaydedilmiştir. Ünlü Novo-Deviçeye (Novodeviche) mezarlığında gömülüdür. Mezar taşı siyah bir granitten olup meşhur şiirlerinden biri olan rüzgâra karşı yürüyen adam figürü taş üzerinde ebedileştirilmiştir. 2006 yılında Bakanlar Kurulunun Türk vatandaşlığından çıkarılmalar ile ilgili yeni bir düzenleme yapması durumu belirdi. Yıllardır tartışılmakta olan Nazım Hikmet'in Türk vatandaşlığına yeniden kabul edilmesi yolu açılmış gibi gözükmesine rağmen Bakanlar Kurulu bu maddenin sadece yaşamakta olanlar için düzenlendiğini ve Nazım Hikmet'i kapsamadığını öne sürerek bu öneriyi reddetti. Bazı eserleri Memleketimden İnsan Manzaraları Kafatası Unutulan Adam Taranta Babu'ya Mektuplar Ferhad ile Şirin Kurtuluş Savaşı Destanı Kız Çocuğu Tahir ile Zühre |
||
|
||
| neden sureklı nazım hıkmetı gundem yapmaya calısıyosunuzkı |
||
|
||
| Gündem yapmak değil bu, edebiyat dünyasında hala kanayan bir yaradır Nazım.. Gelmiş geçmiş en büyük Türk şairlerindendir.. Yine büyük şairlerden Ahmet Arif, yazdığı onca şiiri, "Bunların Nazım'ın şiirlerinin yanında şiir mi?" gibi bi söz söyleyip yok etmiştir.. Ve bu yüzden sadece küçük bir şiir kitabı vardır.. Anlayabilene.. | ||
|
||
| yazdığı şiirlere diyecek bir lafım yok ancak şu sözüde unutulmamalıdır."Beni Stalin yarattı"stalinide herkes tanır kim olduğunu Türk düşmanı diktatör | ||
|
||
yazdığı şiirlere diyecek bir lafım yok ancak şu sözüde unutulmamalıdır."Beni Stalin yarattı"stalinide herkes tanır kim olduğunu Türk düşmanı diktatör nazım ın dediklerinin arkasındayım |
||
|
||
| VATAN HAİNİ | ||
|
||
| milli eğitim izni ile yayinlanmiş we tepki toplamamaiş tarihi kitaplarinin bu watani rezil olarak terkedenler kismina dahil edilen nazim hikmetin mi arkasindasin..eyvallah stalin kimdir ya.adammidir.komünist işte.ilkeleri gorunen ilkeleri insanlara cazip gelip alttan alttan onlar da asıl yaymaya çaliştiklarini yaymadilar mi..arkasindaydim diyo.. dönüp tarihimize bakalim bu tip konularda daha dikkatli konuşalim derim.gerçi gorunen bişey var ortada istediğin kadar arkasinda olsan nolur |
||
|
||
| Vatan Haini evet o bir vatan haini neden çünkü bizim gelecegimizi korumak istedi...Ne demek istedigi şimdi anlaşılıyor...ama siz bunu bile anlamıyosunuz...Nazım hikmet bu topraklar yetişmiş en büyük şairlerdendir...Nazım hikmet'in filmini izlemenizi tavsiye ederim.Mavi Gözlü Dev... | ||
|
||
VATAN HAİNİ Daha bu yönünü ispatlayabilecek tek bir şiirini dahi okumadan, cahil öğretmen ebeveynler tarafından yönlendirildiğin çok açık. ![]() Şiirlerinde vatan sevgisini aşılar hatta aksine. Tabii anlayana. Neyse, serbest şiir akımını Orhan Veli başlattı sanılır, ancak Nazım Hikmet bu türdeki ilk eserleri vermiş olan kişidir. Okunması, anlanması gereken şiirleri çoktur, en çok da işte sol yanım acıyor karnım ağrıyor türünden şiir yazanların okuması gereken bir yazardır; ki nasıl şiir yazılacağını öğrensinler. |
||
|
||
| nazım hikmet kadar büyük bir şair tanımıyorum.. o yetiştirdiğimiz en güzel şairlerden biri.. ona vatan haini diyenler şu şiiri okusunlar "Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. NAZIM HİKMET düşünün ve öyle konuşun lütfen... |
||
|
||
VATAN HAİNİ bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." evet o bi vatan haini (!) |
||
|
||
| Mükemmel bi adam , çok cesur ve ileri görüşlü.. geldi dört güvercin suda yıkanmak için. su mahpusane yalağındaydı. ve güneş güvercinlerin gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı. girdi dört güvercin yıkanmak için suyun içine. ve kederli toprakta dört insan baktı dört güvercine. güvercinler hep beraber güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında uçabilirler. durdurmaz onları demir ve duvar. güvercinlerin yumuşak kanatları var. ve kanatlar şimdi burda, şimdi damın üzerinde. insanların kanatları yok insanların kanatları yüreklerinde. dört güvercin güneşe varmak için yıkandı, uçtu sudan. |
||