|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1324 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1330 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1586 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1592 The Song Remains The Same I had a dream, Oh,my crazy dream,oh,oh. Anyting i wanted to know, And a place i needed to go. Hear my song,now,people, Don't you listen now, Sing along,oh, You don't know what you're missing now Any little song that you know, Ev'ry thing that's small has to grow. California sunlight, Sweet calcuta rain, Honolulu star birght, The song remains the same. Sing out hare,hare, Dance the hoochie koo. City lights are oh,so bright As we go sliding slide, Sliding,sliding,sliding,sliding.sliding. --------------------------------------------------------------- Aynı Kalan Parça. Bir rüyam vardı, Ah,çılgın hayalim benim. Bilmek istediğim her şey, İhtiyacım olan bir yer. Duyun şarkımı insanlar, Dinlemiyor musunuz? Benimle birlikte söyleyin, Bilemezsiniz neler kaçırdığınızı Bildiğiniz her küçük şarkı, Ufak olan her şey büyümek zorundadır Eninde sonunda. Kaliforniya gunesi, Tatlı kalkutta yağmuru, Honolulu yıldız parıltısı, Sarkı değişmez hiçbir zaman. Söyle;hare hare. Danset;hoochie koo. Kent ışıkkları ne kadar parlak Kayıp giderken biz. Kayerken,kayerken... |
||
|
||
| Thank You If the sun refused to shine, i would still be loving you. When mountains crumble to the sea, there will still be you and me. Kind woman, i give you my all, kind woman, nothing more. Little drops of rain whisper of the pain, tears of loves lost in the days gone by. My love is strong, with you there is no wrong, Together we shall go until we die. my, my, my.. An inspiration is what you are to me, inspiration, look... see And so today, my world it smiles, your hand in mine, we walk the miles, Thanks to you it will be done, for you to me are the only one. Happiness, no more be sad, happiness....i'm glad If the sun refused to shine, i would still be loving you, When mountains crumble to the sea, there will still be you and me. --------------------------------------------------------------------------- Teşekkürler Güneş doğmak istemese bile Seni hala seviyor olacağım Dağlar denize yuvarlansa bile Yine de senle ben kalırdık İyi kalpli kadın, herşeyimi veriyorum sana İyi kalpli kadın, daha ne vereyim Acımı fısıldar küçük yağmur damlaları Aşkın gözyaşları kayboldu geçen günlerle birlikte Benim aşkım güçlü, seninle sorun yok Ölene dek birlikte olacağız, benimle, benimle, benimle Esin kaynağımsın sen benim Esin kaynağımsın, bak ve gör Ve böylece gülümsüyor bugün dünyam Elin elimde, yürüyoruz millerce Ama teşekkürler, gerçekleşcek sonunda Çünkü sen benim birtanemsin Mutluluk bir daha konuşulmasın, mutluluk, mutluyum Güneş doğmak istemese bile Seni hala seviyor olacağım Dağlar denize yuvarlansa bile Yine de senle ben kalırdık |
||
|
||
| Tangerine Measuring a summer's day, i only finds it slips away to grey, The hours, they bring me pain. Tangerine, tangerine, living reflection from a dream; I was her love, she was my queen, and now a thousand years between. Thinking how it used to be, does she still remember times like these? To think of us again? and i do. ------------------------------------------------------------------------------------ Tangerine Ne denebilir bir yaz günü için, Bulurum onu ölüp, solarken, Saatler, bana acı verir. Tangerine, tangerine, Bir rüyanın canlı yansıması. Onun aşkıydım ben, O benim kraliçemdi, Ve şimdi binlerce yıl var aramızda. Düşünüp nasıldı bir zamanlar diye, Acaba hatırlar mı hala bunları, Düşünüp yine ikimizi! Ve ben hatırlarım. Tangerine, tangerine, Bir rüyanın canlı yansıması. Onun aşkıydım ben, O benim kraliçemdi, Ve şimdi binlerce yıl var aramızda. |
||
|
||
| Stairway To Heaven There's a lady who's sure all that glitters is gold And she's buying a stairway to heaven. And when she gets there she knows If the stores are all closed With a word she can get what she game for. And she's buying a stairway to heaven. There's a sign on the wall But she wants to be sure, Cause you know, sometimes words have two meanings. In a tree by the brook, there's a songbird who sings Sometimes, all of our thoughts are misgiven. Ooooh... it makes me wonder. There's a feeling i get when i look to the west And my spirit is crying for leaving. In my thoughts i have seen rings of smoke through the trees And the voices of those who standing looking. And it's whispered that soon, if we all call the tune Then the piper will lead us to reason. And, a new day will dawn for those who stand long And the forests will echo with laughter. And it makes me wonder. If there's a bustle in your hedgerow Don't be alarmed now. It's just a spring clean for the may-queen. Yes, there are two paths you can go by, But in the long run, There's still time to change the road you're on. And it makes me wonder. Your head is humming and it won't go In case you don't know. The piper's calling you to join him Dear lady, can you hear the wind blow, And did you know, Your stairway lies on the whispering wind And as we wind on down the road Our shadows taller than our soul. There walks a lady we all know Who shines white light and wants to show How everything still turns to gold. And if you listend very hard The tune will come to you at last When all are one and one is all To be a rock and not to roll... And she's buying a stairway to heaven. ------------------------------------------------------------- Cennete Uzanan Merdiven Bir kadın var tüm parıltıların altın olduguna inanan Ve bir merdiven satın alıyor cennete uzanan Ve vardıgı zaman oraya biliyor ki Dükkanlar kapalı olsa bile Tek bir kelime ile geldiği şeyi elde edebilir Bir isaret var duvarda Yine de emin olmak istiyor Cünkü bilirsiniz bazen iki anlamı vardır kelimelerin Orda,dere kenarındaki agaçta Bir kuş var şöyle diyor şarkısında 'bazen kuşkuyla dolar tüm düşüncelerimiz' Ah.. meraklandırıyor beni Öyle bir hisse kapılıyorum ki batıya baktığımda Sanki ruhum haykırıyor uzaklaşmak için Ruyalarımda duman halkaları goruyorum Ağaçların arasından yükselen Ve durup bunu seyredenlerin seslerini dinliyorum Ah bu beni meraklandırıyor Bu beni gerçekten meraklandırıyor Eğer hepimiz katılırsak ezgiye Gerçeğe götüreceği fısıldanıyor kavalcının Ve yeni bir gün doğacak bekleyenler için Orman kahkahalarla çınlayacak Eğer bi patırtı varsa bahçenizde ,telaşlanmayın Mayıs kraliçesinin bahar temizliğidir Evet iki yol var gidebileceğiniz Ama uzun vadede Hala vakit var değiştirmek için yolunuzu Kafanız zonklar durur,nerden bileceksiniz Ezgiye katılmaya çağırıyor kavalcı Sevgili bayan duyuyormusunuz esen yeli? Ve biliyormuydunuz ki Rüzgarların fısıltılarındadır aradığınız merdiven Estiğimizde yoldan aşağı dogru Gölgelrimiz ruhlarımızdan daha uzun Bir kadın yürüyor hepimizin tanıdığı Beyazlar içinde parlayan ve herkese göstermek isteyen Herşeyin nasıl altına dönüştüğünü Ve dikkatli dinlerseniz eğer size de ulaşacaktır ezgi Hepimiz bir ve birimiz hepimiz olduğunda Bir kaya gibi sağlan olup yuvarlanmadığımızda.. Ve kadın bir merdiven alıyor cennete uzanan.. |
||
|
||
| Heartbreaker Hey fellas, have you heard the news? you know that annie's back In town? It won't take long just watch and see how the fellas lay their Money down. Her style is new but the face is the same as it was so long ago, But from her eyes, a different smile like that of one who knows. Well, it's been ten years and maybe more since i first set eyes On you. The best years of my life gone by, here i am alone and blue. Some people cry and some people die by the wicked ways of love; But i'll just keep on rollin' along with the grace of the lord Above. People talkin' all around 'bout the way you left me flat, I don't care what the people say, i know where their jive is at. One thing i do have on my mind, if you can clarify please do, It's the way you call me by another guy's name when i try to Make love to you. I try to make love but it ain't no use. Work so hard i couldn't unwind, get some money saved; Abuse my love a thousand times, however hard i tried. Heartbreaker, your time has come, can't take your evil way; Go away, heartbreaker. ----------------------------------------------------------------------------- Heartbreaker Hey arkadaşlar duydunuz mu haberleri? Annie'nin kasabaya döndüğünü biliyorsunuz. Çok sürmez, Göreceksiniz, adamlar nasıl da uçlanacaklar paraları Tarzı yeni, ama yüzü aynen eskisi gibi Ama gözlerinde çok farklı bir gülümseme, sadece bilenler anlar. On yıl oldu belki de daha fazla sana göz koyalı. Geçti en güzel yılllarım, şimdi yalnız ve hüzünlüyüm. Kimi ağlar kimi can verir aşkın kötü yollarında. Bense yuvarlanıp gidiyorum tanrı'nın ışığıyla. Beni nasıl yüzüstü bıraktığını konuşuyor herkes Ne deslerse desinler, umurumda değil, Bilirim kafayı neye takarlar. Benimse takıldığım bir tek şey var, mümkünse açıkla lütfen, Nasıl başka bir herifin ismini söylersin Ben seninle sevişmeye çabalarken! Çalışıp durdum habire ama tek kuruşum bile yok. Binlerce defa çabaladığım halde aşkımı kötüye kullandın. Kalpsiz, sonun geldi, kaldıramam artık kötülüklerini. Kalpsiz, sonun geldi, Kaldıramam artık kötülüklerini. Düş yakamden, kalpsiz. Kalpsiz. Kalpsiz. |
||
|
||
| Good Times Bad Times In the days of my youth I was told what it was to be a man, Now i've reached the age I've tried to do all those things the best i can. No matter how i try, I find my way to do the same old jam. *good times, bad times, You know i had my share; When my woman left home With a brown eyed man, Well, i still don't seem to care. Sixteen: i fell in love With a girl as sweet as could be, Only took a couple of days Till she was rid of me. She swore that she would be all mine And love me till the end, When i whispered in her ear I lost another friend, oooh. * nakarat I know what it means to be alone, I sure do wish i was at home. I don't care what the neighbors say, I'm gonna love you each and every day. You can feel the beat within my heart. Realize, sweet babe, we ain't ever gonna part. ------------------------------------------------------------------- Good Times Bad Times Çocukken bana adam olmanın anlamı anlatılırdı. Şimdi o yaşa geldim bütün o işleri yapmaya çalıştım, Elden geldiğince. Çabalarım önemsiz, kendimi o aynı karmaşada buldum. İyi günde kötü günde biliyorsun hep paylaştım, Kadının kahverengi gözlü bir adamla kaçtığında bile. Aldırmıyor gözüküyordum. Onaltısında güzeller güzeli bir kıza aşık oldum, Benden bıkması yalnız birkaç gününü aldı. Yalnız benim olacağına ve sonsuza dek beni seveceğine yemin etmişti, Ama ben onun kulağına bir dostu daha kaybettiğimi söyledim. İyi günde kötü günde biliyorsun hep paylaştım, Kadının kahverengi gözlü bir adamla kaçtığında bile. Aldırmıyor gözüküyordum. İyi günde kötü günde biliyorsun hep paylaştım, Kadının kahverengi gözlü bir adamla kaçtığında bile. Aldırmıyor gözüküyordum. Yalnızlığın ne olduğunu bilirim. Gerçekten de evde olmayı isterdim. Elalemin dediği hiç önemli değil, Ben seni seveceğim. Her bir gün, hissedebilirsin, Kalbimin çarpmasını. Hatırla tatlı yavrum, biz hiç ayrılmayacaktık. |
||
|
||
| Gallows Pole Hangman, hangman, hold it a little while, Think i see my friends coming, Riding a many mile. Friends, did you get a little silver? Did you get a little gold? What did you bring me, my dear friends, To keep me from the gallows pole? What did you bring me to keep me from the gallows pole? I couldn't get no silver, i couldn't get no gold, You know that we're too damn poor To keep you from the gallows pole. Hangman, hangman, hold it a little while, I think i see my brother coming, Riding a many mile. Brother, did you get me some silver? Did you get a little gold? What did you bring me, my brother, To keep me from the gallows pole? Brother, i brought you some silver, I brought a little gold, I brought a little of ev'ry thing To keep you from the gallows pole. Yes, i brought you to keep you from the gallows pole. Hangman, hangman, turn your head awhile, I think i see my sister coming, Riding a many mile, mile, mile, mile, mile. Sister, i implore you, take him by the hand, Take him to some shady bower, Save me from the wrath of this man, Please take him, Save me from the wrath of this man. Hangman, hangman, upon your face a smile, Pray tell me that i'm free to ride, Ride for many mile, mile, mile. Oh, yes, you got a fine sister, She warmed my blood from cold, Brought my face to boiling hot To keep you from the gallows pole, Your brother brought me silver, Your sister warmed my soul, But now i laugh and pull so hard And see you swinging on the gallows pole ------------------------------------------------------------- Cellat cellat Biraz daha bekle Görüyorum geliyor dostlarım Atlarıyla millerce uzaktan Dostlarım, biraz gümüş getirdiniz mi? Ya da biraz altın? Ne getirdiniz, sevgili dostlarım, Beni darağacından kurtaracak? Ne getirdiniz, Beni darağacından kurtaracak Gümüş getiremedim. Altın getiremedim. Biliyorsunuz biz çok yoksuluz, Seni darağacından kurtaramayacak kadar. Cellat, cellat, Biraz daha bekle, Görüyorum geliyor uzaktan kardeşim, Atıyla millerce uzaktan, Kardeşim, biraz gümüş getirdin mi? Ya da biraz altın? Ne getirdin kardeşim, Beni darağacından kurtaracak? Kardeşim gümüş getirdim sana, Biraz da altın, Herşeyden biraz getirdim, Seni darağacından kurtarmak için, Evet seni darağacından kurtarmak için getirdim. Cellat cellat, Başını çevir biraz, Görüyorum kız kardeşim geliyor, Atıyla millerce uzaktan, Kızkardeşim yalvarırım sana, Tut şu adamın elinden, Serin, kuytu bir yere götür onu, Bu adamın gazabından koru beni, Nolur götür onu, Bu adamın gazabından koru beni. Cellat cellat, Yüzündeki o gülücükle, Yalvarırım serbest bıraktığını söyle bana, Gidebileceğimi millerce uzağa. Evet güzel bir kızkardeşin var, Soğuk yüreğimi ısıttı, Kanımı kaynattı, Seni darağacından kurtaracak kadar. Kardeşin gümüş getirdi bana, Kızkardeşin ruhumu ısıttı, Ama kahkahalarla ve sertçe çekiyorum ipini, Ve seyrediyorum darağacında sallanışını Ama kahkahalarla ve sertçe çekiyorum ipini, Ve seyrediyorum darağacında sallanışını Darağacında sallanışını Darağacında sallanışını Darağacında sallanışını Darağacında sallanışını |
||
|
||
| Dazed And Confused Been dazed and confused for so long its not true. Wanted a woman never bargained for you. Lots of people talking, few of them know Soul of a woman was created below. You hurt and abused telling all of your lies. Run around sweet baby lord how they hypnotize. Sweet little baby i dont know where you been. Gonna love you baby, here i come again. Every day i work so hard bringing home my hard earned bay Try to love you baby, but you push me away. Dont know where youre going i dont know just where youve been Sweet little baby, i want you again. Dont leave me so confused, No! Oh baby, baby! Been dazed and confused for so long its not true., Wanted a woman never bargained for you. Take it easy baby, let them say what they will Will your tongue wag so much when i send you the bill ------------------------------------------------------------------------------- Sersem Ve Şaşkın Ne zamandır şaşkınım ve kafam karmakarısık,gercek olamaz bu, Bir kadın istedigim ve umdugumun sen olmadıgı. Gevezelik ediyor bir sürü insan oysa pek azı biliyor Daha asagıda yaratıldı kadının ruhu Yaralayıp durdun beni yüm o yalanlarınla Caka sat etrafta güzelim,tanrım nasılda büyüleniyorlar Sevgili bebegim,nerede oldugunu bilmiyorum, Ama sevecegim seni,geliyorum iste Esek gibi calısııp her gün zor kazandıgım paramı getiriyorum Sevmeye calısıyorum seni ama reddediyorsun Simdi nereye gittigini bilmiyorum Ne de nerelerde dolandıgını Sevgili bebegim,istiyorum seni Ne zamandır saskınım ve kafam karmakarısık,gercek olamaz bu Bir kadın istedigi ve umdugumun sen olmadıgı Rahatla güzelim,bırak söylesinler istediklerini Agzın bu kadar laf yapacak mı bakalım gönderdigimde faturayı |
||
|
||
| D'er Maker Oh oh oh oh oh oh You don't have to go oh oh oh oh oh You don't have to go oh oh oh oh oh Baby please don't go. Ay ay ay ay ay ay All those tears i cry ay ay ay ay ay All those tears i cry ay ay ay ay ay Baby please don't go. Chorus When i read the letter you wrote When i read the words that it told me, t made me sad sad sad But i still love you so, i can't let you go I love you- ooh baby i love you. Oh oh oh oh oh oh Every breath i take oh oh oh oh oh Every move i make oh oh oh oh oh Baby please don't go. Ay ay ay ay ay ay You hurt me to my soul ay ay ay ay ay You hurt me to my soul ay ay ay ay ay Darling please don't go. Chorus Oh oh oh oh oh oh You don't have to go oh oh oh oh oh You don't have to go oh oh oh oh oh (Baby please don't go) --------------------------------------------------------Oh oh oh oh oh oh Gitmek zorunda değilsin oh oh oh oh oh Gitmek zorunda değilsin oh oh oh oh oh Bebeğim lütfen gitme Ay ay ay ay ay ay Ağlıyorum bütün o göz yaşları benim ay ay ay ay ay Ağlıyorum bütün o göz yaşları benim ay ay ay ay ay Bebeğim lütfen gitme [koro] Senin yazdığın mektubu okuduğumda Onun yazdığı sözcükleri okuduğum zaman t beni üzdü üzdü üzdü Ama haala seni öyle seviyorum ki gitmen için izin veremem Seni seviyorum-oh bebeğim seni seviyorum Oh oh oh oh oh oh Aldığım her nefes oh oh oh oh oh Yaptığım her hareket oh oh oh oh oh Bebeğim lütfen gitme Ay ay ay ay ay ay Sen benim ruhumu yaralarsın ay ay ay ay ay Sen benim ruhumu yaralarsın ay ay ay ay ay Sevgilim gitme lütfen [koro] Oh oh oh oh oh oh Gitmek zorunda değilsin oh oh oh oh oh oh Gitmek zorunda değilsin oh oh oh oh oh oh (Bebeğim lütfen gitme) |
||
|
||
| Celebration Day Her face is cracked from smiling, all the fears that she's been hiding, And it seems pretty soon everybody's gonna know. And her voice is sore from shouting, cheering winners who are losing, And she worries if their days are few and soon they'll have to go. [chorus] My, my, my, i'm so happy, i'm gonna join the band, We are gonna dance and sing in celebration, we are in the promised land. She hears them talk of new ways to protect the home she lives in, Then she wonders what it's all about when they break down the door. Her name is brown or white or black, you know her very well, You hear her cries of mercy as the winners toll the bell. [chorus] There is a train that leaves the station heading for your destination, But the price you pay to nowhere has increased a dollar more. Yes, it has! And if you walk you're gonna get there though it takes a little longer, And when you see it in the distance you will wring your hands and moan. ---------------------------------------------------------------------------------- Celebration Day Kırış kırıştı yüzü gülümsemekten, Gizlediği tüm korkularla Ve belli ki çok yakında Herkes öğrenecek. Ve bağırmaktan sesi kısılmış, Mağlup olan galipleri alkışlamaktan, Ve üzülüyor günleri sayılı diye, Ve yakında gitmek zorunda kalacaklar diye. Ben, ben, ben, öyle mutluyum ki, Katılacağım arkadaşlara. Dansedip şarkı söyleyerek kutlayacağız, Vaad edilmiş topraklardayız artık. Yeni çareler aradıklarını duyuyor, Korumak için yaşadığı toprağı. Birden şaşırıyor neler oluyor diye, Onlar kapıyı kırdıklarında. O'nun adı kahverengi ya da beyaz ya da siyah, Siz iyi tanırsınız onu. Merhamet dilenen çığlıklarını duyarsınız, Galipler çanlara vurunca. Ben, ben, ben, öyle mutluyum ki, Katılacağım arkadaşlara. Dansedip şarkı söyleyerek kutlayacağız, Vaad edilmiş topraklardayız artık. |
||