|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595 Daha Aşağıya& Deeper Down Talihsiz bir gezi Yalnızlığın soğuk denizine doğru Kederin dalgalarını oydum Kendi kuşkusunun siyah genişliğinde Hiç kendimi çok yalnız hissetmemiştim Zavallı ve çok kötü ve rezil Korkunç bir rüzgardan dolayı yorgunum Perişanlık ve acılar esiyor Iflas yelkenini açmış boşluklarımı doldur Soğuğun bitişine beni yönlendir Morların ve kırmızıların ufuğu Gelişimin sonu hala sulanıyor Gri bulutlar üzerimize geliyor Bir fırtına beni yakalayana kadar kovalayacak Ve bağırsaklarımı dışarı çıkaracak Kesinlikle boğulacağım Affetmeyen rüzgar arıyor Ve kamçılayıcı sözler söylüyor Kendime acıyışlarım akın akın üzerime geliyor Kalbim bir gemi gibi batıyor Acıyı ve işkenceyi tartışarak hallediyorum Çıldırmış deniz beni içine çekti Kendimi yok ettim Görkemli ağırlık üzerimde Daha derine gidiyorum, daha aşağıya Daha da kararıcağını düşünmedim Soğuk acıtıyor, basınç yaratıyor Sanırım artık önemsemiyorum Gözlerim açık mı kapalı mı söyleyemem Acılı sular yutkunuyor Içinde olduğum acı, günahımın hayatı Şüphesiz ki şeytan takip edecek Yalnızlık ıstıraptır Bunlar için seni kim tanıyor Üzüntünün savaşı ve üzüntü öfkelenir Akıl, vücut ve cana Aşıklar öldüğünde ve arkadaşlıklar solduğunda Akrabalar inler ve yalanlar unutulur Istırap kapıları dışa püskürtüldü Hatıraların kokuşmuş ve çürümüş Şimdi çok derinlerde duygusuzluk hissediyorum Tamamen zarar, mahvoldum Suçluluk, keder, şok edici acı Hepsi vücudumu yıkayacak Umarım yaşama geri dönmem Oh, hz. ısa, yalnızca gitmeme izin ver Ölümün, bu basit ruhunu yok etmesine izin ver Acımın büyümesine izin ver Sessizce terk ettim, kimsesiz bir manzara Bütün suçluluğumu kurtardı Cehennem derinliklerinin bir duvarına katılmak için Şeytanın inşa ettiği |
||
|
||
| From Darkest Skıes Tanrım Dünya için ağladım Eskisinden de fazla Ama nehirler hala akar Kızarmış gözyaşlarıyla İçimde kayıp Ve asla sormaya ihtiyacım olmayacak Beni kim istiyor? Gece benimdir. ışığının manzarasını Sende soluyacağım. ben bir aptalım, sadece senin için Ben acıdayım Ve niçin bilmiyorum Ağır yağmur altında En karanlık göklerden Acıdayız İkimiz Ve bilmiyorum Hangi yoldan gidilir |
||
|
||
| Kar Ellerimde& The Snow In My Hand Yardıma ihtiyacım var, ama senden ya da tanrı babandan değil. Hayır! vay canına isa peygamber. kurtarıcım kimdir? Tanrının ölümünde kendimi yitiriyorum. Hayır! bütün bu acıları çekemem. Bütün gün kar'ı gördüm. yağıyor. Durmuyor. bütün gün yağıyor. Sesimi yükselttim ve gürültülü bağırdım: "bu gerçekten de hayat mı?" |
||
|
||
| The Isis Script Biliyorsun yalan söylediler Bize yalan söylediler Hatirliyor musun onlari_? Son kelimeler Bunca yildir Bunca korku Hatirliyor musun onlari_? Çok eskide kalan kelimeler Begendigimizde onu senden alacagiz Kendi evinde hiçbir sey için aci çekmeyeceksin Onlarla olan savasimda bana yardim edecek misin_? Beni öldürüyorlar Bana kirik kalbimle yardim et Sonsuz karanlik Onlari benden uzak tutacak misin_? Oh perisanlik Saldirmak için bir arkadasa ihtiyacim var Günesim olacak Oh, tanrim acilarimda bana yardim et Yeniden öldüm Inançlar beni sonuma götürdü Inançlar beni yeniden dibe çökertti Izledigim kelimeler beni dibe çökertti Yalanlari yeniden bastan sona okudum Yapraklar yeryüzüne düsen kelimelerdir Sessizlikte konusulanlar hiç duyulmadi |
||
|
||
| The Cry Of Mankind Umutlar nerede ölür Şehvetle, sen insanları ölüme tekmeliyorsun Biz umutsuzca yaşar ve ölürüz Sen ölüm nehrinde bizi çiğniyorsun Benim şimdi burada durduğum gibi, kalbim siyahtır Bir yalnız adam olarak ölmek istemem |
||
|
||
| She Is The Dark Acımasız bi uyku topraklarımız üstünde Solmuş ve ölmek üzere Sonbahar gibi, kurbanlar Hepsi kötü bir ölümle yüzleşiyorlar Bizim topraklarımız üzerine uzanıyoruz Ve yeniden acı çekiyoruz Esrarengiz o bizim topraklarımız üzerinde Hızlı adımlar atıyor ve avlanıyor Ve onunla birlikte karanlık bir ateş ilerliyor Gören göz yok gelecek yok, Sadece karanlık ve ızdırap... Sen onun sempatisine sahipsin Sen onun gözyaşlarına sahipsin O sadece senin korkularını almak istiyor Senin ruhunu içerken kendi ruhu da acı çekiyor mu Onun çağrısı İnan bana, çaresiz biri o Bizim topraklarımıza lanet okuduğu zaman O onun eli değil Onu öptüğün zaman zehir bekliyor seni. Onun kalbi feryat ediyor senin için ve benim için. Hizmet eden onun anlatılmaz ızdırabı Sonsuzluk için Soğukta. insanlık kalacak Eğer o yolunu sonsuzdan öteye götürürse Buna karşı koyamaz .. Senin acını kendi şarkılarında söylemesi onun laneti Esrarengiz o Sakladığın kabuslar Hissettiğin acı İçindeki ızdırap O da karanlık geçmişinde senin gibi olmasına rağmen Şimdi kendi korosunun fatihi Lütfen onu affet ; insanlık ölürken, melekler ve cennet ağlarken... |
||
|
||
| Siyah Tanrı& Black God Her bakışın ve her güzelliğin Çok büyüleyici, sana her baktığımda Ölüm beni ansızın yakalayana kadar, ardında Yine de umutlarım seni izleyecek Sonra sıkıcı saatlerim geçmiş olduğunda Bu benim son kutsanışım olsun Son nefesimi almak ayaklarının altında Ve ölmek cennetin manzarasında |
||