|
|
|
||
Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1327 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1333 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1589 Notice: Undefined index: no_view_links in /home/content/r/u/m/rumeliweb/html/turkrocker/forum/Sources/Subs.php on line 1595 Sitemize üye olmayanlar resimleri göremez. Lütfen kayıt olun ya da giriş yapın BİYOGRAFİ; Radiohead'in beş üyesi ilk kez Oxford'un varoşlarında yer alan küçük ve pitoresk bir kasaba olan Abingdon'da bir araya geldiler. Grup elemanlarından Thom Yorke, ilk enstrümanı olan İspanyol gitarı 8 yaşına girdiğinde annesinden doğum günü hediyesi olarak aldı. İlk albümünü 2 yıl sonra oluşturdu ve daha sonra okulundaki TNT adlı punk grubuna katıldı. İlk şarkı söylediği zamanlarda daha sempatik grup elemanlarına gereksinim duyacağını farketti ve okul arkadaşları Ed O'Brien ve Colin Greenwood ile geleceğin Radiohead'ini oluşturdu. Smithlere ve Joy Division'a ilgi duydular ve Greenwood, TNT'ye Yorke'dan sonra katılarak onun sempatisini kazandı. Daha sonra baterist Phil Selway'in de katılımıyla "On A Friday" adlı albüm meydana geldi. Colin'in erkek kardeşi ve bir caz fanatiği olan Jonny Greenwood'un da armonika desteğiyle kadro tamamlandı. Sahneye ilk kez "On A Friday" ile 1987'de şimdiki Oxford'daki merhum (!) Jericho Tavernası'nda çıktılar. Müzikal düzeni tamamlamak adına "Talking Heads"deki gibi saksafon çalan iki kız kardeşi de gruba dahil ettiler. Grup üyelerinin, ailelerini teskin etmek üzere devam ettirmeye karar verdikleri akademik kariyerlerinden dolayı grubun çalışmaları geçici bir süre için ertelendi.Bu arada Jonny okulunu bitirdi, Colin, Cambridge Üniversitesi ile Peterhouse Koleji'nin eğlence işleriyle ilgilenmeye başladı ve arkadaşlarına zaman zaman iş ayarlamaya çalıştı. Yorke, Exeter Üniversitesi'nde "Flickernoise" adlı bir tekno grubunda gitar çalarken, Selway de Liverpool Polyteknik'te okuduğu sıralarda birçok tiyatro yapımında bateri çaldı.Grup üyeleri, 1991 yılında Oxford'da tekrar bir araya gelerek iki "demo" oluşturdular ve isimlerini Radiohead olarak değiştirmeden önce "Emi Records" ile çalıştılar. İlk ticari yayınları, "Drill Ep"'den "Prove Yourself"'in, BBC Radyo 1'de "Gary Davies'in Haftanın Olay Şarkısı" ünvanına layık görülmesiyle başladı. 1993'ün alternatif rock şarkısı ise "Creep" idi. Kendinden nefret etme duygusu içeren şarkının sözlerinin bir kısmı şöyleydi: "Ben bir sürüngenim, ben acayipim, ben buraya ait değilim!.." Şarkının tamamında, özellikle de bir bölümünde en yüksek seviyeye ulaşan gitar soloları bulunmaktaydı. Eylül 1992'de ilk kez piyasaya çıktığında hiç ilgi çekmeyen bu şarkı, Kingmake ve James ile yapılan albüm turnesinde çok ses getirdi. İngiltere listelerinde ilk 10'a, Amerika listelerinde ilk 40'a girmeyi başaran bu topluluk, daha sonra ilk 30'a giren Pablo Honey adlı bir albüm daha çıkardı.Radiohead'in şarkıları, Amerika'dan Mısır'a kadar çok çeşitli uluslararası zevklere hitap edebilmesi için birçok dile başarıyla çevrildi. "The Bends" 1995'te piyasaya çıkmadan önce iki yıllık bir promosyon sürecinden geçildi. Her geçen gün daha iyi şeyler yapma sorumluluğunun verdiği baskıyla albümün kayıt aşaması hiç de kolay olmadı.İki ayda bir şarkı bile kayıt edemeyen grubun yapımcısı John Leckie, Yorke'u daha ciddi çalışması için uyardı. Daha sonra şarkılar oluşmaya başladı ve albümün geri kalan kısmı Abbey Road Stüdyoları'nda üç hafta gibi bir sürede tamamlandı."The Bends", Yorke'un özenilmemiş fakat etkileyici sözleri sayesinde dinleyicileri hayal kırıklığına uğratmadı. Dikkate değer şarkılar arasında uyutucu "High and Dry", "Fake Plastic Trees" ve İngiltere Top 5 listelerine giren single (tek parça ve düzenlemelerini içeren albüm) "Street Spirit (Fade Out)" 'i sayabiliriz."The Bends", Radiohead'e Brit Ödülleri'nde yılın albümü ödülünü kazandıracak ölçüde beğeni topladı. İki yıl sonra, gelmiş geçmiş en harikulade rock albümlerinden biri olan "Ok Computer"'i piyasaya sürdüler ve bu albümle "1998'in En İyi Alternatif Rock Performansı" dalında bir "Grammy Ödülü" kazandılar."Tüm Zamanların En İyi 1000 Albümü" adlı kitaptaki kayıtlar, bu albümün, Beatles'ın hakimiyetini tehdit eden ilk ve tek albüm olduğunu açıklamaktadır.Bir sonraki albümün kayıt aşaması da oldukça uzun sürdü ve albümün başarılı olacağı yönündeki tahminler, "Kid A" 'in piyasaya sürümünden kısa süre sonra yarattığı şokla doğrulandı. Radiohead, tehlikesiz bir rotada ilerlemek ve son iki albümlerinin stili doğrultusunda birşeyler yapmak yerine, bu albümde adeta diğerlerine meydan okuyan bir elektronik altyapıyla, gitarlardan kurtulup, Pink Floyd, Kraftwerk ve Tangerine Dream'in uzay çağı rock anlayışına çok yakın bir tarz belirlediler.Bu albüm hem İngiltere listelerine girdi, hem de Billboard'da ilk sıraya oturdu. Aynı şekilde marjinal olan bir diğer albümleri "Amnesiac"'ın başarısı da bu albümleri takip etmeyi başardı. Amnesiac'la aynı sene Radiohead canlı kayıtlardan oluşan "I Might Be Wrong: Live Recordings"i 2003 Senesinde ise "Hail to the Thief"i yayınladı. "Kid A" ve bir nevi kız kardeşi sayılabilecek "Amnesiac"ın karanlık rock diyarlarından misafir gelen Radiohead, iki sene aradan sonra beraberinde "Hail to the Thief"i de getirdi. Elektronik ve akustiğin bu şık izdivacı için, biraz Amnesiac, biraz "The Bends", biraz "O.K Computer" ve biraz da "Kid A" demek yanlış olmaz. Albüm; erken dönem Radiohead zamanlarına göz kırpsa da, "yeni" olmayı ihmal etmemiş. "Hail to The Thief", elektronikten daralmışlar ve akustikten sıkılmışlar için şahane bir albüm. Ağır rock parçalardan Massive Attack’a, Joy Division’dan The Doors’a her türlü müzikal hissiyatı tattırıyor insana. ALBÜMLERİ; -PABLO HONEY (1993) 1.You 2.Creep 3.How Do You? 4.Stop Whispering 5.Thinking About You 6.Anyone Can Play Guitar 7.Ripcord 8.Vegetable 9.Prove Yourself 10.I Can't 11.Lurgee 12.Blow Out -MY IRON LUNG (1994) 1.My Iron Lung 2.The Trickster 3.Lewis (Mistreated) 4.Punchdrunk Lovesick Singalong 5.Permanent Daylight 6.Lozenge Of Love 7.You Never Wash Up After Yourself 8.Creep (Acoustic) -THE BENDS (1995) 1.Planet Telex 2.The Bends 3.High And Dry 4.Fake Plastic Trees 5.Bones 6.Nice Dream 7.Just 8.My Iron Lung 9.Bullet Proof.. I Wish I Was 10.Black Star 11.Sulk 12.Street Spirit (Fade Out) -O.K COMPUTER (1997) 1.Airbag 2.Paranoid Android 3.Subterranean Homesick Alien 4.Exit Music For A Film 5.Let Down 6.Karma Police 7.Electioneering 8.Climbing Up The Walls 9.No Surprises 10.Lucky 11.The Tourist -KID A (2000) 1.Everything In Its Right Place 2.Kid A 3.The National Anthem 4.How To Disappear Completely 5.Treefingers 6.Optimistic 7.In Limbo 8.Idioteque 9.Morning Bell 10.Motion Picture Soundtrack -I Might Be Wrong (2001)| LIVE | 1.The National Anthem 2.I Might Be Wrong 3.Morning Bell 4.Like Spinning Plates 5.Idioteque 6.Everything In Its Right Place 7.Dollars And Cents 8.True Love Waits -AMNESIAC (2001) 1.Packt Like Sardines In A Crushd Tin Box 2.Pyramid Song 3.Pulk/Pull Revolving Doors 4.You And Whose Army? 5.I Might Be Wrong 6.Knives Out 7.Morning Bell / Amnesiac 8.Dollars & Cents 9.Hunting Bears 10.Like Spinning Plates 11.Life In A Glasshouse -HAIL TO THE THIEF (2003) 1.2+2=5 (The Lukewarm) 2.Sit Down. Stand Up Snakes & Ladders 3.Sail To The Moon Brush The Comwebs Out Of The Sky 4.Backdrifts Honeymoon Is Over 5.Go To Sleep Little Man Being Erased 6.Where I End And You Begin The Sky Is Falling In 7.We Suck Young Blood Your Time Is Up 8.The Gloaming Softly Open Our Mouths In The Cold 9.There There The Boney King Of Nowhere 10.I Will No Man's Land 11.A Punch Up At A Wedding No No No No No No No No 12.Myxamatosis Judge, Jury & Executioner 13.Scatterbrain As Dead As Lovers 14.A Wolf At The Door It Girl. Rag Doll GRUP ÜYELERİ; -Thom Yorke (Vokal) -Jonny Greenwood (Gitar) -Colin Greenwood (Bas) -Ed'o Brien (Gitar) -Phil Selway (Davul) Grubun Resmi Sitesi; Register or Login Grubun Türkiye Fan Sitesi; Register or Login |
||
|
||
| street spirit favorılerımden sevıyorum bende radıohead tam alternatıf muzık yapıolar ayrıca klıplerı de gercekten cok guzel | ||
|
||
| en sağlam gruplardan ülkemizde görmek isteriz | ||
|
||
| idioteque derim başka da bişi demem. | ||
|
||
| Thom'un sesi grubu ayakta tutuyor şarkılarda güzel-hoş ancak Thom bambaşka.. | ||
|
||
çok yavaş şarkıları ,kafa dinlemek isteyenler için ideal
|
||
|
||
| idioteque bencede | ||
|
||
| opeth in slowlarını dinlerim bunlar yerine | ||
|
||
| herkesın zevkı farklı zaten normal olarak tercıhlerı de farklı | ||
|
||
| thom gibi bir solistleri var daha ne olsun, rahatlamak icin dinlemeye ihtiyac duydugum gruplardan biri | ||
|
||
| thom abi gerçekten etkiliyor...benzeyen bir sesi aranızda daha önce duyan var mı merak ettim? | ||
|
||
ok computer albümü inanılmaz bişidir yaa airbag,paranoid android,karma police,lucky bunlar aşmış şarkılardır üstüne söz söylenmez ..
|
||
|
||
idioteque derim başka da bişi demem. evet.. |
||
|
||
| ÜLKEMİZE DE HİÇBİSAMAN GÖREMİCEZ BUNLARI FARKLILAR AMA FARKLI OLMAK İÇİN DEİL ÖZLERİNDE WAR HER TARZDA MÜZİĞİ DENİOLAR YARATICILAR (en iyi albümleri ok computer) THOM YORKE GİBİ Bİ VOKAL VAR GERİSİ YALAN (dinlemeyen varsa hiç durmasın şu şarkılarla başlasınlar sonra bütün şarkılarını aricaklar eroin gibi ) karma polis lucky Street Spirit vanilla sky creep no surprises High and Dry Fake Plastic Trees |
||
|
||
Thom Yorke'un sesi ve müziklerinin melankolisi yeter bana ya Beğenerek dinliyorum yani 24 saatte bir parçasını sürekli cd den döndürdüğüm nadir gruplardan
|
||
|
||
| Kaaaarmaaa Poooolis yeter zaten ok compueter albümü ile birlikte. Creep, pyramid song, paranoid vs. vs. süper şarkılara sahip Coldplay'in abileri =p Ayrıca son albümü videotape dışında pek de beğenmedim. |
||
|
||
son albümleri gayet başarılı yine kaliteli bir iş çıkarmışlar ortaya ama biliyoruz ki malasef hiç bir zaman bir ok computer gibi bir albüm gelmicek
|
||
|
||
| idiotique, kinetic, I might be wrong ve paranoid android derim ve hakkaten kaliteli müzik yapıo adamlar | ||
|
||
|
||
|
||
ÜLKEMİZE DE HİÇBİSAMAN GÖREMİCEZ BUNLARI buraya paranoid android i eklemelisin mutlaka o bir şaheser ama burdaki 3 şarkı bence öne çıkıyor karma police streer spirit creep FARKLILAR AMA FARKLI OLMAK İÇİN DEİL ÖZLERİNDE WAR HER TARZDA MÜZİĞİ DENİOLAR YARATICILAR (en iyi albümleri ok computer) THOM YORKE GİBİ Bİ VOKAL VAR GERİSİ YALAN (dinlemeyen varsa hiç durmasın şu şarkılarla başlasınlar sonra bütün şarkılarını aricaklar eroin gibi ) karma polis lucky Street Spirit vanilla sky creep no surprises High and Dry Fake Plastic Trees
|
||
|
||
| gizli konser vermişler bedava falan hastayım bu hareketlerine ya tebrik ediyor yanaklarından öoüyorum çok dinlemesemde:D | ||
|
||
| adamlar para deel müzik için yapıyolar demekki gerçek sanatcıı harbi kral gurup... | ||
|
||
albümlerini bile netten satışa çıkardılar ve albümün fiyatınıda fanlarına bıraktılar daha nolsun ya
|
||
|
||
| But I'm a creep, I'm a weirdo. What the hell am I doing here? |
||
|
||
| street spirit şarkısının klibi babadır. 3-4 şarkısını severim. | ||
|
||
| street spirit gerçekten muhteşem bi şarkı akustik olark dinledinizmi bilmiyorum ama gerçekten çok güzel... | ||
|
||
thom'un sesine bayılıyorum, çok rahatlatıyor insanı (: son albümleri in rainbows bence harika olmuş hala dinlemeyenler varsa dinlesinler
|
||
|
||
ahh radyokafalar en sevdiğim yabancı grup, en çok dinlediğim yabancı grup. vazgeçilmezlerim
|
||
|
||
| Efsane olma yolunda ilerliyolar.. | ||
|
||
| evet bencede efgsane olabilirler hatta oldularmı ne.... | ||
|
||
yaptıkları albümlerle takındıkları tavırlarla çoktan efsane oldular bile adını müzik tarihine altın harflerle yazdıran bir grup
|
||
|
||
| İlk olarak grup üyelerinden Thom Yorke ve Colin Greenwood; Joy Division’a, Magazine ve farklı giyim tarzlarına olan ilgileri yüzünden Abingdon’da tanıştılar. Bir diğer solist ve gitarist olan Ed O’Brien ise guruba daha sonra katıldı. Guruba katılması sebebi ise Thom’un onu Morrisey gibi cool bulmasıydı. Daha sonra Colin’in küçük erkek kardeşi Johnny de topluluğa armonikasıyla katıldı. Fakat beşli ilerlemekte olan kariyelerine, gruptaki bir çok üyenin üniversite yollarına düşmesiyle ara vermek zorunda kaldı. Sırasıyla; Thom, Exeter Üniveristesi’ne Güzel Sanatlar ve Edebiyat okumaya, Ed, Manchester’a politika okumaya ve Colin’le Phil’de, Cambridge ve Liverpool’a İngiliz Dili okumaya gitti. 1991 yazında okulları biten grubun tüm üyeleri, Oxford’da tekrar toplandılar. Ve sonunda grup ismini Talking Heads’in; “True Stories” albümünde yer alan bir parçanın olan “RADIO HEAD” olarak değiştirdi. Radiohead üyeleri, kendilerine verilen diğer sorumlulukları bir kenara bırakıp, grubu ciddi bir şekilde ele almalarıyla birlikte, haklı başarılarını kısa sürede yakaladılar. Yaptıkları ilk çalışmalarla birlikte yirminin üzerinde plak şirketi grupla anlaşma yapmak için sıraya girdi. Radiohead ilk çıkışını 1992 yılında 'Drill' adlı i EP ile İngiltere'de gerçekleştirdi. Parça, onların bir çok radyo programına çıkmalarına ve sadece bir kaç isim saymak gerekirse PJ Harvey, Tears For Fears ve James gibi gruplarla turnelere çıkabilmeleri için yeterli oldu. Fakat tabii ki bu sadece bir başlangıçtı. Daha sonra yapacakları ‘Creep’ adlı parça kariyerlerini bir anda tamamen değiştirecekti. ‘Creep’, iki sene boyunca İngiltere’de bir numarada kalmayı başardı. Yabancılaşmaya sunulan bir şükran duası olarak algılanan parça, 1993 yılında çıkardıkları albümleri “Pablo Honey”deki diğer şarkılarla da benzerlik gösteriyordu. Bazı ‘Creep’ hayranları göreceli bir hoşgörüsüzlük sergileyip albümden çıkan diğer parçalar karşısında hayalkırıklığına uğradıklarını belirttiler. Bununla birlikte bir çok kişi ise, grubun farklı ve çeşitli soundlarına duydukları hayranlıklarını gizlemedi. 1994 yılında grubun “My Iron Lung” adlı EP’si çıktı. Amerika’daki tüm radyolar; albümden çıkan ‘Fake Plastic Trees’ adlı single’ın üzerine atladı. Bu single aynı zamanda, 1995 yılında piyasaya çıkan “Clueless” adlı filminde soundtrackinde bulunuyordu. Böylece grup sonunda ‘Creep’ şöhretli müzik hayatlarından kurtuluyordu. ‘Fake Plastic Trees’in yavaş ve neredeyse kederli bir havası vardı, sanki daha önce çıkardıkları hit parçalarının kederli bir öğüdüydü. Bu sırada grup, neredeyse dünya nüfusuna yakın bir hayran kitlesi elde etti. Bu hayranlar arasında R.E.M.’in üyeleri de vardı ve Radiohead’e 1995 yılında yaptıkları Avrupa ve Amerika Turneleri sırasında ön gurupları olmalarını teklif ettiler. Bütün bunların yanısıra diğer gruplarda Radiohead’e olan saygılarını grubun parçalarının coverlayarak gösterdiler. Tears For Fears, grubun ‘Creed’ parçasının canlı performans kaydını yaptı ve bunu B-Side adı altında piyasaya sürdü. Ayrıca The Pretenders grubu da ‘Creep’i yorumladı. Bu parça grubun Isle of Video kliplerinde sunuldu fakat kayıt, cd’de yer almadı. Grubun bir başka hayranı ise Alanis Morissette. Morissette, 1995-1996 yılında verdiği her konserinde ‘Fake Plastic Trees’i söyledi. Aynı zamanda gruba, 1996 Ağustosun’da yaptığı turnede birlikte sahne alma teklifinde bulundu. Grubun ikinci albümü "The Bends" ise 1995 yılında piyasaya çıktı. Radiohead üçüncü albümlerinin çalışmalarına 1996 yılının ilk yarısında başladı. Fakat işi ancak Alanis Morissette’le çıktıkları turneden sonra ciddiye alabildi. Grup, albüm kayıtlarını aktrist Jane Seymor’a ait 14. yüzyıldan kalma bir malikanede gerçekleştirdi. Bu bina aynı zamanda Cure’un, “Wild Mood Swings” albümlerini kayıt ederken de kullandıkları yer olarak gayet şöhretliydi. Kayıtlara başlandığında albümün adının “Ones and Zeros” olması kararlaştırılmıştı. Fakat 1997’de kayıtlar birer birer tamamlanmaya başladıkça albümün adı da “OK. Computer” olarak değişti. Prodüktörlüğünü Nigel Godrich'in yaptığı albümdeki parçalar, görkemli balo salonundan geçitlerine kadar Seymour Malikanesinin farklı köşelerinde kaydedildi. Basçı Colin Greenwood, New Musical Express’le yaptığı bir röportajda elde ettikleri müzikal kaliteyi “uçmuş bir Radiohead” versiyonu olarak değerlendirdi. Albümden çıkardıkları ilk single ‘Paranoid Android’, İngiltere müzik listelerine, 3 numaradan girdi. Bir sonraki ay ise parça bir numaraya yükseldi. Radiohead, piyasaya sürdükleri albüm “OK Computer” için turnelere çıkıp Amerika’da, Kasım ve Aralık ayında daha fazla şova çıkmayı kabul ettikleri halde yeni ve farklı bir müzik tarzı planlıyordu. Grup, DJ. Shadow’a üzerinde çalışması için ‘Subtrerranean Homesick Alien’ parçalarını verdi. Aynı zamanda “Ok. Computer” albümünün tümünü, remix versiyonunu hazırlaması için Massive Attack’e önerdi. Temelinde bir indie grup olarak türeyen Radiohead, ‘Creep’ ile birlikte global bir mikroskobun altına itilmiş ve “OK. Computer”ın sismik mastır çalışmalarıyla birlikte kendilerini, büyük bir itinayla düzenlenmiş ileriyi gören tanrılar olarak buldu. Thom Yorke’un çaba göstermediği ıstrabı elbetteki yeni bir şey değil. Fakat müzikal olarak grup, “Kid A” için nerdeyse bütün diğer yol gösteren levhaları daha öncede dikmişti. Başından sonuna kadar gitarlar, 21. yy ses teknisyenlerinin klostrofobik tuzağına düştü, elektronik olarak uyguladıkları kes yapıştır tekniği Radiohead’in iskelet yapısını lekeledi. Prodüktörlüğünü Nigel Godrich'in yaptığı “Kid A” albümü, elektro fx ve atmosferiklerin bir bütününden oluşuyor. Seken vuruşlar ve music-box tekniği, Yorke’un pervane sesi gibi robotlaşmış haykırışları albümü acımasızca karmakarışık bir hale sokuyor. Çatırdayan ve ufalanan ritmler yere düşen demir paraların sekmesine karşı Yorke sesiyle melodiyi taşıyor. Açıkçası grubun diğer yarısının “Kıd A”yle nasıl başa çıkacağı bilinmiyor. Söylentilere göre parçalardan birinin yapımı nerdeyse bir yıl sürmüş ve bu albüme dahi konulmamış. Bir başka söylenti ise bu parçanın Yorke’un solo albüm çalışmasında olacağı yönünde. “Kıd A”, doğal olarak inatçı denemelerle ve hoşgörülü bir şekilde, Radiohead’in mükemmeliyetine feragat ediyor. Aynı zamanda bu albüm, şaşırtıcı akıl edilmez siperlerlerine rağmen elde ettikleri cesaretli zaferleridir. “Kid A” albümünü dinlemekle bir daha asla vazgeçemiyeceğiniz bir virüsün sisteminizden içeri sızmasına imkan veriyorsunuz demektir. Radiohead’in prodüktörlüğünü Nigel Godrich'in yaptığı "Amnesiac" albümü 4 Haziran 2001'de piyasaya çıktı. Grup bu albümle birlikte albüm sayısını da beşe çıkarttı. Alt yapısı elektronik müziğe dayalı albümden çıkan ilk single ise "Pyramid Song". Amnesiac'la aynı sene Radiohead canlı kayıtlardan oluşan "I Might Be Wrong: Live Recordings"i bu sene ise "Hail to the Thief"i yayınladı. 2006 yılında Thom Yorke ilk solo albümü ‘The Eraser’ı yayınladı. Temmuz ayında yayınlanan albümün prodüktörü ise yine diğer Radiohead albümlerinden tanıdığımız Nigel Godrich. Radyo eksen. |
||
|
||
| Radiohead solisti Thom Yorke (Thomas Edward Yorke) 7 Ekim 1968 yılında Wellingborough, Northamptonshire, İngiltere'de doğdu. Yorke genelde elektronik gitar, akustik gitar ve piyano çalıyor. Fakat aynı zamanda davul ve bas gitar da çalabiliyor. (Özellikle Kid A ve Amnesiac kayıtları sırasında görülebilir.) Yorke'un bütün bunların yanı sıra elektronik müziğe de ilgisi vardır. 2005 yılında Yorke, Friends of the Earth'ün basın sözcüsü oldu ve karbon emisyonunun kaldırılması için kampanya başlattı. Yorke'un, eski Unbelievable Truth solisti olan Andy adında bir kardeşi var. Yorke şu anda kız arkadaşı Rachel Owen'la birlikte Oxford'da yaşıyor. Çiftin 2001 yılında doğan Noah (Amnesiac albümü ona ithaf edilmiştir) ve 2004 yılında doğan Agnes Mair (Yorke The Eraser albümünü ona ithaf etmişti) olmak üzere iki çocuğu var. Küçük bir çocukken Yorke, sol gözündeki doğuştan gelen problemin düzeltilmesi için çeşitli tıbbi operasyonlar geçirmişti. Beş yaşına kadar kendi deyimiyle "yaparken bozdukları" neredeyse kör olma tehlikesi geçirdiği, artık alameti farikası olan gözün üst kapağının sinir felcinden dolayı sarkmasına sebep olan bir çok operasyon geçirmişti. Bu olay artı, Yorke'un ailesinin belli bir yerde hiç uzun süre kalmaması, sürekli ev değiştirmeleri sebebiyle arkadaş edinmesi de iki kat daha güç olmuştu. Yorke'un babası kimya mühendisi aletleri satıyordu, bu da ailenin sürekli taşınmasına sebebiyet veriyordu. Yorke ailesi sonunda Oxfordshire'da sürekli yaşamaya karar verdi. Bu sırada televizyonda gördüğü Queen gitaristi Brian May'den çok etkilenen 7 yaşındaki Thom Yorke'un da ilk gitarı alındı. İlk şarkısı nükleer patlamayı anlatan "Mushroom Cloud"du ve 10 yaşında sadece erkek öğrencisi olan devlet okulu Abingdon School'da ilk grubuna katıldı. İşte bu okulda ileride Radiohead'de grup arkadaşı olacağı Ed O'Brien, Phil Selway, Colin Greenwood ve Colin'in küçük erkek kardeşi Jonny'le tanıştı. Sadece Cuma günleri prova yapabildikleri için gruplarının ismini "On A Friday" koydular. Grubun hatrı sayılır bir ömrü olduğu kesin, farklı üniversitelere giden grup üyelerinin son durağı Radiohead oldu. Grubun bu ilk döneminde Yorke, hem gitar çalıyordu hem de solistti. Bu sırada şarkı sözü yazma yeteneğini de geliştiriyordu. 1987 yılında Yorke ve o zamanlarki kız arkadaşı bir trafik kazası geçirdi. Kazayı yara almadan atlatan Yorke'un kız arkadaşı ise beyin sarsıntısı geçirdi. Bu olay Yorke'un arabalara karşı olan fobisinin açıklamasıydı. (Bunu Radiohead döneminde Yorke'un yazdığı şarkılarda görebilirsiniz. "Airbag", "Killer Cars", ve "Stupid Car".)Yorke, bir yandan güzel sanatlar ve İngilizce okuduğu University of Exeter'a gidiyor bir yandan DJ'lik yapıyor ve hatta diğer yandan da Headless Chickens ve Flickernoise gibi gruplarla çalıyordu. İkinci bahsettiğimiz grup daha sonra bir tekno grubu oldu. Arada da bir psikiyatri hastanesinde gönüllü olarak çalışıyordu. İkinci senesinde okulun yeni tedarik ettiği Mac bilgisayarla tanıştı ve bunlardan çok etkilendi. Bu dönem aynı zamanda sanatçının daha sonra uzun yıllar Radiohead’in single ve albüm kapaklarını dizayn eden Stanley Donwood'la tanışmasına da tekabül ediyor. Yorke; Donwood'la çalışırken 'The White Chocolate Farm', 'Tchock' gibi takma isimler kullanıyordu. İkili 2001 yılında en iyi kapak dizaynı dalında Grammy kazandı. "On A Friday" üyeleri bitirme ödevlerini tamamlarken 1991 yılında tekrar bir araya geldiler. Bu sırada Thom'un daimi bir işi vardı; erkek takım elbisesi satıyordu. Yeniden Oxford'a taşınan grup üyeleri isimlerini Talking Heads'in “True Stories” albümündeki bir şarkıdan esinlenerek Radiohead olarak değiştirip, Parlophone plak şirketiyle anlaştılar. Radiohead ilk olarak "Creep" 45'liğiyle dikkatleri üzerine çekmişti. Şarkı, Exeter University'deki öğrenci klübü olan The Lemon Grove'un erkekler tuvaletinde alelacele yazılmıştı. Şarkı grubun farklı tepkiler aldığı 1993 tarihli ilk albümü Pablo Honey'de yer alıyordu. "Creep" 1992 yılının Eylül ayında ilk olarak sınırlı sayıda basılıp dağıtıldığında, Radio 1 parçayı oldukça depresif bulmuş, bir iki defa yayınladıktan sonra da listelerinden çıkarmıştı. Thom Yorke'un anlattığına göre bu şarkı, sarhoş bir adamın aşık olduğu kadını takip edip, ilgisini çekmeye çalışmasını anlatıyordu. Sonunda da kendine güvenemediği için kadının peşini bırakıyordu. Genelde üçüncü kişi gibi bahsedilen bu karakterin bazen kendisi olduğunu itiraf etmişti Yorke. 1993 yılında kendisiyle yapılan bir röportajda Yorke "Creep" için, "90'larda gerçek bir erkek olmakla ilgili bazı problemlerim vardı. Bir hard-rock grubunda değilmiş gibi ama kendini maskulen bir tavır içinde ifade edebilmek gerçekten o dönemler oldukça güçtü. Bu olay döndü dolaştı yaptığımız müziğe geldi. Bunun efemine bir tavrı yoktu fakat brutal bir küstahlığı da yoktu. Yapmaya çalıştığım şeylerden biri şu: Seksi bir kişiliği ortaya çıkarırken depresif tavrımla da bunu ezmek. Creep'in getirdiği sorumluluk grubun omuzlarındaki bir yük halini aldı. Şarkıya karşı grubun histtikleri ikinci albümleri "The Bends"te hatta özellikle "My Iron Lung" şarkısında oldukça açık ifade ediliyordu. Bir çok kişinin ortak fikri grubun ikinci albümünün Radiohead'in bugünkü kalitesine ulaşmasındaki ilk adım olduğu yönünde. Radiohead'in dinamosu konumunda olan Thom Yorke'un grubun dış hatlarını çizerken nelerden etkilendiği grubun gelişiminden çok merak konusu oldu. 1997 tarihli Ok Computer her eleştirmenin yaptığı yoruma göre bir dönüm noktası albümü olduğunun habercisiyken bu olay Thom Yorke'un Radiohead'in arkasındaki başta kendisi olamak üzere farklı kişilerin yaptıkları müziğin önüne çıktığını düşünmesine yol açtı dolayısıyla sanatçıyı depresyona soktu. 2000's tarihli Kid A yine grup için bir yenilikti, Yorke bu defa büyük başarı kazanan Ok Computer albümünün üzerinden gelebilmek için uğraşıyordu. Yaptığı bir çok röportajda Thom Yorke üzerine yapıştırılan "mitolojik" kahraman ibaresinden ve madyanın ünlülere karşı olan obsesif davranışlarından hiç hoşlanmadığını belirtmiş, önemli olan şeyin kendisine müziğiyle ilgili soruların sorulması olduğunu belirtmişti. Kendini geri çekme çabalarına rağmen Yorke hala günümüzün en önemli müzisyenleri arasında gösterilmektedir.1994 yılında The Bends kayıtları sırasında grup bir Jeff Buckley konseri izlemeye gitti. Yorke'un daha sonra, Buckley'nin vokal tekniğinin özellikle "Fake Plastic Trees" şarkısını söylerken kendisini çok etkilediğini söyledi. Bir çok hayranı ise sanatçıyı albüm kayıtlarındaki performansını sahneye taşıyamadığı için eleştiriyor. 2003 yılında Radio 1'da katıldığı Jo Whiley'nin programında Yorke, sadece bir akustik gitarla albüm kaydedeceğine bilgisayarla kaydetmeyi tercih ettiğini söyledi. Pro Tools gibi bilgisayar programlarının geleneksel enstrümanlara nazaran sanatçıya daha çok ilham kaynağı olduğunu önünü açtığını söylemişti. Nitekim sanatçının ilk solo albümü The Eraser, bu bahsettikleriyle tamamen doğru orantılıydı. Aktivizm: Yorke'un gizemli kişiliği onu kült bir figür haline soktu. Aynı zamanda modern politik ve sosyal mevzularla ilgilenip bunların basın sözcülüğünü üstlendi. Radiohead üyeleri Kid A kayıtları sırasında Naomi Klein'ın No Logo'sunu okudu ve hepsi bundan çok etkilendi. Yorke aynı zamanda Noam Chomsky'nin büyük bir hayranıdır. Thom Yorke, akademisyen gazeteci George Monbiot'un da yakın arkadaşıdır. Aynı zamanda politik bir aktivist olarak, "Fair Trade", CND, Amnesty International gibi savaş karşıtı hareketlere ve son olarak da Friends of the Earth kampanyası "The Big Ask"in büyük destekçisi oldu. 1998 ve 99 senelerinde Tibet'e özgürlük konserlerinde sahne aldı. Hayvan haklarını koruyan Animal Aid'in hazırladığı "Eat This!" filminde rol aldı. Kendisi de uzun süredir vejateryandır. Bu yaptıkları hakkında Thom Yorke "Bono'yla benim aramdaki fark; o elde etmek istediği şeyin peşinden giderken çok mutlu, yüzündeki gülümsemeyle insanlaın peşinden gidiyor ve bunu beceriyor, fakat ben böyle yapamam. Ben muhtemelen karşımdaki insanın elini sıkacağıma sinirlenip yüzünü yumruklamaya başlarım, en iyisimi ben onların yoluna hiç çıkmayayım. Ben o b**tan heriflerin seviyesine inemem. Bu utanç verici bir durum, gerçekten, yapabilsem belki işe yarayacaktır, ama beceremiyorum. Bono'nun bunu becerebiliyor ve hiç bir şey olmamış gibi arkasını dönüp çıkıp gidebiliyor olmasına tapıyorum." |
||
|
||
| bu gruba yorum yok abi !!! | ||
|
||
| Son albüm daha bir güzel olmuş bence. Klibi çekilen All I Need çok anlamlı. Klibini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. | ||
|
||
Ben de Let Down önermeden geçemeyeceğim
|
||
|
||
Türkiye'ye her yıl beklediğimiz gelirse Metallica kadar seyirci ve şarkısını bilen insanları karşısında bulacağından şüphe etmediğim frontman konusunda işte böyle birşeydir dedirten orginal kendine has havası olan sağlam grup ... Bazı şarkıları müzik teknolojisi için bulunmaz hint kumaşıdır
|
||
|
||
ilk önce bu kadar iğrenç bir grup olamaz dedim ama şimdi böyle dediğim için utanıyorum doğrusu
|
||